Dünya finans sektörünün büyük kuruluşlarından JPMorgan, Türkiye pazarından çıkacağı yönündeki haber ve iddialara ilişkin açıklamasında faaliyetlerine devam edeceğini bildirdi. J.P. Morgan Menkul Değerler A.Ş., Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden yaptığı duyuruda, aracı kurumun izin sürecinin bankacılık operasyonlarıyla bağlantılı olmadığını belirtti.
ARACI KURUMUN BAŞVURUSU TARTIŞMA YARATTI
Türkiye’deki faaliyetlerin sona erebileceği yönündeki yorumlar, J.P. Morgan Menkul Değerler’in Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) faaliyet yetkisinin kaldırılması amacıyla başvurduğunu açıklamasının ardından gündeme geldi. JPMorgan Chase bünyesindeki kuruluşun bu adımının Türkiye’den ayrılma anlamına geldiği öne sürüldü.

Şirket ise iki yapının farklı hukuki statülere sahip olduğuna dikkat çekerek aracı kurumun izin süreciyle JPMorgan İstanbul Şubesi’nin çalışmalarının birbirinden bağımsız olduğunu kaydetti. Açıklamada, başvurunun yalnızca menkul değerler şirketini kapsadığı, bankacılık hizmetlerini etkilemediği belirtildi.
İSTANBUL ŞUBESİ İÇİN GENİŞLEME PLANI
JPMorgan, Türkiye’deki bankacılık operasyonlarının herhangi bir kesintiye uğramadan devam edeceğini açıkladı. İstanbul Şubesi’nin faaliyet alanını büyütme yönünde karar aldığı belirtilirken, planın uygulanmasına ilişkin hazırlıkların yetkili kurumlarla eş güdümlü biçimde sürdürüldüğü aktarıldı.
Şirketin verdiği bilgiye göre J.P. Morgan Menkul Değerler, 3 Temmuz 2015 tarihinden itibaren sermaye piyasası işlemleri gerçekleştirmedi. Aynı tarihten sonra müşterilere yatırım hizmeti ya da bu hizmetleri tamamlayıcı nitelikte destekler de verilmedi.

İzin iptali başvurusunun, şirketin yasal konumunu uzun süredir devam eden bu durumla örtüştürmek amacı taşıdığı ifade edildi.
JPMORGAN: KARAR GÜNCEL GELİŞMELERDEN BAĞIMSIZ
JPMorgan, söz konusu adımın geçmiş yıllarda SPK ile yapılan değerlendirmeler ve görüşmeler sonucunda şekillendiğini bildirdi. Şirket, başvurunun Türkiye’deki son gelişmeler nedeniyle alınmadığını da açıklamasında belirtti.

Yapılan duyurunun JPMorgan Chase grubunun Türkiye’deki varlığını azaltma ya da ülkeden çıkma planıyla ilgisi bulunmadığı vurgulandı. Sürecin, uzun süredir işlem yapmayan aracı kurumun faaliyet izninin iptal edilmesiyle sınırlı olduğu ifade edildi.