Taşa Can Veren Eller Cahit Koççoban - Resim : 1

1946’da Zile'de doğan Cahit Koççoban ilk ve orta öğrenimini Zile’de tamamladıktan sonra 1968’de İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu'nu o yıl alınan 12 kişiden biri olarak kazanmıştır. Zile Gençlik Spor’da başlayıp Turhal Şeker Spor, Ankara Demirspor ve Karagümrük’e kadar uzanan parlak bir spor ortamında iken spor ve sanat eğitimi arasında bocalayan Koççoban, eğitimi seçmiş ve Akademiye gitmiştir. Türk hocalarının yanı sıra okulda bulunan Japon ve Alman hocalardan yararlanıp çok iyi sanat eğitimi almış. Suluboya resimler yapmış, Eyüp Mezarlıklarında resimler çizmiş, Şilaminger’den çok yararlandığını hep dile getirmiş vefalı bir sanatçıdır.

Cahit Koççoban’ın özgür düşüncelerini, eskizlerini beğenen Alman hocalardan Şilaminger;

Herkes bir özdeyiş seçip bu özdeyişi projeye dönüştürüp eskizler yapacak diye bir çalışma konusu önerince Koççoban halk arasında ilginç bir deyim aramış ve Eyüp’te duyduğu “Kalabalıkta eşeğin kuyruğunu kesme, kimi uzun der kimi kısa” özdeyişi üzerine eskiz çalışmaları yapmıştır.

Son sınıfta Bu tip aykırılıklarla özgürce çalışmalarıyla ufku açılan, ve Sarıyer’de eski bir konağın Osmanlı döneminden kalma bozulan duvar resimlerini tamir ederken dikkat çektiği için Kültür Bakanlığı Müzeler Genel Müdürlüğüne alınmış ve İzmir Resim Heykel Müzesi Müdürlüğü'nden emekli olana kadar Kültür Bakanlığı mensubu olarak çalışmıştır.

29 yaşında iken Turhal’da gördüğü öğretmen Suzan hanımla evlenip, Ankara’da ve daha sonra atandığı İzmir’de bir süre kaldıktan sonra Seferihisar’a yerleşmiştir.

Taşa Can Veren Eller Cahit Koççoban - Resim : 2

Heykeltıraş ve Ressam Cahit Koççoban, İzmir Resim Heykel Müzesi Müdürü görevinden emekli olduktan sonra yerleştiği Seferihisar'da 2009 yılında kurmuş olduğu atölyesiyle Seferihisarlıların bilgesi, Cahit hocası olmuştur.

Taşa Can Veren Eller Cahit Koççoban - Resim : 3

Arşivimdeki Anadolu Kadını Tablosu İzmir Seferihisar’da Atölyesinde

Her ne kadar heykelleriyle dünya çapında isim yapsa da çocukluk arkadaşım, “Pekos Bil Cahit’in” tablolarını en az heykelleri kadar seviyor ve beğeniyorum. Evimin baş köşesini de Koççoban’ın Anadolu’da kadın tablosu süslemektedir.

Keşke tabloları ve bu tablolara işlediği gizemleri anlatan bir konferans verse de tablolara işlediği gizemi biz de hissetsek.

Bana, Anadolu Kadını Tablosunu hediye ettiği gün tabloyu yarım saat anlattığında öndeki balık figürünü, ortadaki yaşlı elinde su kabı ile yaşlı büyük anayı, bereketi, gelinin mutluluğunu, aile huzurunu o denli içten anlatmıştı ki sanki fırça elinde tabloyu yeniden yapıyor gibiydi.

Anadolu topraklarının tamamından harmanlanmış bir sanatçı olan ve “Seferihisar’dan aldığımı ona geri veriyorum” diyen, memleketin yüreğini tablolarında tuvale, heykellerinde taşlara döken Koççoban, İzmir ve ilçeleri başta olmak üzere Zile yanında Yurdun her köşesine önemli eserleriyle damgasını vurmuştur.

Zile’de Kınalı Ali Anıtı, Zileli Âşıklar Anıtı, Bindallı Anıtı, Anıtsal Çeşmeler; İzmir’de Ege Ordu Komutanlığı Atatürk-İsmet Paşa Anıtları, Suat Taşer mezar tasarımı; Çeşme’de Simgesel Kanyon Heykeli; Yelki’de Atatürk Anıtı, Kadın Heykelleri - I ve II; Seferihisar’da Kundakçı Anıt Heykeli; Narlıdere’de Pir Sultan Heykeli; Çiğli’de Fakir Baykurt ve Köy Enstitüleri Heykeli, Pir Sultan Abdal Büstü; Aydın’da 100. Yıl Atatürk Anıtı; Didim’de Uğur Mumcu Anıtı, Efe Heykeli; Muğla’da Nazım Hikmet Anıtı; Konya’da Mevlâna Araştırmaları Enstitüsü duvar değerlendirmesi; Sivas’ta Cumhuriyet Üniversitesi'nde Heykel Grubu (İletişim Anıtı), Atatürk Anıtı, Kültür Merkezi Duvar Rölyefleri; Ankara’da Kültür Bakanlığı Sosyal Hizmetler Binası Sanatsal Duvar Değerlendirmesi; Manisa-Kula’da Yunus Emre, Tabduk Emre dışında Cahit Koççoban’ın en tanınmış eseri ise Sivas Yıldızeli, Banaz köyünde 1978 yılında yaptığı Pir Sultan Abdal anıtıdır.

“Ege Denizi Balıklara Aittir” sözünden hareketle, Ege Denizindeki balıkları da kadın korur imgesini işleyen bir heykeli bitmiş olup Seferihisar Sığacıkta yerine konacaktır.

Eserlerinde kadın figürlerini önemseyen Cahit Koççoban; Nutuk, Felsefe, Köy Enstitüleri, Sanat Tarihini anımsatan figürlerle yüklü ‘Kitap Kadın Anıtı’ ile eğitim ve sağlık alanında yaptığı kıymetli çalışmaları ile binlerce hayata ışık olan Türkan Saylan’ı ölümsüzleştiren heykeller yaparak “Coğrafya kaderdir” sözündeki gibi, Cahit Koççoban da kendisini, yaşadığı coğrafyanın, Anadolu’nun, Ege’nin ve nihayet Seferihisar’ın ellerine bırakmış; onun zenginliğiyle beslenmiş, sanatını ondan aldıklarıyla var etmiştir.

Bunlar yurt içinde ilk akla gelenler olup, yurt dışında Avusturya - ( St. Pölten’de Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal Anıtları ile Cahit Koççoban’ın künyesini kazdığı yerlerdir.

Pek çok ödüle sahip olan Cahit Koççoban’ın aldığı ödüllerden bazıları ise:

*Yunus Emre Resim Yarışması Birincilik Ödülü

*Ruhi Su Mezar Projesi İkincilik Ödülü

*İzmir Resim Heykel Müzesi Resim Yarışması Jüri Özel Ödülü

*Efes Müzesi Resim Yarışması Jüri Özel Ödülü

*Muğla Çevre Koruma Vakfı Suluboya Resim Yarışması İkincilik Ödülü

*DYO Resim Yarışması Mansiyon 1988

*58. Devlet Resim Yarışması Başarı Ödülü 1997

gibi değerli ödüllerdir.

Cahit Koççoban Homeros heykeli önünde Cahit Koççoban ve Mehmet Yardımcı Belgesel Kanalda

Taşa Can Veren Eller Cahit Koççoban - Resim : 4