Cumhuriyete karşı silahlı ayaklanma başlatan ve 47 işbirlikçisiyle birlikte yakalanarak idam edilen laiklik düşmanı Şeyh Sait, geçtiğimiz yıl Hizbullah terör örgütüne yakın kişilerce Diyarbakır’da anıldı.

Söz konusu törende konuşma yapan HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, cumhuriyete hakaret ederek “Cumhuriyet yıllarında Kemalist rejim; halkın İslam’la bağını koparmak için harekete geçti, Kuran alfabesini yasakladı, ümmeti ilimden koparmaya çalıştı, Tevhidi Tedrisat Kanunu’yla eğitimin birleşmesi adı altında medreseleri kapattı. 100 yıldır Kemalist rejim iftiralarla Şeyh Sait’i karalamaya çalışıyor. Bu vesileyle Şeyh Sait’i, Saidi Nursi’yi (Saidi Kürdi), İskilipli Atıf Hoca’yı unutmayacağımızı ilan ediyoruz” ifadelerine yer verdi. Ayrıca etkinlikte Arapça marşlar çalınarak şeriatı temsil eden bayraklar açıldı.

Şeyh Sait’i överek cumhuriyeti hedef aldılar: Savcılıktan tartışma yaratan takipsizlik kararı - Resim : 1

ETKİNLİK HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU!

Cumhuriyet’ten Emirhan Çoban’ın haberine göre, Laiklik Meclisi üyesi Avukat İsmail Sami Çakmak, olayın üzerine 7 Temmuz 2025 tarihinde, Dinç’in konuşmasındaki ifadelerin ve etkinliğin “anayasaya aykırı eylem ve söylemlerde bulunmak”, “Devrim Kanunlarına aykırı davranmak” ve “Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri” kapsamında suç olduğunu ifade ederek Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Çakmak, suç duyurusu dilekçesinde “Kemalist rejimi (cumhuriyeti) aşağılayan iftiralar atmanın her biri ayrı ayrı suçlardır. Devrim Kanunlarına karşı çıkmak ve kötülemek suçtur. Yapılan konuşmalar eleştiri kapsamında kabul edilemez” sözlerine yer verdi.

Şeyh Sait’i överek cumhuriyeti hedef aldılar: Savcılıktan tartışma yaratan takipsizlik kararı - Resim : 2

BAŞSAVCILIKTAN SORUŞTURMAYA YER YOK KARARI!

Başsavcılık tarafından, Çakmak’ın suç duyurusuna karşı, “kovuşturmaya yer yok” kararı verildi.

Karar yazısında, “İhbarda bulunulması üzerine soruşturma işlemlerine başlanılsa da somut olay kapsamında ihbarda belirtilen ya da başka bir suçu oluşturacak bir röportaj, köşe yazısı, söz, olay ya da durumun söz konusu olmadığı anlaşıldığından, kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.

KARARA İTİRAZ ETTİ!

Çakmak, verilen karara 24 Temmuz günü yazdığı dilekçeyle itiraz etti. Verdiği dilekçede, “Şikayete konu toplantı ve bu toplantıda yapılan konuşma ve propagandalar hakkında re’sen soruşturma başlatmamak bir görev suçudur” diyen Çakmak, itiraza konu kararı veren savcıyı “Görevi kötüye kullanma” gerekçesiyle Hakimler ve Savcılar Kurulu’na şikayet edeceğini de belirtti.

Çakmak, itiraz ettiği karar yazısında şikayet ettiği konu bölümünün yalnızca “Şikayet dilekçesi” yazılarak geçiştirildiğini ifade ederek “Hangi konuya ilişkin şikayet dilekçesi olduğu bile belirtilmemiştir. Karar baştan savma, gayrı ciddi bir karardır” dedi.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN DEĞERLERİ HİÇE SAYILMIŞTIR”

Çakmak, konuya ilişkin yaptığı açıklamada “İtiraza konu bu karar ile, Anayasasında ‘... başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğu ve bunun değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez’ yazılı olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kutsal değerleri hiçe sayılmıştır” ifadelerine yer verdi.

“Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını sürdürebilmesine engel olmaya yönelik irticai eylemler hoş görülmüş, Cumhuriyet Başsavcılığı görevi kötüye kullanılmıştır.” sözlerini sarf eden Çakmak, “Savcı, kararda dilekçemizde vurguladığımız tehlikelerin gerçekleşmemiş olduğunu gerekçe yapmış. Anlaşılan, görevini yapmak için belirttiğimiz tehlikelerin gerçekleşmesini bekliyor” dedi.