Emniyet teşkilatındaki yeni atamalar, bürokrasi ve siyaset arasındaki gerilimi bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Gazeteci Tolga Şardan, kararnamenin perde arkasında iki ana odak noktası olduğunu belirtti: MHP’nin teşkilat üzerindeki etkisinin kırılması ve Mersin’deki belediye soruşturmalarının Ankara’da yarattığı koordinasyon sıkıntısı.

Şardan, bu çarpıcı gelişmeleri şu ifadelerle aktardı:

"Kararnamenin hızlanmasına etki eden diğer bir gerekçe ise, kulislere yansıdığı şekliyle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de “İki Mahmut da görevinde kalmalı” yönünde görüş bildirdiği Mahmut’lardan Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş’ın görevden alınması zorunluluğu oldu. Bahçeli’nin ismini verdiği diğer Mahmut, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Çorumlu şimdilik koltuğunu korudu.

Hatırlanacağı üzere, Çorumlu’nun özel kalem amiri Mert A., birlikte görev yaptığı Çorumlu’nun görevden alınacağı iddiaları üzerine kısa süre önce gösterdiği “oraya geleceğiz, gereğini yapacağız” tepkisini koyması nedeniyle hakkında soruşturma açılmıştı. Çorumlu bu olaydan epeyce rahatsız oldu ve yara aldı.

MHP’den gelen isimler kararnamede yok!
Geniş kapsamlı olması beklenen ancak deyim yerindeyse “dağ fare doğurdu” tanımına uyacak kararnamede yer alan isimlere bakıldığında MHP’den gelen ya da desteklendiği belirtilen isimlere yer verilmediği dikkati çekti. Bu tabloda, MHP’de yaşanan tasfiye sürecinin önde gelen ismi İzzet Ulvi Yönter’in “çember dışında kalması”nın etkisi olduğunu söylemek yanlış olmaz."

MERSİN'DEKİ CHP SORUŞTURMASININ ETKİSİ

Şardan, kararnamenin en kritik ataması olarak nitelediği Mersin’deki görevden almanın arkasında yatan adliye-emniyet arasındaki "ilginç" süreci şöyle aktardı:

"Ve sıra geldi, belki de emniyet kararnamesinin en önemli atamasına. Hakkari Emniyet Müdürü’yken 11 Eylül 2025’te Mersin’e atanan Emniyet Müdürü İdris Yılmaz, henüz 8 ayını doldurmadan merkeze alındı. Yılmaz’ın, bir süredir kentte devam eden CHP’li Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir Belediyesi’ne yönelik operasyon sürecinin görevden alınmasında payı olduğu bilgisi kulislerde. İki belediyeye yönelik adli soruşturmada çok spekülasyon var. Bu nedenle şimdilik fazla girmek istemiyorum.

Fakat şunu belirteyim, kentteki iki ayrı soruşturma dosyasının işleme konulmasında yaşananlar, diğer CHP’li belediye operasyonlarından çok farklı. Burada, adliye – emniyet arasında ilginç bir süreç yürüyor. Çok taraflı sıkıntı Ankara’ya yansıyınca Yılmaz’ın görevden alınması gündeme geldi. Siirt’e gönderilen Emniyet Müdürü Mehmet Özdemir’in son görev yeri ise, Erzurum Polis Okulu Müdürlüğü’ydü. Bakan Çiftçi’yle kentte çalışan Özdemir, İçişleri Bakanı’nın tercihiyle Siirt’e atandı.

Sonuç olarak, büyük beklentilerle yakından izlenen kararname süreci böylece çok basit biçimde tamamlandı. Gerek mülki idarede gerekse emniyet teşkilatında devam eden beklentiler şimdilik sona erdi. Bakan Çiftçi, bir süreliğine zaman kazandı. Ancak bu kararname özellikle emniyette grupların kadrolaşması konusundaki kaotik durumu ortadan kaldırmadı."