Tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı (İBB) görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu, 51'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 80. günü, tutuksuz sanıkların savunma ve sorgularıyla devam ediyor.
Duruşmada savunma yapan İsmail Akkaya, Sabriya Akkaya, Eren Güven ve Beyoğlu Belediyesi’nde şoför olarak çalışan Mehmet Akif Bulut dahil birçok sanık, ne ile suçlandıklarını bilmediklerini, suç isnadı bulunmadan iddianamede isimlerine yer verildiğini söyledi. İnan Güney’in şoförü Deniz Göreli ne ile suçlandığını bilmeden 7 ay tutuklu kaldığını belirtirken Beyoğlu Belediyesi Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan da söz konusu duruma itiraz ederek, “İddianamenin şüpheli kısmında ve sonuç kısmında adım geçiyor. Kendimi nasıl savunacağımı bilmiyorum. Suç işlemedim, iştirak etmedim” ifadelerini kullandı.
Tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler, mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı. Bugünkü duruşmaya tahliye edilen Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney de izliyor.
Sanık kürsüsüne gelen ilk isim İBB Anadolu Yakası Reklam Denetim Zabıta Amiri Paşa Şahin oldu. Şahin, iddianamede isminin yalnızca tek eylemde geçtiğini, hukuka aykırı bir talimat aldığına ya da verdiğine ilişkin bir iddia bulunmadığını ifade etti.
Şahin’in ardından Eyüp Selman Korten sanık kürsüsüne geldi. Korten, 2006-2020 arasından İBB’de memur olarak çalıştığını söyledi, herhangi bir firmayı kayırdığına ilişkin dosyada somut bir belge olmadığını belirtti. Korten’in savunması sona erdi, avukat beyanlarına geçildi.
'HESAP HATASI VAR'
Korten’in ve avukatının savunması bitti, sanık kürsüsüne Aykut Gamsız geldi. Gamsız, kendisine yöneltilen suçlamada bir hesap hatası olduğunu, Kamu İhale Kanunu sistemine hesaplamaların doğru girildiğini söyledi.
Gamsız’ın ardından Serkan Boztepe sanık kürsüsüne geldi ve eylemde iddia edilen fazla tutarın yanlış hesaplama olduğunu ve bir sonraki hakedişte bu tutarın düşüldüğünü belirtti.
Boztepe’den sonra İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Sencer Hacıoğlu sanık kürsüsüne geldi. İSFALT Hacıoğlu, kesinleşmemiş ara ödemelerin kamu zararı doğurmadığını ifade etti ve beraatini talep etti.
Hacıoğlu’ndan sonra sanık kürsüsüne gelen İSFALT A.Ş. Anadolu Yakası Uygulama Müdürü Serdar Ekinci, suçlandığı eylemin akaryakıt kullanımıyla ilgili olduğunun altını çizdi ve “İş makineleri trafiğe karışamaz, akaryakıt istasyonuna gidemez” dedi.
Ekinci’den sonra Ümit Tıraşçı savunmasını yaptıı. Serdar Ekinci ve Ümit Tıraşçı’nın avukatı Umut Albayrak, dosyaya giren bilirkişi raporunda alt ihalenin hiç görülmediğini, sorunun da buradan kaynaklandığını belirtti.
İBB Genel Sekreter Yardımcısı: Bilirkişiler yetkinlikleri olmamasına rağmen rapor hazırladı
Daha sonra sanık kürsüsüne gelen eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Orhan Demir, hazırlanan bilirkişi raporu nedeniyle sanık olduğunu ancak bilirkişilerin yetkinlikleri olmamasına rağmen bu raporu yazdıklarını söyledi.
Demir’in savunması sona erdi, avukatı Rıza Koçak’ın beyanlarına geçildi. Koçak, dosyadaki raporu hazırlayan bilirkişilerin alenen suç işlemeye teşvik ettiğini belirtti ve “Bu bilirkişiler bize suç işlemeyi önermektedir” dedi.
AKKAYA: NE İLE SUÇLANDIĞIMI BİLMEDEN 9 AYDIR HAPİS YATIYORUM
Demir’den sonra sanık kürsüsüne gelen İsmail Akkaya, ne ile suçlandığını bilmeden 9 ay hapis yattığını söyledi ve hakkında iddianamede bir anlatım bulunmadığını, MASAK raporunda kendisiyle ilgili bir değerlendirme olmadığını belirtti.
