Suriye’nin kuzeyinin önemli bir bölümünü elinde tutan PKK’nın kolu YPG ve ona bağlı Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye Ordusu arasında çıkan çatışmalar pazartesi günü ateşkes ile sonuçlanmıştı. Bu ateşkese kadar 2016 yılından bu yana YPG’nin elinde olan Deyrizor ve Rakka kentleri Suriye yönetiminin kontrolüne geçti.

Bu YPG açısından büyük bir kayıp yarattı. Suriye’de petrolün yüzde 90’ı bu bölgelerdeki kuyulardan çıkarılıyordu.

Suriye iç savaşından itibaren petrolün hangi gücün elinde olacağı önemli çatışma konularından biri oldu.
Savaştan önce Rusya merkezli Gulfsands şirketi kuzeydoğu Suriye’deki en verimli petrol sahalarından bazılarında üretim yapmak üzere sözleşmeler imzalamıştı.
2011 yılına gelindiğinde, kontrol ettiği sahalarda günlük yaklaşık 25.000 varil ham petrol üretiliyordu. Üretilen ham petrolün büyük bölümü, rafine edilmek üzere ülkenin batısındaki kıyı bölgelerine gönderiliyordu. Ancak Avrupa Birliği ve Washington Esad rejimine karşı ağır yaptırımlar uygulamaya başladığında, Gulfsands mücbir sebep ilan ederek faaliyetlerini askıya aldı.
2014 yılına gelindiğinde Esad yönetimi doğu Suriye’den çıkarılmış, bölgedeki petrol sahalarının ve kuyularının çoğu IŞİD tarafından ele geçirilmişti. Petrol, terör örgütü için kilit bir gelir kaynağı haline dönüşmüştü. 2016 tarihli bir Financial Times tahminine göre günde yaklaşık 1,5 milyon dolar gelir sağlıyordu. Ancak ABD öncülüğündeki koalisyonun petrol sahalarını bombalamaya başlamasıyla bu finansman hattı ciddi biçimde daraltıldı.
IŞİD ayrıca, kendi ihtiyaçları için (araç yakıtı ve ev ısıtması) petrol rafine etmek üzere binlerce ilkel ve çevreye son derece zarar veren “ilkel rafineri” inşa etti.

ABD ŞİRKETİYLE YPG’NİN PETROL ANLAŞMASI


2019 itibarıyla IŞİD, Suriye’deki tüm topraklarını kaybetti. IŞİD’den boşalan yerleri YPG doldurdu. YPG petrol sahalarının büyük kısmının ve dolayısıyla ülkenin kanıtlanmış rezervlerinin çoğunun kontrolünü ele geçirdi. ABD desteğini de arkasına alan YGPSDG günde yaklaşık 20.000–40.000 varil petrol üretmeyi başardı. Bu petrolün büyük kısmı, nakit ve rafine edilmiş petrol ürünleri karşılığında Esad rejimiyle takas edildi; ürünler daha sonra YPG kontrolündeki bölgeye, genellikle yüksek fiyatla geri gönderildi.


PKK’NIN PETROL ŞİRKETİ

YPG bu gelire bölgesindeki düzeni sağlamak için muhtaç durumdadır. YPG petrolden gelen gelirle, maaşların büyük bölümünü ödüyordu. Yine bu gelirle gıda ve yakıt yardımı yapıyordu.
YPG ile Şam yönetimi arasında yapılan petrol ticareti kayıt dışıydı ve bazen de sorunlar yaşanıyordu. YPG’nin kurduğu Jazeera Oil Company 2021 yılında Şam yönetiminin kendilerine 150 milyon dolar borçlu olduğunu açıklamıştı. Bu durum kısa süreli petrol ticaretinin kesilmesine de yol açtı.
YPG’nin bir diğer petrol ticareti yaptığı yer ise Kuzey Irak yönetimiydi. Ancak bu ticaretten istediği geliri sağlayamaktadır. Bu satışlardan varil başına yalnızca yaklaşık 22 dolar elde edebilmektedir. Bu da brent ham petrolünün mevcut piyasa fiyatının yaklaşık dörtte biridir. Ağır hasar görmüş altyapı ve sınırlı ihracat seçenekleri nedeniyle, kuzeydoğu Suriye’de YPG’liler ne savaş öncesi üretim seviyelerine dönebilmiş ne de piyasa fiyatlarından alıcı bulabilmiştir. Bu nedenle petrol fiyatlarının 2020’de çökmesi, YPG terör örgütünü ciddi şekilde etkilemiş ve mevcut resmi döviz kuru üzerinden kendi denetimlerindeki bölgede yaklaşık 35 milyon dolarlık bir bütçe açığına yol açmıştı.

BİDEN ANLAŞMAYI BOZDU

Bu şartlarda ABD ile ilşkileri geliştiren YPG, 8 Nisan’da önemli bir anlaşma imzalandı. 8 Nisan 2020’de ABD Hazine Bakanlığı, yeni kurulan Delta Crescent Energy’ye nadir görülen bir yaptırım muafiyeti tanıdı. YPG’nin kontrolündeki bölgelerden çıkarılacak petrolün arttırılması ve ihracatı için ABD’li şirket ile anlaşıldı. OFAC lisansına göre Delta Crescent’in görevi, YPG adına ihracat anlaşmaları müzakere etmek ve hasar görmüş petrol sahalarının rehabilitasyonu konusunda danışmanlık sağlamaktı. Karşılığında şirket, gerçekleştirdiği her anlaşmadan varil başına 1 dolar alacaktı.
Türkiye bu anlaşmaya çok sert tepki gösterdi.
Trump’tan sonra Biden yönetimi ABD’li şirketin Suriye’deki lisansını 2021 yılında sonlandırdı. O yüzden anlaşma çok işler olmadı.

YÜZDE 60’I PETROL GELİRİ

ABD’li şirket gittikten sonra YPG kendi kurduğu şirket olan Jazeera Oil Company üzerinden petrol çıkarmaya ve satmaya devam etti. Bu bölgedeki petrol YPG açısından can suyu niteliğindeydi. Yıllık ortalama ham pterol satışından 550 milyon dolar gelir elde ediyordu. Haziran 2024 tarihi itibarı ile YPG’nin kontrol ettiği bölgelerde 4,6 milyon insan yaşadığını, bu insanların yaşadığı bölgelerdeki faaliyetler için 1,06 milyar dolar masraf çıktığı, buna karşın bu bölgedeki ekonomik aktivitelerden 670 milyon dolar gelir elde edildiği belirtilmiştir. Bu gelirin %60’ı petrol kaynaklarından, %18’i ise gümrük gelirlerinden gelmektedir.