Dün sabah saatlerinde beyaz et sektöründe haksız fiyat artışı yapıldığı gerekçesiyle 8 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonu ise Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurmuştu.

Operasyon sonrası Banvit, Erpiliç, Gedik ve Lezita'nın da bulunduğu 13 firmaya denetim kayyumu atanırken, 32 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Operasyonun ardından İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan ise hukukun işlemesi gerektiğini ifade ederek üreticilere yönelik topyekun bir itibarsızlaştırma dilinin Türkiye'nin üretim iklimine ve stratejik sermayesine zarar vereceği ikazında bulundu.

“HASAS DENGEYİ KORUMAK ZORUNDAYIZ”

Bahçıvan sosyal medya hesabı üzerinden gerçekleştirdiği paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye’nin büyüme hikâyesi; yatırım yapan, üretimden vazgeçmeyen, istihdam sağlayan, ihracatla ülkesine değer katan ve tüm vergi–sigorta yükümlülüklerini yerine getiren özel sektörümüzün omuzlarında yükseliyor. Elbette piyasa düzeninin korunması, adil rekabetin sağlanması ve vatandaşımızın temel gıdaya makul koşullarda ulaşması devletimizin en doğal ve en önemli sorumluluklarındandır.

Hukuk işlesin; yanlış varsa gereği yapılsın. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak bunu yaparken çok hassas bir dengeyi de korumak zorundayız. Bir sektöre, bir üretim zincirine, yatırım yapan sanayiciye ve üreticiye dönük topyekûn bir itibarsızlaştırma dili, Türkiye’ye fayda sağlamaz. Aksine yatırım iştahını zedeler, üretim cesaretini kırar, istihdamı ve ihracatı olumsuz etkiler. Yanlışı olan hukuk önünde hesabını verir. Ama üretim yapan, risk alan, fabrika kuran, insan çalıştıran, ülkesine katma değer sağlayan özel sektörümüzün itibarı da bu ülkenin stratejik sermayesidir.

"ÜRETİMİ İNCİTİRSEK, YARIN YATIRIM, ARADIĞIMIZDA GEÇ KALMIŞ OLURUZ”

Bugün Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu şey; üreticisini korkutan değil, doğruyu denetlerken üretimi güçlendiren bir iklimdir. Çünkü bu ülkeyi büyütecek olan; kamu–özel sektör güveni, hukuk devleti ilkesi, adil rekabet ve güçlü üretim kapasitesidir. Türkiye Yüzyılı’nı; yatırımcısıyla, sanayicisiyle, üreticisiyle, çalışanıyla ve ihracatçısıyla birlikte inşa edeceğiz. Bugün üretimi kolayca incitirsek, yarın yatırım, istihdam ve ihracatı aradığımızda geç kalmış oluruz. Hukuk işlesin. Rekabet korunsun. Tüketici korunsun. Ama üretim iklimi de mutlaka korunsun."