Eskişehir'de düzenlenen programda ülke ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, vatandaşın elindeki kayıt dışı birikimlere dikkat çekti.
Merkez Bankası rezervlerinin 7 Ağustos verilerine göre 178,4 milyar dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Yılmaz, halkın yastık altında tuttuğu döviz ve altın miktarının bu resmi rakamın gerisinde kalmadığını, aksine çok daha büyük bir hacme ulaştığını ifade etti.
Vatandaşın elinde bulunan bu kaynağı "milletimizin rezervi" olarak tanımlayan Yılmaz, bu durumun küresel finans çevrelerinde farklı algılara yol açabildiğini belirtti. Birikimlerin ülke bilançolarına yansıtılamamasından dert yanan Yılmaz, bu kaynakların finansal sisteme dahil olması halinde Türkiye'nin uluslararası piyasalardaki risk priminin (CDS) çok daha aşağı seviyelere gerileyeceğini vurguladı.

DÜNYA BÜYÜME RAKAMLARI VE CARİ AÇIK KARŞILAŞTIRMASI
Konuşmasında son 6 yıllık ekonomik göstergelere de değinen Yılmaz, dünya ekonomisinin bu süreçte kümülatif olarak yüzde 19 büyüdüğünü, Türkiye ekonomisinin ise aynı dönemde yüzde 35'lik bir performans sergilediğini savundu. Pandemi döneminde izlenen politikaların bu büyümede kilit rol oynadığını ileri süren Yılmaz, geçen yıl elde edilen yüzde 3,6'lık büyümenin tarım sektöründeki olumsuzluklara rağmen sanayi ve hizmet alanlarından sağlandığını kaydetti.
Türkiye'nin cari açığının geçen yıl yüzde 1,9 seviyesinde gerçekleşerek yüzde 2 hedefinin altında kaldığını hatırlatan Yılmaz, bölgedeki savaş ortamının enerji maliyetleri üzerindeki etkilerinin cari açığı bir miktar artırabileceğini ancak mevcut tablonun yönetilebilir seviyede kalmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.