Dijitalleşen ekonomiyle birlikte hayatımıza giren abonelik modelleri, tüketiciler için "görünmeyen bir maliyet" tuzağına dönüştü. Finans uzmanları, dünya genelinde milyonları etkileyen ve Türkiye’deki enflasyonist ortamda iyice belirginleşen "Finansal Atalet Kaybı" konusunda ciddi uyarılarda bulundu.
Bütçelerdeki bu "görünmeyen sızıntı" temel olarak üç noktada yoğunlaşıyor:
Otomatik Zamlar: Kullanıcı onayı alınmadan, enflasyon gerekçesiyle güncellenen platform ücretleri.
Mikro Kesintiler: Banka ve aracı kurumların "sistem işletim bedeli" gibi adlar altında tahsil ettiği, tekil olarak küçük ama toplamda devasa hacme ulaşan 5-25 TL’lik tutarlar.
Unutulan Abonelikler: Deneme süresi sonrası iptal edilmeyen veya ihtiyaç duyulmadığı halde ödenmeye devam eden bulut depolama ve uygulama üyelikleri.
Uzmanlar, bu şeffaf olmayan kesintilerin yasal zeminde bir "hizmet kusuru" teşkil edebileceğini belirterek; tüketicilere sanal kart kullanmalarını ve ekstrelerini titizlikle incelemelerini tavsiye ediyor.
Dijital servisler ve finansal kurumlar, tüketicinin dikkatsizliğinden beslenen yeni bir kar modeli geliştirdi. "Finansal Atalet Kaybı" olarak tanımlanan bu durum; otomatik yenilenen atıl abonelikler, bildirim yapılmadan artırılan hizmet bedelleri ve işlem altına gizlenen mikro kesintilerle bütçelerde milyarlarca liralık kayba yol açıyor.
Hukuki açıdan "hizmet kusuru" sayılabilen bu durumdan korunmak için uzmanlar; sanal kart kullanımı, düzenli ekstre denetimi ve haksız kesintiler için yasal hak arama yollarının kullanılmasını öneriyor.