AKP genel başkanı Tayyip Erdoğan’ın saray ve partisine koyduğu “benden sonrasını konuşmayın” yasağına ilk ciddi başkaldırı Bülent Arınç’tan geldi. AKP’nin “Bülent abi”si önceki akşam Sözcü TV’de bombanın fitilini ateşledi. Bu aynı zamanda AKP içindeki ciddi rahatsızlıkların apaçık dışa vurumuydu.

Hep derim ya; verilen mesajların içeriği kadar mecrası da çok önemlidir diye… Çok yakından tanıdığım Bülent Arınç birçok AKP’liye göre daha açık bir siyaset insanıdır. Arınç, çıkıp muhalif Sözcü TV’de bombayı patlatmasa aslında bugün yazıya çok farklı bir yerden başlayacaktım. Ancak, gazeteciliğin başlıca kurallarından biri de; en sıcak haberi takip etmektir. Saray kulisleri ile dolu dolu satırlara geçmeden önce Bülent Arınç’ın söylediklerinden yakın mercek yapalım. YENİÇAĞ okurlarına, “Aile kesin karar verdi. Tayyip Erdoğan sonrasında Cumhurbaşkanı adayı, oğlu Bilal Erdoğan olacak” haberini Bülent Arınç’ın Sözcü TV’ye çıkacağı günün daha sabahında vermem de bir gazetecilik şansı oldu. Arınç, “Tayyip Erdoğan’dan sonra oğlu Bilal Erdoğan” tartışması ile ilgili bakın neler söylüyor;

“Babadan oğula vekillik olmuştur ama bu başka bir konudur. Bizde genel kabul görmez diye düşünüyorum.

Avrupa'da babadan oğula görüntüsünü göremezsiniz. Burası bir Azerbaycan değil veya Irak'ta, İran'da, Libya'da olan gibi bir şey görülmemiş. Olmaz mı, istenirse olur. Ancak halk buna karar verir. Halk tarafından hemen alkışlarla ve olumlu karşılanacağını da düşünmem. Bu o ülkelerde geçerli olabilir ama bizim ülkemizde kabul görmez diye düşünüyorum.

İsim söylemem ama Tayyip Bey'in siyasetteki çizgisini az çok biliyorum. 2007'de 'Kardeşim Abdullah Gül'dür' diyen bir insan, seçimler yaklaştığı zaman 'kardeşim falandır' diyebilir. Bunu da yabana atmayın.”

Derin bir analize hiç gerek yok. Bülent Arınç, çok net olarak “Bilal Erdoğan olmaz” diyor.

Bir tarafa not edin. Böyle giderse AKP’nin “Bülent abi”si çuvalı daha çok sert çırpar…

***

Saray iktidarının tek sıkıntısı taht kavgaları mı?..

Devamlı yazılı çiziliyor; “ha oldu olacak” diye… Meşhur kabine revizyonu!..

Saray kaynaklarından duyduğuma göre “reis zorda”…

Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, oğlu Bilal Erdoğan, tahta göz diken Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve “çözüm süreci” ortağı DEM Parti arasında sıkışıp kalmış. Karedeki DEM Parti’ye takıldınız değil mi?.. Sırasıyla anlatacağım;

Hassas ve kritik dengeler yüzünden, kabine revizyonunun gerçekleşmesine çok zor gözüyle bakılıyor. Emine Erdoğan’ın kabineden gidecekler ve gelecekler ile ilgili ısrarlı talepleri varmış. Bilal Erdoğan, kabinedeki tüm bakanlar “bana yakın isimler” olsun diye babasına sürekli bastırıyormuş. Aile içindeki durumun yakın fotoğrafını çeken Hakan Fidan ise her fırsatta “kabinedeki uyuma ve uyumlu çalışmaya” dikkat çekip aileden gelen baskıları bertaraf etmeye çalışıyormuş.

Tayyip Erdoğan’ın diğer esaslı bir sıkıntısı da “çözüm ortağı” DEM Parti’nin talebiymiş. DEM Parti, Tayyip Erdoğan’a “kabine de en az 5 Kürt kökenli Bakan olacak” şartını dayatıyormuş…

Merak ediyorsunuz değil mi?.. “Cumhur İttifakı’nın küçük ortağının bir talebi yok mu” diye. Onu da sordum saray kaynaklarıma; “Devlet Bahçeli’den gelen bir talep yok” dediler.

***

AKP’de diğer bir sıkıntı, milletvekili ve belediye başkanları transferleri… Bülent Arınç, SÖZCÜ TV’de gayet nazik bir dille CHP’den istifa ederek AKP’ye katılan ve rozet takma töreninde Tayyip Erdoğan’a asker selamı vererek "emrinizdeyim" diyen Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır’ın tavrını eleştirdi. Arınç, "Milletvekilleri halkın seçtiği insanlardır. Geçmişte de parti değiştirenler oldu ama 'şu sebeple ayrılıyorum' derler, onurlu kalırlardı. Bu arkadaşın yaptığı beni mahcup etti. Bağırarak, çağırarak, selam durarak, şov yaparak... Buna alışkın değilim ve doğru bulmuyorum. Orada Cemil Meriç’ten bir söz kullandım, 'tabasbus' (yaltaklanma) kelimesini özellikle söyledim" dedi.

İnanamayacaksınız ama AKP içinde daha sert tonda itirazlar var. “Burası yolsuzlukları aklama merkezi mi? Yargılanmaktan korkan AKP’ye mi sığınacak? Bırakın bu belediye başkanlarını, gitsinler yargıda hesap versinler” sesleri yükseliyor. Yakın bir zaman içinde “Bülent abi” vitesi yükseltirse şaşırtıcı olmaz.

***

Bülent Arınç’ı yakalamışken, SÖZÜ TV’de çözüm sürecinin üzerine neden ısrarla gidilmedi? Orasını pek anlayamadım!.. Çok kısa geçildi. Ancak, AKP’nin kapalı kapılar ardında, en çok şikayet de oradan geliyor. Sokağa çıkıp halka izahta zorluk çeken, sert tepkiler alan ve partinin uğradığı oy erimesinden mustarip olan bazı milletvekillerine göre, “Erdoğan’ın sürece nokta koyması an meselesi”ymiş. Ancak Tayyip Erdoğan’ı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “acele etmeyelim, Suriye’deki gelişmeleri biraz daha görelim. Ondan sonra karar veririz” diyerek frenliyormuş.

Saray cenahı, önümüzdeki günlerde daha da karışacak gibi gözüküyor!..