Gaziantep’te Sırma Halı işçilerinin eyleminde yaptığı açıklamalar sebebiyle gözaltına alınan Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen, mahkeme kararıyla tutuklanmıştı.
Savcılığın talebi üzerine adliyeye sevk edilen Türkmen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlaması yöneltilmiş, soruşturma sürecinde suçlamanın "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" olarak değiştirildiği öğrenilmişti.
Türkmen, Gaziantep’teki işçi kazalarında uzvunu kaybeden ya da hayatını kaybeden işçilerin haklarını savunuyordu.
İSİG Meclisi, “İş cinayetlerinde ölen işçilerin, kopan kolların-parmakların hesabını soralım...” başlığı adı altında Gaziantep’te son on üç yılda en az 555 işçi çalışırken hayatını kaybettiğini belirterek, Gaziantep iş cinayetleri raporu’nu hazırladı.

İşte hazırlanan rapor:
2013 yılında 29 işçi, 2014 yılında 29 işçi, 2015 yılında 33 işçi, 2016 yılında 34 işçi, 2017 yılında 34 işçi, 2018 yılında 50 işçi, 2019 yılında 49 işçi, 2020 yılında 58 işçi, 2021 yılında 55 işçi, 2022 yılında 41 işçi, 2023 yılında 27 işçi, 2024 yılında 60 işçi, 2025 yılında 45 işçi ve 2026 yılının ilk iki ayında 11 işçi olmak üzere; 2013 yılından bugüne Gaziantep’te ‘en az’ 555 işçi ‘iş cinayetleri’nde hayatını kaybetti...
Bu noktada raporlarımızda kullandığımız kavramları da kısaca hatırlatalım:
1- Yasalarımıza göre “iş sağlığı” kavramı kullanılmaktadır. Ancak bu kavram işçinin değil işin sağlığını yani işletmenin verimliliğini, kârlılığını hedefleyen bir anlayışı ifade etmektedir. Oysa işçilerin sağlığı her türlü ekonomik çıkardan, büyümeden önce gelir. Bu yüzden “iş sağlığı” yerine “işçi sağlığı” kavramını kullanıyoruz.
2- Temel kriterimiz “bütün iş kazalarının önlenebilir olduğu”dur. İşçi ölümlerinin önlenebilir olması yüzünden yaşananları “iş kazası” değil işçi sınıfı mücadelesinin tarihsel bir mücadele kavramı olan “iş cinayeti” olarak tanımlıyoruz.
3- İSİG Meclisi olarak bizler, kısıtlı imkânlarımızla derlediğimiz iş cinayetleri raporlarında işçi ölümlerinin bir kısmına ulaşarak kayıt altına alabiliyoruz. Bu yüzden “en az” vurgusunu yapıyoruz. Yoksa SGK istatistikleri ile karşılaştırdığımızda eksikliğini tespit ettiğimiz ve internet arama motorlarının algoritmaları kısıtlamaları altında öğrenemediğimiz işçi ölümleri ve neredeyse hiç kayıt altına alınmayan meslek hastalıklarını düşününce Gaziantep’te de iş cinayetleri bilinenin çok üzerindedir.

Gaziantep’te iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:
İnşaat, Yol işkolunda 122 işçi; Tarım, Orman işkolunda 102 emekçi (58 işçi ve 44 çiftçi); Taşımacılık işkolunda 66 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 64 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 41 emekçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 33 işçi; Metal işkolunda 30 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 24 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 19 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 10 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 8 işçi; Ağaç, Kâğıt işkolunda 6 işçi; Enerji işkolunda 6 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 5 işçi; Madencilik işkolunda 4 işçi; Basın, Gazetecilik işkolunda 2 işçi; Banka, Finans, Sigorta İşkolunda 2 işçi, İletişim işkolunda 1 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 1 işçi; elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 9 işçi hayatını kaybetti…
İşkollarına baktığımızda inşaat, taşımacılık, tekstil ve tarımdaki işçi ölümleri ilk dört sıradadır. Türkiye genelinden ayrılan husus ise en fazla iş cinayetinin meydana geldiği ilk dört işkolunda tekstilin yer alması ve göçmen işçi ölümlerinin fazla olmasıdır:
1- Gaziantep, İstanbul’dan sonra tekstil işkolunda işçi ölümlerinin en fazla olduğu şehirdir. Ancak İstanbul’daki ölümler daha çok konfeksiyon atölyelerindeyken Gaziantep’te tekstil fabrikalarındadır. İşçi ölümlerinde bu iki şehri Tekirdağ, Bursa ve Denizli takip etmektedir. Ancak Gaziantep günümüzde tekstil sektörünün ve işçi ölümlerinin/sakat kalmaların merkezi durumundadır. Başpınar’daki Organize Sanayi Bölgeleri’nde tam bir patron keyfiyeti sürmekte, patronlar karlarına kar katarken işçiler sefalet koşullarında ve sağlık-güvenlik önlemleri olmadan çalışmaktadır. Bunun sonucu olarak tekstil işçi ölümleri yüzde 12 oranla Türkiye ortalamasının 4-5 katıdır.

