Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, CNN Türk'te gündem ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.
Ekonomiyi değerlendiren Şimşek, ABD-İran savaşının beklenenden uzun sürdüğünü bu savaşın Türkiye'deki enflasyona yüzde 5'lik bir etkisinin olduğunu iddia etti.
Şimşek, "Arz şoku var. Ham petrol ve doğalgaz sevkiyatını etkileyen bir şok değil. Hürmüz Boğazı'nın çevresinde ciddi petro kimya üretimi var. Gübre üretiminin 3'te 1'inden fazlası orada. Gübreden çip üretimine kadar aklınıza gelen birçok ham madde ya orada işleniyor ya da ham madde orada. Endişeyle izlemek zorundasınız." ifadelerini kullandı.
Şimşek, açıklamalarının devamında şunları söyledi,
"Dünyanın her yerindeki fiyatlamayı etkiliyor. Mesela giyimde artış görüyorsunuz. Giyimdeki polyester petro kimya ürünü. Birinci etkiler var. Petrol fiyatları birincil etkiler. Bir de ikinci etkiler var. Bu şok dünyada çok boyutlu bir şok. Küresel büyümeyi etkiliyor. Enflasyon yükseliyor. Enflasyonun yükselmesi küresel faizleri etkiliyor. Bu büyümeyi etkiliyor. Bizim gibi petrol, petro kimya ürünlerini dışardan temin eden ülkelerin dış dengesini bozuyor. Bu nedenlerle çok yönlü bir şok. Ticaretimiz etkileniyor. Bu bölge bizim ihracat yaptığımız bir bölge. Dolaylı etkiler çok boyutlu.
'EN AZ YÜZDE 5 PUANLIK İLAVE ETKİSİ VAR'
Biz yoğun bir şekilde takip ediyoruz. Başlangıçta beklenti şuydu; birkaç hafta içerisinde bitecek. 200 gün oldu. Dolayısıyla bu şok öngörülenden uzun sürdü. Küresel petrol arzına baktığımızda bugünkü şokun etkisine baktığımızda geçmişte yaşanan şokların etkisinden daha büyük. Bu şok olmasaydı enflasyon yüzde 20'nin bir tık altıyla yüzde 20'nin bir tık üzerinde olma ihtimali yüksekti. Bugünkü fiyatlamalara baktığımızda en az 5 puanlık ilave bir etki var. Bu süreç uzadıkça etkileri daha yoğun olabilir."
Savaşın etkisi önemli. Yönetilebilir bir şok. OVP'nin tasarımı, önemli makro riskleri yönetmekle ilgiliydi. 2023'te çok büyük bir deprem oldu. Türkiye'nin çok büyük kaynak ihtiyacı vardı. Kaynağı piyasadan elde etmeseydiniz enflasyonun 3 haneye çıkma ihtimali vardı. İşte bu programın tasarımındaki amaç bu yüksek riskleri yönetmekti. 2023-2024'te önceliği makro finansal ihtiyaca verdik. 2024-2025'te amaç dezenflasyonun başlaması, cari dengenin yönetilebilir düzeyde tutulmasıydı. Biz tamponlar inşa ettik. Şoklara karşı rezerv biriktirdik.
Enflasyonun düşmeye başlaması, bütçe disiplinin tesisi ve en kritik bileşen şu oldu: Biz tabiri caizse tamponları inşa ettik. Öyle zor bir coğrafyada yaşıyoruz ki. Gelişmeleri siz belirlemiyorsunuz. Bize kalsa savaşın olmaması lazım. Ama engelleyemezsiniz.
MEHMET ŞİMŞEK'İN 3 YILLIK ENFLASYON FATURASI
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Haziran 2023’te "Türkiye’nin rasyonel bir zemine dönme dışında bir seçeneği kalmamıştır" sözleriyle başlattığı dezenflasyon programı üçüncü yılını doldurdu.
Ekonomim yazarı Alaattin Aktaş, köşesinde bu üç yıllık dönemin ekonomik bilançosunu değerlendirdi. Aktaş'ın analizine göre, yıllık enflasyon bazında kağıt üzerinde bir düşüş yaşansa da vatandaşın sırtındaki birikimli zam yükü devasa boyutlara ulaştı.
Şimşek görevi devraldığında yüzde 40 seviyesinde olan yıllık enflasyon, üç yılın sonunda yüzde 33'e geriledi. Ancak asıl çarpıcı tablo, fiyatlar genel düzeyindeki toplam artışta ortaya çıktı.
TÜİK verilerine dayandırılan analize göre, enflasyonun düşmesi vaadiyle geçen bu üç yıllık sürede fiyatlar genel düzeyi tam yüzde 215 oranında artış gösterdi. Bir başka deyişle, Haziran 2023'te 100 TL olan bir mal veya hizmetin fiyatı bugün itibarıyla 315 TL'ye çıktı. Üç yıllık dönemin enflasyon performansı yıllara göre incelendiğinde; Haziran 2023 ile Mayıs 2024 arasındaki ilk yılda enflasyon yüzde 75,45 olarak gerçekleşti. İkinci yılda bu oran yüzde 35,41'e inerken, içinde bulunduğumuz mayıs ayı itibarıyla son bir yıllık enflasyon yüzde 32,61 seviyesinde kaldı.
Mehmet Şimşek'ten dikkat çeken enflasyon açıklamasıGündem