Kurban Bayramı bütün İslam aleminde kutlandı! Milyonlarca Müslüman, “Ve’nhar” emrine uyarak ibadetini yerine getirdi. Başta devlet büyükleri, siyasiler, kurumlar, kuruluşlar ve sade insanlar milyonlarca kere tebrik mesajı yayınladı. Ancak düşüncem o ki, Türk ve İslam dünyasının büyük bölümü düşman hücumuna maruz ve esaret altındayken bu mesajlar geleneksel ezberin tekrarından başka bir mana içermiyor. Pedofil putperestler, icraatlarıyla İslam dünyasını ağır ateş altında tutarken, içinde bulunduğumuz acil durum hakkında Müslümanların ciddi bir şuura erişemediğini Facebook, Instagram, X vs. mecralarda “Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur” tekerlemesin hatırlatan mesajları birbirine göndermelerinden belli oluyor.

Oysa bizler, yüzyıl önce neredeyse aynı şartlara maruz kaldığımız zamanlarda yüreğinde volkan kaynayan büyük şairimizin şirinde anlattığı kırmızı çizgiyi geride bırakmış durumdayız. Çelik zırhlı duvar artık sadece “Garbın afakında” değil çepeçevre etrafımızı sarmış bulunuyor. Birinci Dünya Savaşı’nın amansız ateş çemberini etinde hisseden Mehmed Akif şöyle diyordu:

“Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?

Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!

Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!

Yandık diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!

Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında,

(…)

Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında,

Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm;

Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm!

(…)

Câni geziyor dipdiri... Can vermede mâsûm!

Suç başkasınındır da niçin başkası muhkûm?

Lâ yüs'ele binlerce sual olmasa da kurbân;

İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân!

Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi?

Ağzım kurusun... Yok musun ey adl-i İlâhî!”

Buyurun hep beraber kendimize bazı sorular soralım:

  • Mehmed Akif’in ruhunu kavuran acıyı içimizde duymamız gerekmiyor mu?
  • Türk ve İslam aleminin kuzuları, pedofil putperestlerce kurban edilirken duyduğumuz acıların bizleri yakması gerekmiyor mu?
  • Tebrik mesajları yerine derin bir yeis içinde Allah’tan merhamet dilenmemiz daha doğru olmaz mı?
  • Müslümanlar, ‘ipi putperest pedofillerin elindeki sosyal medyada’ mesaj yayınlamaktan vaz geçmeli değil mi?
  • Kurbanı yine eda edip, dini geleneklerimizi yaşamamız ama artık zihniyetimizi ve mesajın içeriğini yaşananlara uygun hale getirmemiz gerekmiyor mu?
  • Artık “titre ve kendine dön” tavsiyesine uyma zamanı gelmedi mi?

Açık seçik belli ki, her şey normalmiş gibi tebrikleşecek bir halde değiliz. Çin, Uygur soydaşlarımızı buharlaştırıyor! Rusya Federasyonu özerk bölgelerden topladığı Türk evlatlarını Ukrayna cephesinde telef etmeyi bir nüfus kontrolü politikasına dönüştürmüş! Myanmar, Filistin, Hindistan ve Afrika’da her dinden, milletten mazlumlar kurban ediliyor.

Bendeniz Tanrı’dan Türk İslam dünyası için sonsuz merhameti için yalvarıyorum!

Sizler de boş kutlamaları bırakın ve merhamet dileyin!

-----------

Bîçâre: Çaresiz (Zavallı) - Felâh: Kurtuluş (Selamet) - Ezelî: Başlangıcı olmayan (Öncesiz) - Nefha: Üfleme (Nefes / Esinti) - Esnâm: Putlar - Lâ yüs'el: Soru sorulamaz (Hesap sorulamaz olan Allah) - Nigeh-bân: Gözcü (Bakan / Seyreden) - Adl-i İlâhi: İlahi adalet (Allah'ın adaleti) - Âyât: Ayetler - Cevâmi': Camiler - Hâk: Toprak - Mürted: Dininden dönen (Dinden çıkan) - Fetvâ-yı müeyyed: Doğrulanmış, kuvvetlendirilmiş fetva (Dini hüküm) - Griye: Ağlayış (Gözyaşı) - Şenâat: Kötü ve çirkin iş (Zulüm / Vahşet) - Musâb: Uğramış (Dert ve belaya yakalanmış) - Devâhi: Büyük belalar (Felaketler)