2- Gaziantep’te tespit edebildiğimiz kadarıyla son on üç yılda 64’ü Suriyeli olmak üzere 66 göçmen işçi hayatını kaybetmiştir. Ucuz emek olarak görülen göçmen işçi ölüm oranı yüzde 12 ile Türkiye ortalamasının iki katından fazladır. İş cinayetlerinde ölen Suriyeli işçilerin 22’si inşaat, 17’si tekstil, 10’u tarım, 6’sı metal, 3’ü genel işler, 2’si gıda, 2’si ticaret, 1’i kimya ve 1’i konaklama işkolunda çalışıyordu. Yine konaklama işkolunda çalışan 1 Sudanlı işçi ile genel işler işkolunda çalışan 1 Nepalli işçi hayatını kaybetti.
3- Son olarak inşaat işkoluna da değinmek gerekir. Zira Gaziantep’te 6 Şubat depremlerinin en çok etkilediği şehirler arasındadır. Deprem sonrası ise başlayan yeniden inşa faaliyetlerinde ise 31 inşaat işçisi hayatını kaybetmiştir. Şubat ayı iş cinayetleri raporunda değindiğimiz bu hususun altını çizmek istiyoruz.

Gaziantep’te iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 138 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 96 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 78 işçi; Covid-19 nedeniyle 38 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 36 işçi; Şiddet nedeniyle 35 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 30 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 27 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 26 işçi; İntihar nedeniyle 18 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 15 işçi; Kesilme, Kopma nedeniyle 3 işçi; diğer nedenlerden dolayı 15 işçi hayatını kaybetti…
Ölüm nedenlerine baktığımızda Türkiye geneline paralel olarak işçi servisi kazaları, ezilme ve göçükler ile yüksekten düşmeler ilk üç sıradadır. Ancak (akut olarak 25 ay görülen) Covid-19, patlama ve yanma ile işyerlerinde şiddet nedenli işçi ölümleri Türkiye ortalamasının üzerindedir:
1- Sağlık emekçilerinin yanısıra tüm işçiler salgın döneminde önlem alınmadan ölesiye çalıştırıldı. Tekstil işçileri, büro çalışanları, güvenlik görevlileri vd. Bunun sonucu olarak en az 38 arkadaşımız Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti.

2- Kentte işyerlerinde şiddet vakaları ile çok sık karşılaşılıyor. Sağlıkta şiddetin simge ismi Dr. Ersin Arslan 17 Nisan 2012’de çalıştığı hastanede bıçaklanarak öldürülmüştü. 23 Ocak 2024’te Sudanlı Atta Almanan, çalıştığı kafeden alacağını istediği için çıkan tartışmada bıçaklanarak öldürülmüştü. Diğer yandan başta göçmenler olmak üzere işçilerden haraç almaya çalışan çeteler tarafından öldürülen işçiler var.
3- Başta metal olmak üzere tekstil, gıda ve kimya atölyelerinde alınmayan önlemler nedeniye meydana gelen patlamalar sonucu işçi arkadaşlarımız hayatını kaybetti.
Gaziantep’te iş cinayetlerinin cinsiyetlere göre dağılımı şöyle: 22 kadın işçi ve 533 erkek işçi hayatını kaybetti…

