Mersin'de gerçekleştirilen ve Barış Turgut'un liderliğindeki gruba yönelik operasyon, kamuoyunda sıradan bir suç örgütü baskını olarak algılansa da, arka planında çok daha karmaşık bir yapı yatıyor.
Güvenlik ve istihbarat uzmanı Serkan Yıldız, kendi analizinde bu operasyonu "halkın sofrasındaki lavaş üzerinden kurulan devasa bir ekonomik sabotajın durdurulması" olarak tanımlıyor.
Yıldız'ın ifadelerine göre, amaç sadece kâr elde etmek değil, yerel ekonomide tekel kurarak devletin denetim gücünü felç etmekti.
'DAHİCE BİR KÖTÜLÜK'
Yıldız, lavaş ekmeğini "talebi hiç bitmeyen, her gün taze nakit akışı sağlayan, stoklanamayan bir güç" olarak nitelendiriyor.
Mersin gibi lojistik bir merkezde bu ürünün seçilmesini "dâhice bir kötülük" diye yorumlayan uzman, örgütün fırınlar üzerinden bir maske oluşturduğunu belirtiyor. Operasyon dosyasındaki 10 milyar 761 milyon liralık rakam, Yıldız'a göre imkansız bir hacmi işaret ediyor.
Yıldız "Mersin’in 2 milyonluk nüfusunu ve günlük ekmek kapasitesini alt alta koyun, matematik size bu rakamın imkânsız olduğunu fısıldayacaktır" ifadelerini kullandı.
Bu rakamın ardında, finans dünyasının "hayali işlem" yöntemiyle yaratılan bir canavar yattığını söyleyen Yıldız, fırınların kapasitesinin bu ciroyu karşılayamayacağını vurguluyor. Ona göre, fırınlar sadece birer maske; asıl hedef, sisteme giren kara parayı aklayacak bir meşruiyet kalkanı oluşturmaktı.
85 FARKLI BANKA HESABI KULLANMIŞ
Örgüt, paranın kaynağını gizlemek için 85 farklı banka hesabı kullanmış. Yıldız bu yöntemi, "parayı bir pinpon topu gibi hesaplar arasında sektirerek takip birimlerinin başını döndürme girişimi" olarak açıklıyor.
Küçük meblağlar halinde binlerce işlem yaparak radara yakalanmamaya çalışan şebeke, Yıldız'ın deyişiyle "büyük rakamlar sessiz kalsa da, küçük hesapların arasındaki o matematiksel uyumsuzluk eninde sonunda bağırır" diye ele vermiş kendini.
'PAZARI STERİLİZE ETME'
Operasyonda şiddet unsuru da ön plana çıkıyor. Sahada on ayrı iş yerinin kurşunlanması, Yıldız'a göre basit bir intikam değil; "pazarı sterilize etme" yani rakipleri piyasadan süpürme hamlesi. "Eğer merminin çekirdek açısına ve hedef alınan noktalara bakarsanız, amacın öldürmek değil 'işletmeyi felç etmek' olduğunu görürsünüz" diyen Yıldız, bu eylemleri diğer esnafa gönderilen "isimsiz bir mektup" olarak görüyor. Yıldız "Ya bizim kurallarımızla oynarsın ya da oyunun dışında kalırsın" dedi.
Teknik takip verileri, yapının beynini deşifre etmiş. Yıldız, kurşunlama eylemleri sırasında lider kadronun telefon trafiklerindeki yoğunlaşmanın santim santim izlendiğini belirtiyor. Baz istasyonu konum verileriyle tetikçilerin eşleşmesi, "ben yapmadım" diyenlerin maskesini düşürmüş.
Ele geçirilen uzun namlulu silah ise, örgütün paramiliter bir yapıya evrildiğini gösteriyor.
NEDEN LAVAŞ SEÇİLDİ?
Lavaşın seçilme nedeni de Yıldız tarafından açıklanıyor.
Yıldız, "Lavaş, rafa konulduğunda hızla bayatlayan, stoklanması imkânsız bir üründür. Bu özellik, dağıtım ağına hakim olan kişiye tüm sektörü rehin alma gücü verir" dedi.
Örgüt, un tedarikçilerini de kontrol ederek dikey baskı kurmuş. Vergi müfettişleri için en büyük kanıt ise enerji tüketimindeki uyumsuzluk. Harcanan elektrik ve gaz miktarı ile beyan edilen üretim birbirini tutmuyor.
EMNİYET'TEN ŞAFAK OPERASYONU
Mersin Emniyeti'nin şafak baskını, Yıldız'a göre "askeri bir titizlikle yönetilen ani müdahale taktiği". 38 şüphelinin aynı anda etkisiz hale getirilmesi, hücreler arası haberleşmeyi kesmiş. 17 tutuklama ve el konulan 23 lüks araç, delillerin sarsılmazlığını gösteriyor. Yıldız, bu araçları "halktan çalınan ekmek paralarının yasal ekonomideki somutlaşmış hali" olarak tanımlıyor.
Sonuçta Yıldız, operasyonu "yeni nesil bir mikro-ekonomik terör aşaması" olarak değerlendiriyor: "Organize suç artık sadece uyuşturucu veya silahla değil, halkın ekmeğiyle, yani gıda güvenliğiyle besleniyor."
İstihbaratın analizi ve sahanın müdahalesi, benzer yapıların tasfiyesini sürdürecek.
Mersin'de organize suç örgütüne operasyon: Elebaşı tutuklandıGündem