Modern tıp dünyası, uzun ve kaliteli yaşamın anahtarını hücresel düzeyde incelemeye devam ederken, D vitamini bu sürecin en kritik bileşeni olarak yeniden tanımlandı.
Sadece kemik sağlığıyla sınırlı kalmayan bu hormon benzeri vitaminin, DNA onarımı ve bağışıklık sistemi regülasyonunda oynadığı başrol, uluslararası arenada yürütülen çalışmalarla tescillendi.
BİLİMSEL VERİLER NE DİYOR?
The American Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayımlanan geniş çaplı bir araştırma, düşük D vitamini seviyelerine sahip bireylerde hücresel yaşlanmanın bir göstergesi olan telomer kısalmasının çok daha hızlı gerçekleştiğini ortaya koydu.
Araştırma sonuçları, vitamin seviyesi yeterli olan bireylerin biyolojik yaşının, akranlarına göre ortalama 5 yıl daha genç kaldığını gösterdi.
UZMANLARIN GÖRÜŞLERİ
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Harvard Tıp Fakültesi öğretim üyesi ve epidemiyoloji uzmanı Dr. Edward Giovannucci, D vitamininin vücuttaki pek çok genin ifadesini kontrol ettiğini vurguladı.
Giovannucci, vitaminin kanser hücrelerinin çoğalmasını baskılayan ve kronik inflamasyonu azaltan etkisinin, yaşlılıkta karşılaşılan dejeneratif hastalıkları engellediğini ifade etti.
Boston Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. Michael F. Holick ise D vitamini eksikliğinin "gizli bir salgın" olduğuna dikkat çekti.
Holick, özellikle ileri yaşlarda kas gücünün korunması ve bilişsel fonksiyonların gerilememesi için D vitamininin ikame edilemez bir güç olduğunu dile getirdi. Holick, yeterli güneş ışığı veya takviye alımının, yaşlılıkta sıkça görülen düşme ve kırılma vakalarını %20 oranında azalttığını belirtti.
YAŞLILIKTA HÜCRESEL KALKAN
Bilim insanları, D vitamininin sadece bir besin maddesi değil, aynı zamanda bağışıklık sistemini modüle eden güçlü bir araç olduğunu ifade etti.
Hücrelerin oksidatif stresle mücadelesinde destek sağlayan bu vitaminin, Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif süreçlere karşı bariyer oluşturduğu kaydedildi.