YENİÇAĞ - Ahmet TAKAN / Sıcak Analiz

Başkent Ankara’da güvenlik koridorlarında ısrarla dile getirilen en çarpıcı iddia ise; “kara para ve rüşvet operasyonlarının Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bazı üst düzey ve kamuoyunda çok bilinen isimlere kadar uzayacağı” şeklinde…

Bence hiiç mahsuru yok!..

Son 48 saate sığan sıcak gelişmeleri şöyle kısaca bir özetleyelim;

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in Başsavcılığı dönemindeki İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekilleri Can Tuncay ve Burak Ceyhan'ın yanı sıra Sedat Ayyıldız ve Abdullah Aydoğdu Adalet Bakan Yardımcısı olarak atandı. Gürlek'in atanmasının ardından Erdoğan'ı etiketlediği "Her daim yanında" paylaşımıyla dikkati çeken Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can'ın yanı sıra üç bakan yardımcısı görevden alındı. Yeni atanan Can Tuncay, son olarak yürüttüğü belediyelere yönelik 'yolsuzluk' soruşturmalarıyla tanınırken, Ceyhan da ünlülere ve medyaya yönelik “uyuşturucu“ ve “fuhuş“ operasyonlarını yürüten başsavcı vekili olarak biliniyordu. Erdoğan, İçişleri Bakan Yardımcılığı'na da Ali Çelik, Güran Yiğitbaşı ve Mehmet Cangir'i atadı. Eski İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile sorun yaşadığı kulislere yansıyan Bülent Turan'ın ise bakan yardımcılığı görevinde kaldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez getirildi. Bakan Gürlek, Başsavcı olduğu dönemde, İBB operasyonlarını yürüten Başsavcı Vekili Dönmez’i “İnşallah Anadolu Adliyesi'nde de görevine devam edecek” diye uğurlamıştı. Ankara Cumhuriyet Savcısı Nuri Gül de Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekilliğine getirildi.

Etki çarpanının yüksekliğinin doğal sonucu olarak Adalet Bakanlığı’ndaki yeni Akın Gürlek yapılanması ağırlıklı olarak konuşulup tartışılıyor. Akın Gürlek, yeni koltuğuna oturduğu ilk günden beri hızlı bir medya atağı da yürütüyor. Saray yandaşları da onun bir dediğini ikiletmiyor. Bugün yandaş Hürriyet gazetesine verdiği özel röportajda söylemleri oldukça dikkat çekiciydi. “Terörsüz Türkiye adımlarını” açıklıyordu. Sanki Adalet Bakanlığı görevi ile birlikte Cumhurbaşkanı Yardımcısıymış izlenimi veriyordu.

***

Adalet Bakanı Akın Gürlek, çok kısa zaman içinde kendi ekibini kurdu. Daha önce de kaleme aldım; İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de Adalet Bakan Yardımcısı gibi çalışacak. Güvenlik koridorlarında Tayyip Erdoğan’ın Akın Gürlek’e “sonuna kadar gidin” talimatı verdiği konuşuluyor. Ankara’daki güvenlik kaynaklarında yapılan yorumlar şöyle;

“Özellikle son dönemde Adalet Bakanlığı başta olmak üzere yargıda yaşanan rüşvet olayları, bunların söylenti olmaktan çıkması başta müesses nizam olmak üzere yürütme organını ve yine Cumhurbaşkanı’nı çok rahatsız etti. Bu nokta da en önemli atama aslında Bakan yardımcılıkları değil. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan atama çok önemli. Yeni gelen savcı operasyonları daha da hızlandıracak. Bugünlerde gördüğümüz operasyonlardan çok daha fazlasını önümüzdeki dönemde görebiliriz. Kritik bir başka nokta Bakanların etrafı boşaltılıyor. Görevden alınan Bakanların poz verdikleri ve medyaya yansıyan isimlerin tamamı etkisiz hale getiriliyor. Bu da önemli bir konu. ‘Artık Güneydoğu Anadolu Bölgesi benden sorulur’ diyenlerin de önü kesilecek. Operasyon Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bazı üst düzey isimlere kadar gidebilir. Cumhurbaşkanı’nın etrafında konumlanmış rant ekibinin de kolunun kanadının kesilmesi söz konusu olursa bu Türkiye’deki yasa dışı gelirlerin önüne geçilmesi açısından önemli olacaktır.

Burada MİT ve jandarmaya da ayrı bir parantez açmak gerekiyor.

Emniyet istihbaratın içine sızmalar olduğunu görünce MİT devreye girdi ve bu konularda olumlu sonuçlar alınmaya başladı.

İçişleri Bakanlığı’nda yapılan değişiklikler biraz tereddüt yaratmış durumda. Hukuki açıdan tüm bu süreçleri Bakanlık adına götürecek donanımlı bir ismin olmaması sorun olarak görülüyor. Önümüzdeki dönemde Bakanlıktan bu yönde bir hamle gelebilir. Ayrıca yapılan atamaların güvenlik konusunda sıkıntı yaratabileceğine dair de endişeler var. Afyonkarahisar Valisi Güran Yiğitbaşı’nın atanması soru işareti. Akademik kariyeri ortada, elbette bu isimlere ihtiyaç olabilir. Ancak akademik süreçleri tartışmalı, yazdığı tezlerin nasıl oluştuğu bilindiği söyleniyor. “