Uluslararası arenada "Turkey" yerine kendi öz adı olan "Türkiye" isminin tescillenmesi, küresel çapta emsal oluşturmayı sürdürüyor. Dünyanın en küçük cumhuriyeti olan Pasifik Okyanusu devleti Nauru, Türkiye'nin bu diplomatik hamlesini referans alarak, sömürge döneminin dayatması olan ismini "Naoero Cumhuriyeti" olarak güncelledi.

Türkiye ilham oldu, bir ülke ismini resmen değiştirdi - Resim : 1

TÜRKİYE'NİN EGEMENLİK HAMLESİ İLHAM KAYNAĞI OLDU

Ada ülkesinin aldığı bu tarihi dekolonizasyon kararının hukuki zemininde ve en büyük ilham kaynağında Türkiye'nin attığı adımlar yer alıyor. Hükümet tarafından hazırlanan devlet raporlarında; Türkiye'nin yabancı dillerdeki karşılıklar yerine BM nezdinde kendi öz ismini tescil ettirmesi, "ulusal egemenliğin korunmasında küresel bir başarı örneği" olarak vurgulandı.

Cumhurbaşkanı David Adeang, eski ismin tamamen yabancıların yerel dili doğru telaffuz edememesinden kaynaklı "lojistik bir kolaylık" dayatması olduğunu belirtti. Alınan bu yeni kararla birlikte ülkenin kendi kültürel mirasına ve asıl köklerine döndüğü ifade edildi.

Türkiye ilham oldu, bir ülke ismini resmen değiştirdi - Resim : 2

REFERANDUMDAN VAZGEÇİLDİ, SÜREÇ HIZLANDIRILDI

Sömürge geçmişinin izlerini silmek için mayıs ayında meclisten geçirilen anayasa değişikliğinin ardından, başlangıçta planlanan halk oylaması iptal edilerek geçiş süreci hızlandırıldı.

Birleşmiş Milletler'e sunulan resmi bildirimin onaylanmasıyla birlikte ülkenin uluslararası künyesinde değişiklik yapıldı. Uluslararası adı Naoero olan ve ülke kodu ise ‘NRO’ oldu. Ülkede vatandaşın tanımı ise dei-Naoero olarak güncellendi.

YOK OLMA TEHLİKESİNDEKİ YEREL DİL KORUMA ALTINDA

İsim değişikliğinin arka planında yatan bir diğer kritik neden ise UNESCO tarafından "ciddi derecede tehlike altında" olduğu açıklanan yerel Naoero (dorerin Naoero) dilini yaşatabilmek.

Uzun yıllar boyunca eğitim müfredatının dışında bırakılan bu dilin gelecek nesillere aktarılabilmesi adına yeni bir yasa yürürlüğe girdi. Hükümet, isim değişikliğiyle beraber dili canlandırmayı resmi bir devlet politikası haline getirdi. Yeni isim ve logolar, ülkedeki kamu kurumlarından pasaport dairelerine ve diplomatik misyonlara kadar tüm resmi yazışmalarda aktif olarak kullanılmaya başlandı.