Tuna Ortaylı, “İlber Ortaylı’nın kızı” olduğunu öğrenenlerin genellikle “Evde kim bilir ne sohbetler dönüyordur” şeklinde tepkiler verdiğini ancak bunun gerçeği pek yansıtmadığını esprili bir dille anlatıyor.

İlber Ortaylı’nın bilinmeyen baba yönü: Kızı Tuna Ortaylı anlattı - Resim : 1

Ona göre evdeki sohbetler, sanıldığı gibi sürekli tarih odaklı değil; tam tersine, oldukça sıradan bir baba-kız ilişkisi yaşanıyor. Zaman zaman fikir ayrılıkları yaşanıyor, küçük tartışmalar çıkıyor ve her ailede olduğu gibi didişmeler kaçınılmaz oluyor.

Yazısında, babasının sürekli nasihat verme çabasına karşı bazen kulak tıkadığını, babasının da buna karşılık içten içe sitem ettiğini dile getiren Ortaylı, ilişkilerinin aslında oldukça “normal” bir dinamikte ilerlediğini vurguluyor.

Bununla birlikte, babasının yaşıtlarına kıyasla daha farklı bir bakış açısına sahip olması nedeniyle ilişkilerinin klasik aile kalıplarından da ayrıldığını belirtiyor. Özellikle düşüncelerini rahatça ifade edebilme, açık konuşabilme ve tartışma özgürlüğü konusunda aralarında alışılmışın dışında bir iletişim kurduklarını söylüyor. Bu durumun zaman zaman sınırları zorladığını kabul etse de, ilişkilerini eğlenceli ve canlı kıldığını ifade ediyor.

İlber Ortaylı’nın bilinmeyen baba yönü: Kızı Tuna Ortaylı anlattı - Resim : 2

Son yıllarda torun sahibi olunmasıyla birlikte konuşmaların odağının değiştiğini de anlatan Tuna Ortaylı, çocuk yetiştirme konusunun aile içinde yeni bir tartışma alanı yarattığını aktarıyor. Babasının torunu üzerinden sık sık önerilerde bulunduğunu, hatta izlenen çizgi filmlerden spor aktivitelerine kadar pek çok konuda yorum yaptığını esprili bir dille dile getiriyor.

Ancak işin mizahi tarafını bir kenara bıraktığında, babasından edindiği en önemli kazanımları da sıralıyor. Bunların başında, düşündüğünü açıkça ifade edebilmek geliyor. Bu özelliğin zaman zaman iş hayatında zorluklar yarattığını kabul etse de, bugün sahip olduğu karakterin temelini oluşturduğunu düşünüyor.

Bir diğer önemli ders ise “cimrilikten kaçınmak.” Tuna Ortaylı, parayı bilinçli kullanmayı öğrendiğini ancak asla pinti olmamayı ilke edindiğini belirtiyor. Ona göre cimrilik sadece maddi değil, manevi anlamda da kendini gösteren bir tutum. Bu nedenle hem maddi hem de duygusal açıdan cömert olmayı tercih ettiğini ifade ediyor.