İzmir’deki özel kliniğinde hayatını kaybeden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Özlem Gültekin’in Adli Tıp Kurumu raporunda ölüm nedeninin propofol maddesine bağlı zehirlenme olarak açıklanması, sağlık çalışanlarındaki ilaç kullanım riskini yeniden tartışmaya açtı.

Milyonlarca tıbbi işlemde güvenle uygulanan kısa etkili bir anestezi ilacı olan propofol; hızlı etki etmesi, bilinç kaybı oluşturması ve sağlık kuruluşlarında bulunması nedeniyle denetimsiz kullanımlarda aşırı doz riskini beraberinde getiriyor. Halk arasında "unutkanlık sütü" veya "beyaz süt" olarak bilinen madde, ünlü sanatçı Michael Jackson’ın da 25 Haziran 2009'da doktoru Conrad Murray tarafından uygulanan aşırı doz sebebiyle ölümüne yol açmıştı.
SAĞLIK ÇALIŞANLARI NEDEN RİSK ALTINDA?
Türkiye’deki derlemeler ve uzman değerlendirmeleri, özellikle ameliyathane ile anesteziyoloji birimlerinde görev yapan sağlık çalışanlarının yüksek risk grubunda olduğunu gösteriyor. Risk faktörleri şöyle sıralanıyor:
İLACA KOLAY ERİŞİM
Stresli ve yorucu çalışma temposunda görev yapan personelin kötüye kullanım potansiyeli yüksek maddelere erişimi daha kolay.

TEHLİKELİ KULLANIMI GİZLEME YETENEĞİ
Sağlık çalışanları ilacın dozunu, vücuttaki etkilerini ve mekanizmasını bildiği için riskli kullanımı uzun süre gizleyebiliyor.
UYKU İHTİYACI VE TRAVMALAR
Yapılan araştırmalarda bağımlılık geliştiren kişilerin ilaca çoğunlukla "uyumak" amacıyla başladığı; bu kişilerde depresyon öyküsü ve geçmiş travmaların sık görüldüğü tespit edildi.

10 YILDA EN AZ 50 SAĞLIK ÇALIŞANI HAYATINI KAYBETTİ
Türkiye Acil Tıp Uzmanları Derneği verilerine göre 2009-2019 yılları arasında en az 50 sağlık çalışanı, hastane odalarında veya görev alanlarında aşırı doz ilaç kullanımı nedeniyle ölü bulundu.
Hakemli tıp dergilerinde yayımlanan küresel analizler ise medikal personeldeki aşırı doz ölümlerinin arkasındaki maddeleri ortaya koyuyor:
Propofol: Yüzde 29
Midazolam: Yüzde 10
Kas gevşeticiler: Yüzde 9

PROF. DR. KÜLTEGİN ÖGEL: "FİZİKSEL VEYA RUHSAL SIKINTIYI AZALTMAK İÇİN BAŞLIYOR"
Türkiye Gazetesi'ndeki bilgilere göre Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel, sağlık çalışanlarındaki bağımlılık tehlikesini ve tolerans gelişimini şu sözlerle açıkladı:
"Yaygınlığı hakkında ne ülkemizde ne de dünyada belirgin oranlar var. Ancak sık görüldüğünü biliyoruz. Bunun en önemli sebebi sağlık çalışanlarının bunlara çok kolay ulaşabilmeleri. Genelde fiziksel veya ruhsal bir problemi azaltmak için deneme ile başlıyor. Örneğin geçmeyen baş ağrısı veya uykusuzluk gibi. Bunlar da çoğunlukla yoğun çalışma ve stres ortamının yüksek olmasından kaynaklanıyor. Ancak bu maddeler çok kolay bağımlılık yaptığı için, hızlıca bağımlı hâle geliyorlar. Bu maddeler tolerans geliştiriyor. Yani kullandıkça etkisini kaybediyor, bu nedenle insanlar daha yüksek miktarda kullanma ihtiyacı hissediyor. Bunun sonucunda öldürücü dozlara kadar çıkabiliyorlar. Aslında hastanelerde bu maddelerin kontrolü için ciddi protokoller var. Bu protokolleri uygulamayan kurumlarda, bu durumu daha yaygın görüyoruz."
AMELİYAT SIRASINDA KULLANIMI BAĞIMLILIK YAPAR MI?
Uzmanlar, hastaların ameliyat süreçlerine ilişkin endişelerini gidererek şu uyarıyı yapıyor: Propofol’ün doktor kontrolünde ve tıbbi maksatla ameliyatlarda uygulanması bağımlılık riski taşımıyor. Risk, ilacın tıbbi amaç dışında, tekrarlayan ve kontrolsüz biçimde bireysel kullanımı durumunda ortaya çıkıyor. Propofol, uygun doz ve izlem altında modern anestezinin temel ilaçlarından biri olmaya devam ediyor.
Yeni detaylar ortaya çıktı: Erhan Çelik'in eşinin ölümünde şüpheler büyüyorGündem