Avrupa, Asya ve Orta Doğu’daki hükümetler yasadışı kumar ağlarını ortadan kaldırmak için koordineli çalışıp içeride operasyonlar yürütürken, Türkiye’deki pragmatik iktidarımız bunu bir yandan otoritesini artırmak için fırsata çeviriyor diğer yandan sanki toplumda kendi inisiyatifi üzerinden bir temizlik yapmaya çalıştığı gösteriyor.
Oysa mesele hiç de öyle değil.
Mesele esasında yıllarca sonucunu pek düşünmeden, sorgulamadan desteklenen liberal politikaların çöküşü ve bu politikaların yarattığı canavar eğer kontrol altına alınmaz ise komple tüm sistemi yok etme tehlikesi ile karşı karşıya gelmemizdir.
Biz Türkiye’de her gün yeni operasyonlara uyanırken esasında bizimle birlikte birçok ülke de şu an aynı süreçten geçiyor ancak çok ciddi kontrol altında tutulan iktidara yakın basın bunun bize gösterilmesini istemiyor.
Şu an Türkiye’nin dışında Hollanda, İngiltere, Yunanistan, Bulgaristan, Kolombiya, Romanya, Güney Kore, Filipinler, Makao ve Hindistan’da eş zamanlı yasa dışı bahis ve kumara karşı operasyonlar yürütülüyor.
2024 yılından bu yana Türkiye sadece profesyonel futbolla bağlantılı yasadışı bahis faaliyetlerine veya bahis çeteleriyle bağlantılı oyuncu, hakem, yöneticilere operasyon yapmadı, aynı zamanda 230 binden den fazla yasadışı çevrimiçi kumar sitelerini de engelledi.
Hollanda’da Hollanda Kumar Otoritesi (KSA), lisanssız kumar hizmetleri sağlayan yüzlerce gruplara yaptırım uyguladı, bir kısmını tamamen kapattı.
Yunanistan’da yürütülen operasyonlarda şu an piyasada faaliyet gösteren yasadışı çevrimiçi lisansız 11 bin platformu kapattı.
Bulgaristan Ulusal Gelir İdaresi sadece bu yıl içinde 2,500’den fazla yasa dışı kumar sitelerini kapatarak, ruhsatsız yürütülen faaliyetlere karşı çok kapsamlı operasyonlar yürütüyor. Çok sayıda insan tutuklandı.
Romanya’daki yetkililer ülkenin en büyük bahis platformu olan Polymarket’i uygun lisansı olmadığından tüm faaliyetlerini yasakladı.
Avrupa Birliği üye ülkelerin bünyesinde yürütülen “Eurojust supported operation” ile Fransa, Belçika, Güney Kıbrıs, Çekya, Litvanya ve Malta’da yasa dışı bahis yürüten kişilerin hesapları donduruldu, hukuki işlemler başlatıldı, kişilere seyahat yasakları getirildi.
Güney Kore’de emniyet güçleri, Kamboçya’dan çevrimiçi olarak faaliyet gösteren organize bir yasadışı kumar çetesine mensup şüphelileri tutuklayarak Asya’da sınır ötesi kolluk kuvvetlerinin etkisini gösterdi.
Filipinlilerde yine çevrimiçi binlerce site çökertildi, lisanssız kumar oynatanlar tutuklandı.
Makao yetkilileri, yine sadece bu yıl içinde meşru operatörleri taklit eden on binlerce yasadışı kumar sitelerini engelleyerek sınır komşusu olan ülkeler üzerinden faaliyet yürüten çeteleri çökertti.
Hindistan’da çevrimiçi yasa dışı kumar ve bahis siteleri çökertildi ve yeni çıkarılan yasalarla ağır cezalar getirilerek tamamen yasaklandı.
Kendi ülkemizde dahil tüm ülkelerde yürütülen operasyonlar tesadüf olmadığı gibi az konuşulan küresel ekonomik krizin teknoloji ile birlikte yarattığı kara ve kayıt dışı paranın ekonomi üzerindeki sonucudur.
Teknoloji geliştikçe, günlük hayat internet üzerinden daha fazla sanal ortama kaymaya başlandı ve bu küresel sosyolojik değişim beraberinde yasa dışı dijital kumar kullanımının gelişmesine ve ülkeler arasına yayılmasının önünü açtı.
Yasadışı kumar, genellikle denizaşırı ülkelerde merkezleri bulunan çevrimiçi platformlara taşındı. Kripto para birimleri, e-cüzdanlar, Telegram ve WhatsApp bahis sitelerinin kullanımı, izlenilmesi ve aktarılan parayı takip edilmesi zorlaştı.
