Türkiye Cumhurbaşkanlığı kararıyla, Çin Halk Cumhuriyeti'nin umuma mahsus pasaport sahibi vatandaşlarının Türkiye'ye yapacakları seyahatlerde, 90 gün ikamet süreli vize muafiyeti sağladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan karar 2 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olacak.

Buna karşılık, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için Çin vizesi zorunluluğu sürüyor!

***

Konuyla ilgili bir mesaj yayınlayan Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, “Türkiye’nin Çin vatandaşlarına vize muafiyeti kararını büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Bu, Çin ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 55. yıl dönümünü kutlamak için harika bir armağandır! Bu önemli adımın, halklar arası etkileşimi daha da artıracağına ve iki ülke arasındaki köklü dostluğu derinleştireceğine yürekten inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

X’te Türkçe ve İngilizce yayınlanan mesajın altına yorum yapanlardan Fırat Cantürk, “Bu nasıl bir anlaşma? İsteyen Çinli elini kolunu sallayarak vatanımıza girecek, bir Türk Çin'e bin bir türlü zorluktan sonra vize alırsa gidebilecek, alamazsa ki birçok vatandaşımıza vize vermiyorlar; onlar Çin’e giremeyecek... Bu bir kapitülasyondur. Kesinlikle kabul edilemez.” dedi.

Diğer bazı mesajlar da şöyle:

Dr. İbrahim Can: Sayın Büyükelçi, iki ülke arasındaki köklü dostluk tek taraflı hakla derinleşemez! Bu yalnızca toplumun tepkisini çeker. Türkiye için de aynı hakların verilmesini talep etmeniz iki ülkeye de faydalı olur.

Hamit Göktürk: Aziz Türkiye'mizden soykırımcı ÇKP rejimine 2026 yeni yıl müjdesi! Etnik han Çinlilerine Türkiye seyahati için vize yok! Çin işgalindeki Doğu Türkistan Türklerine ise seyahat yasak ve pasaport verilmiyor! Bu kararda adalet ve mütekabiliyet nerede? Çin, Türk Vatandaşlarını vize için konsolosluk kapılarında süründürmeye devam ediyor!

Ömer Keskin: 1.5 milyar Çinli, selamünaleyküm diye ülkemize gelebilecek. Peki 85 milyon Türk neden vizeyle uğraşmak zorunda?

***

Bütün Çinlilere 90 gün Türkiye’de kalma hakkı vermek, bir süre sonra Türkiye’de anlık olarak bulunacak Çinli sayısının 10 milyonu geçmesiyle sonuçlanır. Çin hükümeti bu işi proje olarak uygularsa, bu sayı kısa zamanda çok daha fazla artırılabilir...

“Çinlilere 90 gün oturma hakkı verilmesi, turizm gelirlerini artırmak içindir” denilebilir. Hatta Alman, Rus, İngiliz ve Fransız turist sayısında düşme beklendiğinden, meydana gelecek açığın Çinlilerle kapatılacağını iler sürenler de olabilir...

Yalnız, milyonlarca Suriyeli ve yüz binlerce Afgan’dan sonra, Türkiye’de bulunacak Çinli sayısının 10 milyondan aşağı düşmediği bir nüfus yapısının sonuçlarını da düşünmek gerekir.

***

Suriyeliler, 2019 yılından beri bu sütunda uyardığım gibi “Türk-Arap-Kürt Federasyonunun alt yapısını oluşturmak üzere Türkiye'ye sürüldü veya getirildi! Suriyelilerin getirilmesi, Türkiye'nin nüfus yapısı değiştirilerek anayasa ve rejim değişikliğine gerekçe sağlamak için bir ön hazırlıktı. Bu sebeple geri gönderilmeleri savsaklandı! Bu proje, ABD-İsrail tasarımıdır ve ilk olarak terör örgütü başı Abdullah Öcalan tarafından dile getirilmiştir. Bütün partilere dayatılan proje de budur.”

Yine 2019 yılında Şimdi Ahmet Yaman adlı okurumun, “Suriyeliler hakkında söylenen 'savaştan kaçtılar', 'sığındılar', ‘göçtüler' kelimelerinin hiçbiri doğru değildir.

Doğru olan şudur: Suriyeliler getirildi! Suriye'de birkaç yıldır yaşanan kargaşa, bunların gelmelerinin sebebi değil, getirilmelerinin bahanesidir. Çok daha kapsamlı ve derin bir proje için getirildiklerini, toplumumuzda da herkes bir gün anlayacak ama korkulur ki, iş işten geçmiş olacak. Gönderilmiyorlarsa; savaş için gelmemişler, başka hesaplar için getirilmişler demektir.” sözlerini de önemli gördüğüm için yayınlamıştım. Şimdilerde bu sözler, bana atfen sosyal medyada sıkça yayınlanıyor. Aklı yetmeyen, düz mantıklılar, ayrıca 35 yıldır bilmediğim bir sebeple fırsat buldukça beni eleştiren biri, mal bulmuş mağribi korsanı gibi “komplo teorisi” diyor!

Ne teorisi; bu durum alenen Türkiye’ye kurulmuş bir komplodur, komplo! Olaylar bu öngörüyü doğrulamadı mı?

***

Tayyip Erdoğan, birkaç yıldır, “Türk, Kürt, Arap ittifakı” diyebiliyorsa, bu, Türkiye’deki Suriyelileri geri göndermemeye dayalı bir kararın sonucudur. ABD Büyükelçisi Tom Barrack da zaten bu proje gereği, “Türkiye için en iyi sistem Osmanlı millet sistemidir” diyor ya...

Şimdi de Türkiye’deki Çinliler 10 milyon olduktan sonra “Biz zaten Hunlar ve Göktürkler döneminde Çinlilerle yan yana yaşadık. Çin’i asırlarca biz yönettik. 50 yıl kadar da Çinliler bizi yönetti. Yaşasın, Türk, Kürt, Arap, Çin ittifakı” mı diyeceğiz?