Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancığoğlu, marketlerin öncelikle profesyonel bir anlayış ile yönetilememesinden dolayı bu zararın oluştuğunun anlaşıldığını söyledi. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1 numaralı üyesi olduğu Tarım Kredi Kooperatiflerinin de üreticiye güven veren bir anlayışa dönmesi gerektiğini dile getiren Gaytancıoğlu, üreticiye öncelik veren anlayış ile çalışıp, diğer alanlarda faaliyetlerini bu kapsam içinde tutması gerektiğini ifade etti.
Son günlerde kamuoyunda en çok tartışılan konulardan birinin de tarım kredi marketlerinin zararı olduğunu anlatan Okan Gaytancıoğlu, şanları dile getirdi:
”Market çalıştırmanın anlayışı elbette daha farklı oluyor. Diğer özel marketler ile rekabet etmek durumundasınız. Bu nedenle bu sektöre girdiğiniz andan itibaren piyasanın rekabet kurallarından geri kalmanız mümkün değil. Bakıyorsunuz, diğer süper market zincirleri mağazalarının yerini örneğin, bütçeleri doğrultusunda, sokak aralarında ve vatandaşın rahatlıkla ulaşabileceği yerlerde faaliyete geçiriyor. Öncelikle tarım kredi marketlerinin mağaza yerleri yanlış seçildi bu anlamda. Bu nedenle bütçenin önemli bir kısmı mağazaların kiralarına ve personele harcanmış. Burada plansızlık olduğu ortada. İlk hatayı burada görüyoruz.”
Tarım Kredi marketlerinin daha çok üretici birliklerinden ve üretici kooperatiflerinden mal almasının daha doğru olacağını kaydeden Gaytancıoğlu, “Tarım Kredi Kooperatiflerinin marketleri konumundaysanız o zaman daha çok yerli üretici birlikleri ve kooperatifleri, köy kalkınma kooperatifleri ile çalışmanız daha doğru olacaktır. Marketlerde sadece bir üründe tanıdık, bildik markalar değil aynı zamanda yerli üreticinin ürünlerini de satarak hem işletmeye, hem de üreticiye kazandırmış olursunuz. Buradan tüketici de hem kazançlı, hem de taze ürün kullanımı faydası sağlar. Bu marketlerin en büyük avantajı bu olacakken, bu strateji hayata geçirilemedi. Oysa diğer marketler daha ürün alıp, raflarına koyarken kazanmaya başlıyorlar” ifadelerini kullandı.
Tarım Kredi Kooperatiflerinin ve marketlerinin en önemli özelliğinin üretici ile gönül bağının bulunması olduğunu kaydeden Gaytancıoğlu, şunları söyledi;
“Köylünün, üreticinin yanında bir kurum Tarım Kredi Kooperatifleri. Tarım Kredi mağazaları ise vatandaşın yanında, kısacası gönül bağı kurmuş bir kurum Tarım Kredi Kooperatifleri gibi. Bakıyorsunuz, bugün o noktaya geldi ki, Tarım Kredi Kooperatiflerinde gübre pahalı, tarım ilacı pahalı. Bir de marketlerin durumu buna eklenince yıllar boyunca kurulan gönül bağı kopuyor. Öte yandan mağazacılık anlayışıyla vatandaşın yanında olan Tanzim Satış Mağazalarını hayata geçirdiğinde bu hataları orada da yaptı. Bu hataların sonunda ortaya çıkan tablo vatandaşın güvenini sarsıyor. Eğer mağazacılık yapacaksanız alt alta sıraladığımız bu hataları yapmamanız gerekir.”
Tarım Kredi Kooperatiflerinin üretime destek veren bir kurum olduğunu ve üreticiye her türlü kolaylığı sağlayan bir kurum olarak faaliyetini sürdürmesinin doğru olacağını vurgulayan Okan Gaytancıoğlu, “Öncelikle bu anlayışı içerisinde kalmalı. Örneğin market işletmeciliği yaparak vatandaşa ucuz ürün sağlamak için bu sektöre girecekse profesyonelce bir işletme anlayışı oluşturmalı. İran’da Tarım Kredi Kooperatiflerine ait gübre fabrikası vardı ne oldu? Tarım Kredi Kooperatiflerine ait altın madeni olduğu duyuruldu ne oldu? Hektaş hisseleri ne oldu? Bunlar çok ciddi sorular, bu sorular aynı zamanda Tarım Kredi Kooperatiflerinin başka sektörlerde yatırım yapacaksa eğer nelere dikkat etmesi gerektiğini de açıkça ortaya koyan sorular” dedi.