Kadına yönelik şiddet ve ısrarlı takip vakalarında yargı ile kolluk kuvvetlerinin dijital delillere yaklaşımı bir kez daha tartışma konusu oldu.

İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülen davada, öğretmen olarak görev yapan E.Ü., iş çıkış saatlerinden günlük rutinlerine kadar tüm adımlarının takip edildiğini, köşe başlarında ve iş yerinin çevresinde sürekli bir baskı unsuru oluşturulduğunu belirtti.

İFTİRA, İŞ YERİ BASKISI VE AİLEYE YÖNELİK TACİZLER

E.Ü.'nün eski erkek arkadaşı, şüpheli B.B.’nin sergilediği ısrarlı takip, zamanla yalnızca fiziki takiple sınırlı kalmayıp hedef gözeterek büyüdü. Sahte e-posta hesapları üzerinden okul yönetimine ve yöneticilere asılsız ihbarlar gönderildi; E.Ü.'nün işten çıkarılması, tazminatsız şekilde görevine son verilmesi yönünde baskı kuruldu. Uyuşturucu kullanımı gibi mesnetsiz iddialar ortaya atılırken, sanal mecralardan avukat kimliğine bürünülerek resmi makamlar yanıltılmaya çalışıldı.

Tacizlerin boyutu yalnızca E.Ü. ile sınırlı kalmayıp aile fertlerini de içine aldı. E.Ü.'nün babasına, erkek kardeşine ve eski eşine yönelik tehditler, hakaretler ve asılsız iddialar savruldu. Süreç içerisinde aile, asılsız beyanlar ve patates hatlar üzerinden kurgulanan mesajlar nedeniyle defalarca karakola gidip ifade vermek zorunda kaldı. E.Ü., maruz kaldığı bu yoğun kurum içi ve dışı baskılar sonucunda süreç içerisinde işinden ayrılmak durumunda kaldığını ifade etti.

Yaşanan sistematik baskı üzerine hukuki yollara başvurulsa da alınan tedbir kararları caydırıcı olmadı. Şüpheli hakkında daha önce iki kez üçer aylık hapis cezası kararı verilmesine ve bir dönem elektronik kelepçe uygulanmasına karşın, ihlaller ve sahte hesaplar üzerinden iletilen tehditler kesilmedi. Elektronik kelepçe tedbirinin kaldırılmasının ardından süreç belirsizliğini korumaya devam etti.

E.Ü. ve ailesinin savcılığa yaptığı başvurularda, dijital takibin ve sahte e-postaların IP adresi tespitiyle kolayca aydınlatılması talep edildi.

"IP ADRESLERİ NEDEN ARAŞTIRILMIYOR?"

Müvekkilinin, hakkında tedbir kararı bulunan eski erkek arkadaşı tarafından uzun süredir ağır bir psikolojik baskı ve yakın takibe maruz kaldığını belirten Avukat Bilge Çarpıcı, adli makamların sergilediği tutuma tepki gösterdi. Şüpheli şahsın sahte e-posta adresleri ve gizli hesaplar üzerinden müvekkilini anlık olarak izlediğini gösteren mesajlar attığını aktaran Çarpıcı; "Evinde ışıklar kapalı", "Evinin avizeleri güzelmiş", "Starbucks'ta oturuyorsun", "Bugün yeşil kıyafet sana çok yakışmış" gibi ifadeler içeren 100’e yakın farklı mesajı belgeleyerek savcılığa ve Anadolu 2. Aile Mahkemesi’ne sunduklarını dile getirdi.

DELİLLER GÖRMEZDEN GELİNDİ

Soruşturma makamlarının ve mahkemenin yaklaşımını eleştiren Avukat Bilge Çarpıcı, sunulan delillere rağmen şüpheli hakkında gerekli yaptırım kararlarının alınmadığını vurguladı. Yargı mercileri tarafından kendisine "Bu mesajları atan kişinin direkt olarak bu şahıs olduğu belli olmadığı için talebinizi reddediyoruz" yanıtı verildiğini ifade eden Çarpıcı, duruma şu sözlerle tepki gösterdi: "Zaten hiçbir fail bu tür tehdit mesajlarını kendi adıyla atmaz. Konu bir kadının yaşam hakkı ve can güvenliği olduğunda ne yazık ki dijital kanıtlar yeterli şekilde araştırılmıyor, süreç tıkanıyor."

"YALVARIYORUM, BU KADINLAR ÖLDÜRÜLMESİN"

Şüphelinin, duruşma salonundaki gizli konuşmaları dahi tehdit mesajlarına taşıdığına dikkat çeken Çarpıcı, failin uzaklaştırma kararlarını açıkça ihlal ettiğini kaydetti. Mahkemede elektronik kelepçenin kaldırılmaması için mücadele verdiğini belirten Çarpıcı, "Duruşmada hakim karşısında sadece bir avukat olarak değil, bir vatandaş olarak 'Bu kadınlar öldürülmesin diye resmen yalvarıyorum' cümlesini kurdum. Şahıs ise attığı sahte mesajda 'Avukatın çok yalvardı ama elektronik kelepçeyi kaldırttık, kazanamadınız' diyerek mahkemedeki konuşmalara atıfta bulundu. Mesajı atanın kim olduğu bu kadar açıkken ve uzaklaştırma kararı ihlal ediliyorken tazyik hapsi taleplerimiz karşılık bulmuyor" dedi. Çarpıcı, kadınların yaşam hakkının korunması için siber imkanların ve yasal mekanizmaların ivedilikle işletilmesi gerektiğini belirtti.

SİBER KALKAN KURUYORLAR

Adli Bilişim Uzmanı Koray Peksayar, sosyal medya ve e-posta üzerinden gerçekleştirilen adli tespit süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Peksayar, sosyal medya platformlarındaki tespitlerin genellikle açık kimlikle yapılan paylaşımlar, takipçi ile takip edilen hesap ilişkileri ve veri analizine dayalı tahmin yöntemleriyle emniyet güçleri tarafından yapılabildiğini belirtti. Buna karşın e-posta iletilerinde durumun oldukça farklı olduğuna işaret eden Peksayar, gizlilik odaklı ve ücretsiz hizmet sunan e-posta servislerinin VPN altyapısıyla çalıştığını, bu sayede kullanıcıların IP adreslerini gizleyerek e-posta gönderebildiğini aktardı.

Bu tür yöntemlerle oluşturulan dijital koruma ağının tespit süreçlerini son derece güçleştirdiğini vurgulayan Peksayar, IP adreslerinin belirlenebilmesi ve faillerin ortaya çıkarılabilmesi için teknik altyapının imkan tanıması ile e-postayı gönderen tarafa ait cihaz veya hesap bilgilerine erişim sağlanmasının şart olduğunu ifade etti.