Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü'nde düzenlenen “Vesayet İnşalarına Karşı Milli İrade Mücadelesi Paneli”nin açılışında konuştu.

Duran, 17 Eylül'ün eski Başbakan Adnan Menderes'in, 16 Eylül'ün ise eski Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile eski Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idam edilmelerinin 65. yıl dönümü olduğunu belirtti. Menderes ve beraberindekileri anan Duran, Türkiye'nin demokrasi mücadelesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İletişim Başkanı Duran: “Millet darbecileri tarihin karanlık sayfalarına gömdü” - Resim : 1

“MİLLETİN İRADESİ KENDİ SİYASETÇİLERİNE SAHİP ÇIKMIŞTIR”

Duran, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Siyasetçilere darağacını reva gören zihniyet, esasen Türk milletinin istikbalini, millî iradesini hedef almış bir zihniyettir. Lakin başka bir gerçek de var ki o da milletin sinesinde yer edinen liderlerin ve siyasi hareketlerin tarih sayfalarında yer almaya devam edeceğini, asıl darbecilerin lanetle anılacağını göstermektedir. Milletin iradesi kendi siyasetçilerine er ya da geç sahip çıkmakla tecelli etmiştir. Hepimizin bildiği gibi her darbe teşebbüsünden sonra aziz milletimiz darbecileri tarihin karanlık sayfalarına gömerken millî iradeyi temsil edenlere kendi gönlünde apayrı bir yer vermiştir.”

15 TEMMUZ VURGUSU

Yassıada'nın Demokrasi ve Özgürlükler Adası'na dönüştürülmesine de değinen Duran, geçmişte yaşananların unutulmaması gerektiğini söyledi.

Duran, 15 Temmuz'a ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

“Bizlere düşen geçmişte yaşananları unutmadan, unutturmadan aynı acıların bir daha yaşanmaması için demokrasimize, millî iradeye kararlılıkla sahip çıkmaktır. 15 Temmuz'da tüm dünyaya gösterdiğimiz gibi Türkiye darbelere ve darbecilere, millî iradenin vesayet altına alınmasına, demokrasinin ve millet iradesinin hedef alınmasına asla izin vermeyecektir. Milletimiz o gece sokaklara, meydanlara, köprülere ve Cumhurbaşkanımızı karşılamak için havalimanına giderek bu vesayet dönemini inşallah bir daha geri gelmeyecek şekilde sona erdirmiştir.”

GEZİ VE 17-25 ARALIK AÇIKLAMASI

Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Duran; 28 Şubat, 2007 e-muhtırası, 7 Şubat MİT krizi, 17-25 Aralık süreci, Gezi Parkı olayları ve 15 Temmuz darbe girişimini de konuşmasında ele aldı.

Duran, söz konusu süreçlere ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Elbette vesayetçiler Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük yürüyüşünü durdurmak için çok sayıda hamle yaptılar. 28 Şubat karanlığını bin yıl sürdürme gayretinde olanlar, 2007'de e-muhtırayla siyasete deyim yerindeyse yeniden ayar vermeye kalkmışlardı. 7 Şubat MİT Krizi'nde devleti ve devletin en kritik kurumlarını felç etmeye yönelmişlerdi. 17-25 Aralık kumpaslarıyla yargı ve emniyet içindeki hücrelerini harekete geçirmişlerdi. Gezi kalkışmasında sokak terörüyle hükûmeti devirmeyi hedeflemişlerdi. Bu karanlık girişimlerden sonuç alamayanlar, uluslararası ekonomik saldırılarla ülkemize bedel ödetmeye, Türkiye'yi istedikleri hizaya sokmaya çabaladılar. 15 Temmuz gecesi dış mihrakların taşeronu olan FETÖ ihanet şebekesi eliyle devleti işgal etmeye, milleti kendi tankları ve uçaklarıyla katletmeye cüret ettiler. Şükürler olsun ki başaramadılar, başaramayacaklar.”

Duran'ın Gezi, 17-25 Aralık ve uluslararası aktörlere ilişkin bu ifadeleri, konuşmadaki kendi değerlendirmelerini yansıtıyor.

PANELDE 27 MAYIS DÖNEMİ ELE ALINDI

Program kapsamında “Cumhurbaşkanlığı Arşivinden Fotoğraflarla Demokrasiye Vurulan Darbe: 27 Mayıs” adlı kitap da tanıtıldı. Panelde Yassıada'daki yargılamalar, sivil siyasetin karşılaştığı vesayet baskısı ve kurumsallaşma mücadelesi ele alındı.