Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yayınladığı son haftalık bültenle finans piyasalarında milyarlarca liralık ve milyonlarca dolarlık hareketliliğin önünü açan kritik kararlarını duyurdu. Kurulun onay verdiği ihraç taleplerinde en dikkat çeken pay Türkiye Halk Bankası AŞ'nin oldu.
DEV BİR BORÇLANMA PAKETİ İÇİN YEŞİL IŞIK
Halkbank, 50 milyar liralık tahvil ve finansman bonosunun yanı sıra yine 50 milyar liralık sermaye benzeri borçlanma aracı olmak üzere toplamda 100 milyar liralık dev bir borçlanma paketi için yeşil ışık aldı.

Bankacılık sektörünün bir diğer önemli izni ise Şekerbank TAŞ'a verildi; banka 350 milyon dolar tutarında tahvil, finansman bonosu ve sermaye benzeri borçlanma aracı ihraç edebilecek. Reel sektör tarafında ise Alves Kablo Sanayi ve Ticaret AŞ, 1 milyar liralık tahvil ve finansman bonosu ihracı için onay almayı başardı.
Faizsiz finans araçları ve kira sertifikası tarafında da piyasaya ciddi bir likidite akışı sağlanması hedefleniyor. Bu kapsamda SPK, Değer Varlık Kiralama AŞ’nin yönetim sözleşmesine dayalı 3 milyar liralık kira sertifikası ihracını uygun bulurken, Emlak Konut Varlık Kiralama AŞ’nin de sahipliğe ve alım satıma dayalı 650 milyon dolar tutarındaki dev kira sertifikası ihraç başvurusuna onay verdi.
SERMAYE ARTIRIMI TALEBİ
Bültende finansal kuruluşların sermaye yapılarını güçlendirme hamleleri de geniş yer buldu. Aracı kurumlardan Colendi Menkul Değerler AŞ, esas sözleşme değişikliğiyle sermayesini yüzde yüz artırarak 110 milyon liradan 220 milyon liraya çıkarma izni alırken, Başkent Menkul Değerler AŞ de sermayesini 220 milyon liradan 300 milyon liraya yükseltiyor. Portföy yönetim şirketlerinin sermaye artırımı taleplerini de olumlu karşılayan Kurul; Ak Portföy Yönetimi AŞ’nin sermayesinin 30 milyon liradan 100 milyon liraya, Destek Portföy Yönetimi AŞ’nin 75 milyon liradan 175 milyon liraya ve Oragon Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi AŞ’nin sermayesinin 47 milyon liradan 75 milyon liraya çıkarılmasına onay verdi.
HALKBANK DAVASINDA GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE NE OLMUŞTU?
Türk-İranlı altın tüccarı Reza Zarrab, ABD'nin İran yaptırımlarını delme, kara para aklama ve bankacılık sahtekarlığı suçlamalarıyla Miami'de tutuklanmıştı.
Dönemin Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla, iş seyahati için gittiği New York’ta havalimanında gözaltına alındı ve davaya sanık olarak eklenmişti.
Reza Zarrab suçlamaları kabul ederek savcılıkla işbirliğine gitti ve davada "tanık" konumuna geçmişti.
New York'ta yargılanan Hakan Atilla, jüri tarafından suçlu bulunarak 32 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Tahliye olan Hakan Atilla, cezasının infazının ardından Türkiye'ye dönmüştü.
ABD Başsavcılığı, Halkbank hakkında "dolandırıcılık, kara para aklama ve yaptırımları delme" iddialarıyla resmi iddianame hazırladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan davayı "hukuksuz ve çirkin" olarak nitelendirmişti.
" Halkbank, "Yabancı Devlet Dokunulmazlık Yasası" kapsamında ABD mahkemelerinde yargılanamayacağını savunarak kararlara itiraz etmişti. Süreç Federal Temyiz Mahkemesi ile ABD Yüksek Mahkemesi arasında uzun bir hukuki trafiğe sahne olmuştu.
ABD Yüksek Mahkemesi, davanın devam etmesine yönelik alt mahkeme kararını onaylayarak Halkbank'ın yargı muafiyeti talebini son kez reddetmişti.
Donald Trump’ın yeniden Beyaz Saray’a dönmesinin ardından hız kazanan diplomatik temaslar neticesinde, ABD Adalet Bakanlığı ve Halkbank "kovuşturmanın ertelenmesi" formülü üzerinde mutabık kalarak davanın çözümü için anlaşmaya vardı.