YENİÇAĞ - Arslan BULUT / Görüş

Bu sapık örgütlenmeyi gündeme getirenler, “komplo teorisi, ruh hastası” denilerek itibarsızlaştırıldığı için, bütün dünyanın “kayıp çocuklar” olarak kanıksadığı olaylar, araştırılmadı, gündem bile olmadı. TÜİK’in adli istatistiklerine göre Türkiye’de 2008 yılında 4 bin 517, 2009 yılında 5 bin 81, 2010 yılında ise 8 bin 81 çocuk kayboldu. Kayıp çocuk sayısının çift hanelere çıktığı 2011 yılında 10 bin 67, 2012 yılında 12 bin 474, 2013 yılında 16 bin 218, 2014 yılında 18 bin 696, 2015 yılında 17 bin 706 ve 2016 yılında ise 11 bin 691 çocuk kayıp olarak bildirildi. Bu çocukların kaçının bulunduğu kaçının bulunamadığı konusunda ise bilgi yok! Büyük depremlerde kaybolan çocuklar hakkında da bilgi yok’

TÜİK, nedense kayıp çocuklarla ilgili verileri 2016’dan bu yana yayınlamıyor!

***

Açıklanan yeni Epstein belgelerine göre Türkiye’den de Epstein adasına kız çocukları götürüldü. Yazışmalara göre bazı kız çocukları Antalya’da büyük bir otelde “masaj eğitimi”nden geçirildikten sonra Epistein adasına götürüldü. Otelde aynı dönemde stajyer bir gencin öldürüldüğü ve cep telefonunun halen kayıp olduğu iddiaları ise yeterince soruşturulmadı.

Jeffrey Epstein ile Bill Gates arasında 3 Mart 2017 tarihli e-posta trafiği de açıklandı.

"bgc3 teslimatları ve kapsamı" konu başlığıyla gönderilen e-postada, Epstein, Bill Gates’e “Pandemi Simülasyonu” sunuyor ve salgın türlerine yönelik teknik şartnameler ve takip önerilerinin hazırlanmasından bahsediyor!

Yine, Ulusal istihbarat ve savunma sanayiinde "silah" olarak kullanılabilecek nöroteknolojiler üzerine bir çalışmadan bahsediliyor. (ABD’nin Venezula baskınında insanların sinir sistemini bozan bir yeni silah kullanıldığını bizzat ABD Başkanı Trump açıkladı.)

Belgelerde kişisel sağlık verilerine erişim üzerinde duruluyor ve ABD Başkanı Donald Trump'ın ismi, yeni dosyalarda en az 4 bin 500 belgede geçiyor.

Yeni Epstein dosyalarında İngiltere, Norveç, Danimarka ve İsveç kraliyet ailelerine mensup isimlerle birlikte, ABD, İngiltere, Fransa, Slovakya, Türkiye ve Arap ülkelerinden de bazı siyasetçiler ve bazı iş adamlarının adı geçiyor.

***

Belgelerden, Epstein adıyla bilinen organizasyonun dünya çapındaki elitlerden oluşan bir sapıklık örgütü olduğu anlaşılıyor.

Epstein örgütü, bu haliyle Lût kavmini hatırlatıyor. Lût kavmi, bugünkü İsrail-Ürdün sınırında Lût gölü yakınlarında yaşayan bir kavimdi. Kur’an’a göre Lût kavmi sapık ilişkiler içindeydi ve öyle ki Allah’ın erkek kılığında gönderdiği iki meleğe de tecavüze kalkışmışlar, onları misafir eden Lût’u da dinlememişlerdi. Bunun üzerine Allah, Lût’un eşi dışında bütün ailesini kurtarmış ama kavmini yok etmişti.

Vikipedi’ye göre İtalyan arkeolog Paolo Matthiae ve onun ekibi tarafından 1974-1975 yılları arasında antik kent Tell Mardikh kazıları sırasında keşfedilen ve M.Ö. 2500 ve şehrin yıkıldığı M.Ö. 2249 yılları arasına tarihlenen Ebla tabletlerinde Sodom ve Gomore’nin (Lût Kavmi) adı geçmektedir.

***

Epstein’in adı üzerinde her milletten elitlerin katılımıyla genişleyen kavmin ise daha küçük kız çocuklarına musallat olduğu anlaşılıyor.

Sapık elitlerin, kaçırılan çocukları sadece seks kölesi olarak değil, kanlarını değiştirerek ömürlerini uzatmak ve kök hücre ve organ nakli için de kullandığına dair iddialar da var, hatta çocukların eski İbranilerin Baal geleneğine göre kurban edildiği de iddialar arasında ama bu vahşet, dünyaya hâlâ komplo teorisi olarak gösteriliyor... Epstein’in banka hesabına Baal adını verdiği de belgelerden anlaşılıyor. Aslında Gazze’de on binlerce çocuk, bütün dünyanın gözü önünde katledilirken de dünya yeterince tepki göstermedi... Oysa bu katliam da toplu kurban ritüeliydi ve hâlâ devam ediyor...