Ekonomim yazarı Şeref Oğuz, ekonomi yönetiminin hedefleri sürekli olarak "güncelleme" adı altında değiştirmesini, hastanın ateşini düşüremeyip dereceyle oynayan bir doktorun yaklaşımına benzetti.
Merkez Bankası’nın 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 16’dan yüzde 24’e yükseltmesini köşe yazısında masaya yatıran Oğuz, ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerini dört ana başlıkta topladı.
‘ŞU ANDA HERKES CEBİNDE KENDİ TÜİK’İYLE DOLAŞIYOR’
İlk olarak Oğuz, enflasyon oranının sıfıra inmesi durumunda dahi fiyatların ulaştığı yüksek seviyede kalacağını, bunun da topluma "hayat pahalılığı" olarak yansıdığını belirtti. Merkez Bankası’nın asli görevinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu hatırlatan Oğuz, bankanın bu görevi yerine getirmek yerine sadece raporlarda rakam güncellemekle yetindiğini vurguladı.
Açıklanan resmi rakamların inandırıcılığını yitirdiğini ifade eden Şeref Oğuz, "Şu anda herkes cebinde kendi TÜİK’iyle dolaşıyor" diyerek halkın ve piyasaların Merkez Bankası’nın hedeflerine güvenmediğini dile getirdi.
ÇÖZÜM YOLUNU VERDİ
Enflasyonun sadece söylemlerle ya da raporlarla düşürülemeyeceğini vurgulayan Şeref Oğuz, yapısal çözümlere odaklanılması gerektiğinin altını çizdi. Oğuz’un enflasyonun düşürülmesi için sunduğu çözüm önerileri ise şu şekilde oldu:
Kamu harcamalarına sıkı bir çekidüzen verilmesi,
Kaynak aktarımlarının (yandaş fonlamalarının) durdurulması,
Karşılıksız para basma uygulamasına son verilmesi.
‘ENFLASYON ARMUT DEĞİLDİR OLGUNLAŞINCA KENDİLİĞİNDEN DÜŞMEZ’
Hedeflerin yüzde 26’dan yüzde 30’a ya da yüzde 50’ye çıkarılmasının tek başına enflasyonu düşürmeyeceğini belirten Oğuz, Merkez Bankası’nın öncelikle varamayacağı hedefler koymaktan ve "inanmadığı raporları" yayımlamaktan vazgeçmesi gerektiğini ifade etti. Yazıda, para politikasının tek başına yeterli olamayacağı, kamu harcamaları doludizgin devam ederken Merkez Bankası’nın kabiliyet alanının sınırlandığını Oğuz, aktardı.
Merkez Bankası’nın 2027 yıl sonu için yüzde 15 hedefi koymasını ve "belirsizlikler nedeniyle" tahmin aralığı iletişimine ara vermesini de eleştiren Oğuz, ekonomi jargonuna yeni bir "Güncelleme Lügati" ekleyerek durumu ironik bir şekilde özetledi. Yazısının "Not" bölümünde ekonomi yönetimine seslenen Şeref Oğuz, enflasyonun emirle ya da kendiliğinden düşecek bir olgu olmadığını belirterek şu çarpıcı ifadelerle yazısını noktaladı:
"Efendiler, enflasyon armut değildir, olgunlaşınca kendiliğinden düşmez. Ağacı sallamalı. Bu da ancak kamuflasyonu terk ile mümkün."