Erlangen-Nürnberg Üniversitesi'nden (FAU) araştırmacılar, bitter çikolata ve kahve gibi gıdalarda bulunan polifenollerin, çinko ile birleştiğinde vücutta doğal bir koruma kalkanı oluşturduğunu belirledi.
Araştırma ekibi, bu etkileşimin hücrelere zarar veren ve yaşlanmaya neden olan "serbest radikalleri" etkisiz hale getiren bir süperoksit dismütaz mimiği oluşturduğunu gözlemledi.
Laboratuvar ortamında gerçekleştirilen deneylerde, çikolatanın içeriğindeki antioksidanların çinko takviyesiyle birleştiğinde, oksidatif strese karşı hücresel savunmayı %40 oranında artırdığı kaydedildi. Bu durumun, kronik iltihaplanma ve DNA hasarı gibi yaşlılığa bağlı semptomların önüne geçebileceği vurgulandı.
UZMAN GÖRÜŞLERİ: BİYOLOJİK YAŞ ÜZERİNDE ETKİLİ
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Dr. Ivana Vinkovic Vrcek, polifenollerin vücut direnci üzerindeki stratejik önemine değindi.
Dr. Vrcek, bu bileşenlerin sadece genel sağlığı iyileştirmekle kalmadığını, aynı zamanda nörodejeneratif süreçleri yavaşlatma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.
Oxford Üniversitesi'nden beslenme uzmanı Dr. Karin Ried ise bitter çikolatanın damar esnekliği üzerindeki etkilerini hatırlatarak şunları kaydetti:
"Kahve ve bitter çikolata, özellikle flavanol içeriği sayesinde kan basıncını düzenleyerek damar yaşlanmasını geciktiriyor. Ancak bu etkinin kalıcı olması için tüketilen çikolatanın en az %70 oranında kakao içermesi ve şekersiz olması gerektiğini tespit ettik."
DNA KORUMA MEKANİZMASI
Harvard Tıp Fakültesi tarafından yürütülen paralel bir çalışma, düzenli kahve tüketiminin telomer boyu (DNA uçlarındaki koruyucu başlıklar) üzerindeki etkilerini inceledi.
Çalışma sonucunda, kafein ve antioksidanların telomer kısalmasını yavaşlatarak hücresel ömrü uzatabileceği verisine ulaşıldı.
Uzmanlar, kahvenin karaciğer sağlığı üzerindeki koruyucu etkisinin de bu yaşlanma karşıtı sürecin bir parçası olduğunu dile getirdi.