Bu platformlar sayesinde yerli ve yabancı kumar çeteleri ulusal yasaları atlayarak milyarlarca dolar anında dünyanın her yerine aktaran yeni şebekeler oluşturdu.
Bu yöntemle organize suç örgütleri küresel boyutta çalışmaya başladı ve daha kolay para aklama imkânlarına erişti.
Yasadışı bahis platformları, sahte “kazançlar” ve kayıplar yoluyla kirli parayı aklamak için olağanüstü fırsat yarattı.
Ancak yasa dışı olarak elde edilen paranın büyük kısmı sisteme tekrar konulmadan uyuşturucu kaçakçılığında, insan kaçakçılığında, şike, terör örgütlerinin finansmanlığında ve kara borsa ödeme ağları tarafından şu an kullanılıyor.
Özellikle de 2020 yılından itibaren Avrupa’daki PKK bağlantılı yapılarına, İŞİD ve El-Kaide bağlantılı hücrelerine bu yöntemlerle para aktarıldığını birçok yabancı kaynak belirtiyor.
Bu paralel “kayıt dışı ekonomi” çok ciddi güvenlik tehdidi yaratmakla birlikte aynı zamanda devletleri muazzam gelir kaybına uğratıyor.
Çevrimiçi yürütülen faaliyetlerde devlet elde etmesi gereken kumar vergilerini, kurumlar vergisini veya lisans ücretlerini toplayamıyor. Sistemin dışında kalıyor.
İşte bu yüzdendir ki şu an eş zamanlı futbolda, teniste ve E-sporlarda operasyonlar yürütülüyor ve tüm spor federasyonlar tarafından emniyet güçleriyle veri paylaşılması için baskı kuruyor.
Şu anki operasyonlar İnterpol, Europol, Eurojust ve yerel siber güvenlik birimleri ile birlikte yürütülüyor ve sunucu konumları, kripto cüzdanları, ödeme işlemcileri ve bahis verileri paylaşılıyor.
Her ülkede, milyonlarca vatandaş her gün bu kayıt dışı sistemin içine milyonlarca dolar akıtıyor. Fark etmeden kendi devletlerine karşı paralel bir yapının güçlenmesine de neden oluyor.
Devletlerin uğradığı maddi kayıpları tek kelime ile “astronomik” olarak ancak tanımlanabilir.
Avrupa Birliği ülkelerinde yasadışı çevrimiçi kumarın sadece 2024 yılında lisansız operatörler tarafından yaklaşık 80.6 milyar Euro gelir elde edildiğini ve bunun da yaklaşık 20 milyar Euro vergi gelir kaybına neden olduğu tahmin ediliyor.
Amerika’daki kayıt dışı bahis sektörü resmen en önemli sanayilerinden birisi haline gelmiş durumda. Federal yetkililere göre yıllık 511 milyar dolar bu yöntemle gelir elde edilirken, devletin yaklaşık 15.3 milyar dolar da vergi kaybına uğradığını belirtiyorlar.
Hindistan’da da durum pek farklı değil. Hükümet yetkililerine göre yasadışı kumardan çeteler yaklaşık 100 milyar dolar gelir elde ederken, devlet ortalama 24 milyar dolar vergi kaybına uğradığını ifade ediyorlar.
Brezilya yıllık olarak 2 milyar dolar vergi kaybına uğrarken, İtalya, 53 milyar Euro ve Avustralya da yaklaşık 1 milyar Avustralya doları yıllık olarak vergi kaybı yaşıyor.
Sanal bahis operasyonların eş zamanlı birçok ülkede yapılmasının en önemli gerekçesi ise çeteler ülkeler arasında çalışılıyor olmasıdır.
Ancak buna sadece vergi kaybı açısından bakmak son derece yanlış zira yasa dışı kumar verginin ötesinde büyük sosyolojik kayıplarının da önünü açıyor.
Artan kolluk kuvvetleri maliyetleri, bağımlılık, suç, iflas, boşanma, şiddet gibi sosyal maliyetler ve verimdeki kayıplar da görünmez ağır sonuçlarıdır.
Dolayısıyla her gün anlamakta güçlük çektiğimiz operasyonların nedeni esasında hükümetin bize göstermek istediği ve kendi isteği ile yürüttüğü “temizleme operasyonları” değil, tam aksine uluslararası düzeyde çökertilmek istenen suç örgütlerine karşı bizim kolluk kuvvetlerimizle koordineli yürütülen ortak operasyonlardır.