Halkın huzurunu sağlamak için canı pahasına görev yapan polisler, ağır mesai, hukuki belirsizlik ve artan psikolojik baskılarla mücadele ediyor. Polislerin yıllardır süregelen sorunları, artan intihar vakaları ve çalışma koşulları tartışmalarıyla zaman zaman siyasetin gündemi haline geliyor.

Polis Haftası’nda yapılan değerlendirmelerde de polislerin uzun, düzensiz ve ağır mesai saatleri ile çalıştığı vurgulandı. Artan görev yükü, ekonomik sıkıntılar ve tayin problemlerinin, kişisel yaşamlarını olumsuz etkilediğine dikkat çekildi. 

İçişleri Bakanı’na yöneltilen soru önergelerinde de görev yükünün azaltılması, personel sayısının artırılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi talep edildi.

Polis Haftası’nda konuşan ve Yeni Polis Meslek Kanunu hazırlıklarına değinen İçişleri Bakanı Çiftçi, "Önümüzdeki hafta netleştirmeyi planladığımız bir çalışmamız var." derken, çalışmanın içeriğine dair polisleri umutlandıracak bir gelişme yaşanmadı.

Bakan Çiftçi, polislerin çalışma şartlarının iyileştirilmesi için yasal düzenlemenin içeriğine dair bilgi vermezken, personel sayısının artmasıyla birlikte çalışma saatlerinde iyileştirmeye gidileceğini vurgulamakla yetindi. Bakan, alınacak 10 bin yeni personelle 12/36 çalışma düzenine geçileceğinin altını çizdi.

ÜMİT ÖZDAĞ: POLİS SİYASİ MOBBİNGE MARIZ BIRAKILIYOR

Diğer yandan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ da polislerin sorunlarına işaret ederek, "Polisin çalışma şartları iyileştirilmeli. Lojman sayıları artırılmalı." diyen Özdağ, polislerin ihmal edildiğini söyleyerek "Polis siyasi mobbinge maruz bırakılıyor." ifadelerini kullandı.

CHP’Lİ BAKAN: YAPISAL REFORM OLMALI

CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan ise, “Askerin ve polisin yaşadığı sorunlar hakkında CHP olarak Genel Kurula getirdiğimiz her teklif, her öneri AKP ve MHP oylarıyla reddedildi” dedi.

Bakan, “Gerçekleri hep biz anlattık; polislerimizin yaşadığı sorunları, haksızlıkları, mobbingi, angaryayı… İntihar eden polislerin geride bıraktıkları notları okuduk kürsülerden… Yine de inandıramadık, ikna edemedik iktidarı. İktidar polisin sesini yaşarken duymamayı tercih etti hep. Efkan Ala’dan Soylu’ya, Yerlikaya’dan Çiftçi’ye… Göreve gelen her Bakan, polislerin şartlarını iyileştireceğini söyledi; hiçbiri hiçbir şey yapmadı. 'Polis Meslek Kanunu' ile ilgili yürütülen hazırlığı yakından takip ediyoruz. İktidarın hazırladığı bu kanun bir vitrin düzenlemesi değil, sahadan gelen gerçeklere dayalı yapısal bir reform olması gerektiğini vurguluyoruz” ifadelerini kullandı.

İNTİHAR VAKALARI VE PSİKOLOJİK BASKI

2025 yılında 82 emniyet mensubu hayatına son verirken, 2026’nın yalnızca ilk dört ayında 23 polis intihar vakası yaşandığı bildirildi. Uzmanlar, bu trajik rakamların mesleki stres, ekonomik sorunlar ve yetersiz psikolojik destekle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtiyor. Emniyet mensuplarının sahadaki baskı ile özlük haklarındaki eksiklikler arasında sıkıştığını vurgulayan psikologlar, “Bu intiharlar sadece bireysel değil, sistemsel bir sorunun göstergesidir” diyor.  Ayrıca yoğun stres, düzensiz mesai, ekonomik sorunlar ve psikolojik baskıların bu trajik olaylarda etkili olduğuna dair ciddi endişeler de dile getiriliyor. 

TBMM’de polislerin çalışma koşulları ve emeklilik haklarını araştırmaya yönelik önerge sunulsa da bu önerge AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi. Önergede, eşitlik ilkesine aykırı gelir farklarının incelenmesi talep edilmişti. 

AŞIRI İŞ YÜKÜ VE DÜZENSİZ MESAİLER

Polisler, özellikle büyük şehirlerdeki yoğun görevleri nedeniyle haftalarca bitmeyen mesailere zorlanıyor. Uzmanlar, uzun ve düzensiz mesai saatlerinin polislerin hem fiziksel hem psikolojik sağlığını ciddi şekilde etkilediğine dikkat çekiyor.

Türkiye’de polislerin karşılaştığı yoğun mesai, hukuki belirsizlik ve psikolojik baskılar, teşkilat içinde ciddi memnuniyetsizliğe yol açıyor. Meclis ve İçişleri Bakanlığı düzeyindeki yapısal reformlar, bu krizin çözümü için kritik öneme sahip.