Beyoğlu Belediye Başkanı: Suç isnadı olmadığı için kendimi neye göre savunacağımı bilmiyorum
Akkaya’dan sonra bir diğer tutuksuz sanık Sabriye Akkaya kürsüye geldi. Akkaya’nın ardından Beyoğlu Belediye Başkanı koruma görevlisi Eren Güven savunmasını yaptı. Güven, iddianamenin kapak kısmında ve ceza istenen bölümünde adının geçtiğini ama neyle suçlandığını bilmediğini ifade ederek, “Suç isnadı olmadığı için kendimi neye göre savunacağımı bilmiyorum” dedi.
'Ne ile suçlandığımı bilemeden 7 ay tutuklu kaldım'
Eski Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in koruması olan Güven’den sonra Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göreli’nin savunmalarına geçildi. Beyoğlu Belediyesi’nde şoför olarak çalışan Mehmet Akif Bulut, evindeki aramada bulunan 2 bin dolar ve 2 bin 400 TL’nin iadesini talep etti. İnan Güney’in şoförü Deniz Göreli ise ne ile suçlandığını bilmeden 7 ay tutuklu kaldığını belirtti.
BEYOĞLU BELEDİYESİ ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ: KENDİMİ NASIL SAVUNACAĞIMI BİLMİYORUM
Sanık kürsüsüne çıkan bir diğer isim Beyoğlu Belediyesi Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan oldu. Özcan, “İddianamenin şüpheli kısmında ve sonuç kısmında adım geçiyor. Kendimi nasıl savunacağımı bilmiyorum. Suç işlemedim, iştirak etmedim” ifadelerini kullandı.
Fındık: Beni işten çıkartanlarla aynı örgütten olduğum iddia ediliyor
Özcan'ın ardından sanık kürsüsüne gelen Şükrü Fındık, İBB tarafından işten çıkartıldığını söyledi ve “Beni işten çıkartanlarla aynı örgütten olduğum iddia edilmektedir” dedi.
Fındık’ın savunmasının ardından mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi.
Özcan: Can Akın Çağlar’ı, Murat Ongun’u Fatih Keleş’i tanımıyorum
Ara sona erdi, duruşma başladı. Sanık kürsüsüne gelen ilk isim HeyMo Etkinlik Hizmetleri A.Ş. kurucu ortağı Egemen Özcan oldu. Özcan, 'örgüt'le ilgili en ufak bir fikri ve gözlemi olmadığını belirterek, “Ben bu eylemde suçlanan Ekrem İmamoğlu’nu şahsen tanımıyorum. Can Akın Çağlar’ı, Murat Ongun’u Fatih Keleş’i tanımıyorum” dedi.
Özcan'ın savunması sona erdi. Sanık kürsüsüne bir diğer tutuksuz sanık reklamcı Mehmet Cem Topçuoğlu geldi. Topçuoğlu, hakkında dava açılmasına makul bir sebep bulamadığını belirtti. İddianamedeki Paris Evi Projesi'ni savcılık çağırınca öğrendiğini ifade eden Topçuoğlu, "İş planlanırken, yapılırken ya da ödeme alınırken bana bilgi verilmemiştir. Verilmesi de gerekmez" dedi.
TOPÇUOĞLU'NUN AVUKATI: BDDK RAPORUYLA SAVCILIĞIN İDDİALARI ARASINDA ÇELİŞKİLER VAR
Topçuoğlu'nun ardından avukatı Naim Karakaya söz aldı. Karakaya, BDDK raporuyla savcılığın iddiaları arasında çelişkiler bulunduğunu söyledi.
Avukat Karakaya'nın savunmasının ardından bir diğer tutuksuz sanık Medya A.Ş. İç Yapımlar Koordinatörü Nazlı Dalar söz aldı. Dalar, satın alma süreçlerini yönetme ya da finansal süreçlere dahil olmak gibi bir yetkisinin olmadığını söyledi. İddianamede bahsedilen reklam alanları, reklam izinleri, gelir süreçleri ve ihale işlemleri hakkında bilgi sahibi olmasının söz konusu olmadığını vurgulayan Dalar, ihalenin sözleşme tarihinin 21 Ekim 2019 olduğunu ve kendisinin o tarihte 18 günlük çalışan olduğunu ifade etti.