Kadın işçi ölümleri Türkiye ortalamasına göre daha az. Ancak Türkiye gündemine giren kadın işçi ölümlerini hatırlatalım:
1- Nepalli ev işçisi Monna Rai, Şireci Tekstil patronu Ahmet Şireci’ye ait evde terasta ölü bulundu, intihar ettiği belirtildi ancak patronun daha evvel sekreterinin de intihar etmesi oldukça şüpheli bir durum olarak gündeme gelmişti.
2- Merve Kaçmış, Gaziantep Müze ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde arkeologdu. İntihar ederek yaşamına son verdi. Bıraktığı mektupta uğradığı mobbingi anlatıyordu. Ağabeyi “Baskı ve mobbing uygulaması kardeşimi duygusal yönden çöküntüye soktu” demişti. Kültür Sanat-Sen ise yaptığı açıklamada “Müze Müdürüne açılmış mobbing davalarının olduğu” belirterek “Müzede görevli arkeolog arkadaşımızın hayatını kaybetmesine neden olan bu olay intihar değil cinayettir ve sorumlular derhal yargı önüne çıkarılmalıdır” açıklamasını yapmıştı.
3- Ortaokulda sözleşmeli Türkçe öğretmeni Saadet Harmancı da intihar ederek yaşamına son vermişti. Bıraktığı mektupta “...ben yapamadım mobbinge uğramaktan... Her gün pamuk ipliğine bağlısınız sözünden bıktım usandım” demişti.

Gaziantep’te iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle:
14 yaş ve altı 24 çocuk işçi,
15-17 yaş arası 25 çocuk/genç işçi,
18-29 yaş arası 124 işçi,
30-49 yaş arası 227 işçi,
50-64 yaş arası 109 işçi,
65 yaş ve üstü 19 işçi,
Yaşını bilmediğimiz 27 işçi hayatını kaybetti…
1- Yaş gruplarına baktığımızda çocuk işçi ölümleri Türkiye ortalamasının neredeyse iki katıdır. Hatta bu oran 14 yaş ve altı çocuk işçiler için üç katıdır. İş cinayetlerinde ölen çocuk işçilerin 26’sı tarım, 7’si tekstil, 6’sı inşaat, 3’ü gıda, 3’ü metal, 2’si ticaret, 1’i ağaç ve 1’i taşımacılık işkollarında çalışıyordu. Sanayide çocuk işçilik özellikle Ünaldı’da yoğunlaşmaktadır.
2- Yine 30 yaş altı işçi ölümlerine baktığımızda tüm ölümlerin üçte biri olduğunu görüyoruz. Göçmen işçilerin de etkisiyle Gaziantep’te genç bir işçi sınıfı olduğunu belirtmeliyiz.
Gaziantep’te iş cinayetlerinde ölenlerin 8’i (yüzde 1,44) sendikalı işçi, 547’si ise (yüzde 98,56) sendikasız. Bu noktada iki hususun altını çizmek gerekiyor.
1- Bu tablo gösteriyor ki kentteki işçiler örgütsüz. Sendikalaşma oranı çok düşük, güvencesiz çalıştırma ve patron keyfiyeti işyerlerinde hakim durumda.
2- Diğer yandan örgütlü sendikalarda da işbirlikçi sendikacılık hâkim durumdadır. Kentteki işçi sorunlarının çözümü için birşey yapmayan işbirlikçi sendikalar kendi üyelerinin taleplerine bile kulak tıkamaktadır. Bu noktada işçi sınıfının fiili ve meşru mücadele hattında güncel sorunlarını örgütleyen ve tarihsel olarak da sınıf mücadelesi çizgisinde olan sendikaları desteklemek çok önemlidir.
234 ölüm Şehitkâmil’de; 125 ölüm Şahinbey’de; 72 ölüm Nizip’te; 43 ölüm Nurdağı’nda; 35 ölüm İslahiye’de; 22 ölüm Oğuzeli’nde; 11 ölüm Yavuzeli’nde; 10 ölüm Araban’da; 3 ölüm Karkamış’ta meydana geldi…
Bu tabloya baktığımızda özellikle tekstil, metal, gıda, ağaç başta olmak üzere sanayinin, yine lojistiğin merkezinin Şehitkamil olduğunu görmekteyiz. Diğer bir merkez de Şahinbey. Bu iki ilçede ayrıca inşaat başta olmak üzere belediye ve hizmet sektöründeki ölümler de yoğun. Diğer ilçelerde sırasıyla sanayinin azaldığını tarım işkolundaki ölümlerin arttığını görmekteyiz...