YENİÇAĞ - Konuk Kalem / İbrahim AYDIN

Çeyrek asır sonra iktidarın ülkeyi taşıdığı nokta… Sosyal anomali!

Yeni rejimin ağırlık merkezi CB seçimi… Öyle görünüyor ki Erdoğan’ın yeniden adaylığı, iktidar ve bileşenleri açısından varoluşsal bir değer taşıyor.

Alternatifi yok.

Erdoğan aday olacaksa, 2027’nin sonbaharında bir seçim bekliyor bizi… Erken seçim kararının son ana kadar bırakılması, 360’ı bulma konusunda Erdoğan için büyük bir risktir çünkü.

Siyasi denge

Derin yoksulluğun sarmaladığı, geleceğinden endişeli ve iktidardan yorgun bir toplum var karşımızda.

Popüler anket verilerinin çapraz analizleri, Cumhur İttifakının güncel oy potansiyelinin %39-40 bandında olduğunu gösteriyor.

İktidarın seçim kazanma stratejisi iki temel noktaya dayanmakta. Birincisi muhalefeti olabildiğince moleküllerine kadar parçalamak, ikincisi ise toplumun güvenlik kaygılarını kaşıyarak, dış kaynaklı sorunların ancak Erdoğan gibi güçlü bir liderin önderliğinde çözülebileceği algısını yaratmak.

Muhaliflerde durum

DEM Parti dışarıda bırakılırsa, muhaliflerin oy potansiyeli %51-52 seviyesinde. CHP’nin bölünmesi ve Yeni Partiyle yaşanan sert tartışmalar, toplumsal muhalefet açısından bir dezavantaj gibi durmakta. Zira %51’lik sistemde muhalefetin adayının CB seçimini kazanabilmesi için muhaliflerin en geniş paydada bir araya gelmesi zorunlu görülüyor.

Hedef… Mansur Yavaş

Mansur Yavaş karakteristik özellikleri nedeniyle muhalefetin potansiyel en güçlü CB adayı.

Bunu herkes biliyor.

Mansur Yavaş, adaylık tartışmalarının muhalif kesime vereceği zararı işaret ederek “seçim takvimi belli oluncaya kadar bu konudaki düşüncelerimi askıya aldım” ifadesiyle daha en baştan tavrını belirtmişti zaten.

İşte hem iktidarı hem de muhalefet içinde yuvalanan guguk kuşlarını rahatsız eden mühim nokta tam da bu.

Sen nasıl girmezsin herkesin üşüştüğü adaylık anaforuna!

ABB Başkanı olarak, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı ile görüşmesi, bir bardak suda fırtına koparmak için fırsat kollayan etki ajanlarına işlenebilir bir alan sundu.

Özenle servis edilen bir fotoğrafın yansıması bu! Bu bağlamda iktidarın kullanışlı aparatlarının Mansur Yavaş’ın üzerine spekülasyon üretmesi son derecede anlaşılır bir durum.

Bir kurumun iletişiminden sorumlu merkezinden alınan stratejik bir talimat… Mansur Yavaş’ın CB adayı olmayacağına ilişkin algıyı olabildiğince yükseltmek!

Psikolojik harp tekniğinin elli tonundan sadece biriydi bu…

Buraya kadar her şey normal. Şimdi gelelim can yakıcı asıl meseleye.

Biz aslında iktidarın ne kadar yaygın ve güçlü bir networke sahip olduğunu biliyoruz zaten.

İşin acı tarafı bu ağa çok sayıda muhalif görünümlü gazetecinin takılması.

Bunların asıl görevi Mansur Yavaş gibi muhalefetin birleştirici bir unsurunu tartıştırmak, moral ve motivasyonunu kırmak.

Öyle görünüyor ki Erdoğan’a dikensiz bir gül bahçesi yaratmak için çabalayan bu elemanların her dem Mansur Yavaş’la bir derdi var.

Arsızca!

Biliyoruz ki Mansur Bey, tutarlı ve güçlü bir strateji ile hareket etmekte.

Şüphesiz ki Mansur Yavaş, kimseye aldırmaz, seçim dönemine kadar durumu izler, anketlere ve toplumsal taleplere göre net bir karar verir.

Ama mutlaka -bir umut hikayesinin özgün bir kahramanı olarak- Türk Milletinin yararına karar verir.

Tarihsel bir görev olarak!