Dalar'ın savunmasının ardından avukatı Fırat Tartan söz aldı. Av. Tartan, müvekkilinin savunmasını tamamladı. Avukat Tartan'ın ardından bir diğer tutuksuz sanık reklamcı Ömer Bedirhan Çoka, sanık kürsüsüne geldi. Çoka, iddianamede bahsi geçen iki şirketin karıştırıldığını ve çalıştığı şirketin farklı olduğunu söyledi. Hakkındaki suçlamaların sebebinin iki şirket isminde de 'karma' kelimesinin bulunması olduğunu söyleyen Çoka'nın ardından avukatı Beyzanur Akdoğan müvekkilinin savunmasını yaptı.
Sanık kürsüsüne bir diğer tutuksuz sanık eski Şişli Belediyesi Meclis Üyesi ve muhasebeci Mete Sarısaltun geldi. "Ben sadece bir muhasebeciyim" diyen Sarısaltun, "Bu anlatılan mekanizmanın neresinde ben varım? Hangi şirket üzerinden rüşvet vermişim? Ben bu soruların yanıtını istiyorum" dedi. Sarısaltun'un ardından söz alan avukatı Kübra Şimşek ise müvekkilinin beraatini istedi.
Sanık kürsüsüne tutuksuz sanık Tuncay Önderoğlu geldi. 30 yılı aşkın süredir İBB'de çalışan Önderoğlu, isnat edilen suçların Sayıştay denetiminden geçtiğini söyledi. Önderoğlu'nun ardından söz alan avukatı Kübra Önderoğlu, müvekkilinin beraatini talep etti.
Sanık kürsüsüne "etkin pişmanlık" ifadesi veren mali müşavir Cem Çelik geldi. Çelik, resmi faturalar karşılığında ödemeler yapılan evrakları mahkemeye sunduğunu belirtti. "Etkin pişmanlık" ifadesi veren ve tahliye edilen Murat Abbas ile birlikte saha gezileri yaptıklarını ifade eden Çelik, bu gezilerin birçok kişinin tanıklığında gerçekleştiğini söyledi. Çelik'in savunmasının ardından sorgusuna geçildi.
Murat Ongun'dan Murat Abbas sorusu
Çelik'in sorgusu sırasında söz alan Murat Ongun, Dijital Deneyim Merkezi'nin (DDM) inşaat sürecine değindi. Ongun, "Ben sizi ABD'den çağırıp bu işin ticari yönüyle ilgili bir toplantı yaptım mı?" diye sordu. Bunun üzerine Çelik, "Hayır" yanıtını verdi. Ongun, "Size buranın işletme payının yüzde 40 olduğu söylendi. Murat Abbas, size gelip işletme payının yüzde 31 olduğunu mu tebliğ etti?" dedi. Ongun'un sorusu üzerine Çelik, "Evet. 'Ertan Yıldız böyle söyledi' dedi ama Ertan beyin ağzından böyle bir şey duymadım. Benim orada muhatabım Murat Abbas'tı" ifadelerine yer verdi.
Çelik'in sorgusu sırasında söz alan tutuklu Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer'in avukatı Serkan Günel, "Murat Abbas, DDM'nin hiçbir sürecine dahil olmadım' demiş. Doğru mudur?" diye sordu. Bunun üzerine Çelik, "Yalan. Defalarca saha ziyaretimiz oldu. Ayrıca basına da bu projenin kendi başarısı olduğunu yansıttı" dedi. Sorgusu tamamlanan Çelik'in ardından avukatı Abdullah Kaya, müvekkilinin savunması için söz aldı. Çelik’in savunması ve sorgusunun ardından avukatı Abdullah Kaya’ın beyanlarına geçildi.
Daha sonra sanık kürsüsüne Nail Güler geldi. Güler, İddianamedeki 22 sayfalık bölümün kendisiyle ve görev alanıyla ilgisi olmayan değerlendirmelerden oluştuğunu belirterek beraatini istedi.
Güler'den sonra bir diğer tutuksuz sanık İBB Kentsel Tasarım Şube Müdürü Bayram Taşkın kürsüye geldi. İBB'de görev yaptığı 29 yılın 26'sında yönetici olarak birçok belediye başkanıyla çalıştığını belirten Taşkın, hakkındaki iddiaların görev tanımında yer almadığını söyledi. Taşkın, iddianamede çok önemli hatalar olduğunu söylerken isminin dosyaya sehven yazıldığını düşündüğünü dile getirdi. Taşkın, Murat Ongun'la görevi boyunca bir defa bile yan yana gelmediklerini, bir kez babası vefat ettiğinde başsağlığı için aradığını söyledi.
Taşkın’ın savunmasının ve sorgusunun ardından avukatının beyanlarına geçildi. Daha sonra mahkeme başkanı duruşmaya 1 saat ara verdi.