Silivri'de tutuklu bulunan İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu adaylık sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“İmamoğlu’nun yarışamadığı bir seçim Cumhurbaşkanı'nın meşruiyetinin bittiği̇ bir seçim olur” diyen İmamoğlu “400 milletvekili̇ hülyasına kapılırlarsa çok beklerler” ifadelerini kullandı.

T24'ten Cansu Çamlibel'e konuşan İmamoğlu, kendisine yöneltilen sorulara açık ve net cevap verdi.

Soru: CHP Genel Başkanı Özgür Özel dokuz aydır sizin partinin cumhurbaşkanı adayı olduğunuzu ısrarla söylemeye devam ediyor ancak bazı açıklamaları hukuken bunun mümkün olamayabileceğini gördüğünü ele veriyor.

Alternatif senaryolara değindiği açıklamalardan birinde şunu söylemişti: “Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olamaması durumunda en kuvvetli aday olarak Mansur Yavaş görülüyor; anketlerde Erdoğan’ı geçiyor.” Siz de artık bir sonraki seçim için adaylığınızın zora girdiğini kabul etme noktasında mısınız? Bu soruyu siyasi bir dava örneği olarak Ergenekon davasının 6 yıl sürdüğünü hatırlatarak sormak isterim.

İmamoğlu'nun yanıtı şu şekilde oldu:

'DİPLOMA DAVASI, HUKUK TARİHİMİZİN GÖRDÜĞÜ EN BÜYÜK KARA LEKELERDEN BİRİDİR.'

Öncelikle bir meselenin altını çizerek başlamak isterim: Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’deki en şeffaf, gördüklerini söyleyen, söylediklerini hisseden ve milletimize karşı en açık olan siyasi partidir. Yani biz hiçbir şeyi “ele vermeyiz”, ülkemiz için bildiğimizi ve gördüğümüzü milletimizle her daim paylaşırız.

Diploma davası, hukuk tarihimizin gördüğü en büyük kara lekelerden biridir. Devlet kontenjan açıyor; belgelerimi eksiksiz ibraz ediyor ve yatay geçiş hakkı kazanıyorum. Bırakın lisansı, aynı üniversitede yüksek lisans bile yapıyorum. Bütün bunları yaparken devletin kurumlarına ve adaletine güvendim ben. 19 yaşında bir genç olarak, devletin ilanına, evraklarına ve onayına güvenmeyip kime güvenelim Allah aşkına? Biz devleti hep güvenilir bildik; vatandaşını, gencini, yaşlısını korur kollar diye öğrendik. Fakat maalesef ki bugün bir avuç muhteris, devletimizin yargısını, kurumlarını istismar ederek 35 yıllık diplomamı almaya çalışıyor. Anlaşılan o ki Cumhurbaşkanı adayı olduğunuzda, helal olan haram edilmek isteniyor. Bu kumpas, net bir kara lekedir. Yalnız benim haklarım değil, devletin yargısının ve kurumlarının şeref ve namusu, güvenilirliği de söz konusudur. Biz inşallah siyasi tarihimize ve hukukî değerlerimize bu kara lekenin sürülmesine izin vermeyeceğiz.

'YETKİYİ MİLLET VERİR, MİLLET ALIR'

Adaylık meselesine gelince, ben kendi irademle değil, 15,5 milyon vatandaşımızın iradesiyle Cumhurbaşkanı adayı oldum. Yetkiyi millet verir, millet alır. Diploma davası henüz sonuçlanmamıştır. Adaylığım kesin bir biçimde devam etmektedir. Ancak sonuç ne olursa olsun Cumhuriyet Halk Partisi, milletin iktidarını kurmak için milletimize karşı üzerine düşen vazifeyi yapacaktır. Onlarla yol arkadaşlığı yapmaktan onur duyduğum Sayın Genel Başkanım Özgür Özel ve Sayın Başkan’ım Mansur Yavaş, Türkiye’nin önemli değerleri.

'400 MİLLETVEKİLİ HÜLYASINA KAPILIRLARSA, ÇOK BEKLERLER'

Cumhuriyet Halk Partisi, birçok Cumhurbaşkanı adayı çıkarabilecek kalitede ve kalibrede bir partidir. İnanın bizim kim aday olacak gibi bir endişemiz yok! Fakat iktidardakilerin Anayasa'mızdaki dönem şartını nasıl aşacağını çok merak ediyorum. Eğer adaylıkta ısrar ediyorsa; 15,5 milyon insanımızın iradesine halel getirmeyecekti, sandıkta karşıma çıkmaktan korkmayacaktı.

400 milletvekili hülyasına kapılırlarsa, çok beklerler. Milletin önüne referandum sandığının koyulacağı günü heyecanla ve hevesle beklediğimizi bilsinler. Ekrem İmamoğlu’nun katılamadığı, özgür bir şekilde yarışamadığı bir seçim, Cumhurbaşkanı’nın meşruiyetinin bittiği bir seçim olur. On milyonların, Ekrem İmamoğlu yerine adaylaştığı bir seçime dönüşür.