“İktidarlar, baskıyla ayakta kalabilir mi?” başlıklı yazımın altına bir yorum yazan Emin Burak Tokatlı, “Baskıcı rejimler, toplumsal muhalefeti bastırmak için korku ve sadakat üretir” ifadesini kastederek şöyle dedi:
“Paylaşıma katılıyorum. Filistin’de benzer olaylar yaşanıyor. Halkın sosyal ihtiyaçlarına kadar müdahale var. Evlerine dahi sokulmuyorlar.
Türkiye’de şimdilik başka versiyonu var bu uygulamanın...
Halkın ağacını bantlamadıkları kaldı!
Bu halk bu kadar gururlu idi de memleketini gasp edenlere neden izin verdi? İki ay önce, iktidar, yabancılar için vergi muafiyeti çıkardı ve ‘20 yıl vergi alınmayacak, gelin yatırım yapın’ çağrısında bulundu ama Türkiye’nin borsası yönetenlerce yağma ediliyor... Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu
Borsa, ülkenin ekonomisinin aynasıdır.
Adam, borsa üzerinden soyulan bir ülkeye neden gelsin yatırım yapsın?”
***
Tokatlı, Filistin”de evlerine bile sokulmayan insanları hatırlattı ya, Anadolu Ajansı’nın Ramallah’tan geçtiği son haber de “İsrail ordusu ve saldırgan İsrailliler, Batı Şeria'da zeytin ağaçlarını söktü ve tarım arazilerini tahrip etti” başlığını taşıyor.
Haberde şöyle deniliyor:
“Filistin sivil toplum kuruluşu BEYDER'den yapılan açıklamaya göre, İsrail askerleri, Batı Şeria'nın orta kesiminde Ramallah'ın kuzeydoğusunda bulunan Kefr Malik beldesinde yüzlerce zeytin ağacını söktü ve tarım arazilerini tahrip etti.
İsrail ordusu ve Filistin topraklarını işgal eden İsraillilerin, işgal altındaki Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde zeytin hasadı sezonu sürerken düzenledikleri saldırılarda Filistinli çiftçilerin arazilerine ulaşmalarını engelleyerek ağaçları söküp arazileri tahrip ettiği bildirildi
İsrail ordusu Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin kentinin güneyinde bulunan Ceba beldesinde, el konulmuş arazilerde kurulan Yahudi yerleşimi ‘Tersele’ yakınlarında, zeytin toplamaya çalışan Filistinlilere göz yaşartıcı gazla müdahale etti. Çiftçilerin tarım arazilerine ulaşmasını ve zeytin toplamasını engelledi.
Nablus'taki Beyt Furik beldesinin doğusunda yer alan el-Aşr bölgesinde de çiftçiler İsrail güçlerince arazilerinden çıkarıldı. İsrail askerleri Filistinlilerin topladıkları zeytinlere el koyma tehdidinde bulundu.
İsrail ordusu, El Halil'in güneyindeki Susiya köyü yakınlarında bulunan Gazive bölgesindeki tarım için kullanılan yapıları yıktı. İsrail buldozerleri ayrıca El Halil'in kuzeybatısındaki Beyt Ula beldesinde tarım arazilerini tahrip etti ve zeytin ağaçlarını söktü.
Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler de El Halil'in kuzeyindeki Beyt Ummar beldesinin Vad eş-Şeyh bölgesinde bir Filistinliye ait tarım arazisini tahrip etti.
İsrailliler, Ramallah'ın doğusundaki Burka köyüne de saldırdı.
İsrail askerleri işgal altındaki Kudüs'ün kuzeybatısındaki Beyt Annan beldesine bağlı Huneydik bölgesinde Filistinlilerin zeytin hasadı yapmasına izin vermedi.
Filistin Ayrım (Utanç) Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Heyeti, 12 Ekim'de, bu ayın başından bu yana İsrail ordusu ve Filistin topraklarını işgal eden İsrailliler tarafından gerçekleştirilen, zeytin hasadı sezonuyla bağlantılı 136 saldırının belgelendiğini duyurmuştu.
Genellikle ekim ayının başında başlayıp kasım ayının sonuna kadar süren zeytin hasadı, binlerce Filistinli ailenin başlıca geçim kaynakları arasında yer alıyor.”
***
Bu haberi okurken, Türkiye’de madencilik gerekçesiyle sökülen milyonlarca zeytin ağacını hatırladım.
İsrail’in işgal ettiği yerlerde zeytin ağacını sökmesiyle, Türkiye’de ruhsat verilen maden şirketlerinin zeytin ağaçlarını sökmesi arasında sonuç olarak ne fark var?
İkisinde de halkı toprağa, yani vatana bağlayan dünyanın en değerli ağacı sökülüyor...
***
Tarım konularına uzman gazeteci Ali Ekber Yıldırım, 2 Mart 2022 tarihinde “Zeytinciliği yok etme planı 20 yıldır devrede” başlıklı bir yazı yazmıştı.
Yıldırım, “AKP, iktidara geldiği 2002’den bu yana zeytin sahalarının imara, madencilik, sanayi faaliyetlerine açılması için tam 9 kez yasa, yönetmelik değişikliği gündeme getirdi.” bilgisini vermiş ve “Kimse ‘enerji ihtiyacı, kamu yararı, kesilen zeytin ağacından daha fazla zeytin dikilecek’ yalanlarının arkasına sığınmasın. Yerin üstündeki zeytin ağacı, yerin altındaki madenden daha değerlidir” demişti.
***
Karadeniz’de de fındık ağaçlarını yok eden böcekler türedi... Taban fiyat politikaları zeytinde de fındıkta da üzümde de üreticiyi masrafını karşılayamaz duruma düşürdü.
Dışarıdan bakan bir göz, Türkiye’de yönetenlerin çiftçiyle mücadele ettiğini bütün açıklığıyla görür ama üretenler henüz durumun farkında değil... Farkında olsalar, iktidara tek oy bile vermezlerdi.