Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, İran’ın tarım potansiyelinin yüksek bir ülke olduğunu belirterek, “Önemli olan bu potansiyeli doğru yönetmeleri. Bu da şu an da rejimin istikrarı ve toprak bütünlüğü ile doğru orantılı. Burada dikkat edilmesi gereken başka husus savaşın olduğu coğrafya dünya amonyak üretimi açısından önemli. Dünya gübre ihtiyacının önemli bölümü buradaki üretim ile bağlantılı. Savaş uzar üretim düşerse, gübre fiyatları artarsa dünyadaki örneğin buğday fiyatları artar. Bu da pandemide olduğu gibi küresel sorun yaratır” dedi.
İran’da tarımsal üretimin aksamasının kısa vadede beklenmediğini kaydeden Okan Gaytancıoğlu, “İran, tarımda önlem alırsa bir sorun yaşamaz. Öte yandan savaşın geçtiği coğrafya tarım açısından önemli. İran, Katar, Suudi Arabistan hatta Mısır gibi ülkeleri de dikkate alırsak bu ülkelerde dünya amonyak üretiminin önemli bir kısmı buradan tedarik ediliyor. Dünya gübre üretiminin önemli kısmı bu ülkelerde. Eğer savaş uzarsa gübre üretiminde bir aksaklık olursa ya da gübre fiyatları artarsa o zaman dünya da gıda hammaddesi üretimi zarar görür. Bunun sonucunda dünyadaki gıda fiyatları artar. Tarım konusunda sorun sadece bölgesel değil, küresel” diye konuştu.
Gübre ve tarımsal ilaçların dünyada tarımsal üretimin veriminin artmasında önemli olduğunu kaydeden Gaytancıoğlu, “Gübre arzı olmaz bunun yanı sıra fiyatlar yükselirse üretim girdileri arttığı için fiyatlar artar. Bunun en tipik örneğini pandemi de yaşadık. Bir ton buğdayın fiyatı dünyada 150 dolardan 400 dolara çıktı o dönem. Üretim azaldığı gibi üretimde verim sorunu da yaşanmıştı. Savaşın uzaması sadece İran’ı değil tarımsal üretim ve gıda fiyatlarında artış noktasında tüm dünyayı etkileyecek sorunlar doğuracaktır” ifadelerini kullandı.
İran’ın yaşanan füze saldırıları sonrasında sulama kanalları ve sulama ekipmanlarının zarar görmesinin normal olduğunu ifade eden Gaytancıoğlu, şunları kaydetti:
“İran’ın özellikle Hazar Denizi kıyılarında tarımsal üretim önemli. Bu nedenle savaş nedeniyle ve savaştan sonra büyük bir tarımsal kayıpları olacağını sanmıyorum. Ayrıca petrol karşılığında tarımsal ürün alabilmelerine BM izin verdi. Bunun yanı sıra tarımsal anlamda sorun yaşayabilirler. Rejim değişir, ülkenin toprak bütünlüğü bozulursa o zaman tüm üretim dengeleri değişir.”
İran toplumunun seneler içinde gelişen alışkanlıklarının da oluştuğuna dikkat çeken Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, “Ambargo altında yaşamaya alıştılar. Arıca petrol karşılığında gıda ithalatı yapabiliyorlar. Tarımda planlı üretime de geçerlerse sorun yaşamazlar. Ülkede buğday, arpa, çay, karpuz, üzüm başta olmak üzere üretimleri var. Çeltik tarımı önemli. Kendi kendine yetebilecek potansiyelleri var. Sorun yaşarlarsa daha farklı alternatif ürün üretimine geçebilirler. Bunların planlanması elbette siyasi istikrarla da yakından ilgili. Rejim değiştiği takdirde ise daha farklı bir durum ortaya çıkacaktır. Ülkenin toprak bütünlüğü de zora girerse bu da tarımsal üretimi etkiler. Mevcut durumda Irak’takine benzer bir kıtlık ortamının da oluşması beklenmemeli. İran daha farklı bir ülke” ifadelerini kullandı.