ABD ve İsrail’in askeri saldırılarına İran’ın verdiği yanıt kapsamında Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin ciddi şekilde aksaması, küresel ticaretin diğer kritik geçiş noktalarına yönelik endişelerini artırdı.

Bloomberg’in analizine göre dikkatler, dünyanın en yoğun deniz ticaret koridorlarından biri olan Malakka Boğazı’na çevrildi.

Endonezya ile Malezya arasında yer alan ve ticareti Singapur üzerinden yönlendiren dar su yolu, küresel deniz ticaretinin beşte birinden fazlasına ev sahipliği yapıyor. Uzmanlar, özellikle enerji ithalatında bu rotaya yüksek derecede bağımlı olan Çin açısından boğazın uzun süredir stratejik bir zafiyet olarak görüldüğüne dikkat çekiyor.

"ÜCRET İDDİASI PİYASALARDA TEDİRGİNLİĞE YOL AÇTI"

Habere göre, Hürmüz’deki gelişmelerin ardından Endonezya’da transit geçişlere ücret getirilmesi ihtimalinin kısa süreliğine gündeme gelmesi piyasalarda tedirginliğe yol açtı.

Ancak bölge ülkeleri, Malakka Boğazı’nın açık ve ücretsiz kalacağı yönünde güvence verdi. Buna rağmen son gelişmeler, küresel ticaretin yoğun kullanılan dar geçitlerdeki aksamalara karşı ne kadar hassas olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

KÜRESEL TİCARETİN ANA DAMARI

Hint Okyanusu ile Güney Çin Denizi ve Pasifik Okyanusu arasında bağlantı sağlayan Malakka Boğazı, Orta Doğu ile Doğu Asya arasındaki en kısa deniz rotası konumunda bulunuyor. Endonezya’nın Sumatra Adası ile Malay Yarımadası arasında uzanan yaklaşık 800 kilometrelik geçiş, kuzeyde Tayland’a, güneyde ise Singapur’a açılıyor.

Analize göre alternatif güzergahlar arasında Sunda Boğazı ile Lombok Boğazı ve Makassar Boğazı bulunsa da, bu rotalar daha uzun ve maliyetli olmaları nedeniyle sınırlı ölçüde tercih edildiği belirtildi.

HÜRMÜZ’DEKİ KRİZ DAR GEÇİTLERİN ROLÜNÜ GÜNDEME TAŞIDI

Bloomberg’in haberine göre Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, dar deniz geçitlerinin jeopolitik gerilimlerde ne kadar kritik rol oynadığını yeniden gündeme taşıdı.

Endonezya Maliye Bakanı Purbaya Yudhi Sadewa’nın kısa süreliğine dile getirdiği geçiş ücreti önerisi hızla geri çekilirken, Endonezya’nın ABD’ye askeri uçuşlar için hava sahası erişimi verme olasılığı da ülke içinde tartışma yarattı.

Öte yandan Tayland, Malakka Boğazı’na alternatif oluşturabilecek kara köprüsü projesini yeniden gündeme taşıdı. Karayolu ve demiryolu bağlantılarıyla yarımadayı aşmayı hedefleyen projenin, transit sürelerini kısaltma potansiyeline sahip olsa da yüksek maliyet ve lojistik zorluklar nedeniyle belirsizliğini koruduğu ifade edildi.

ÇİN’İN ‘MALAKKA İKİLEMİ’

Habere göre dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin, Malakka Boğazı’na en bağımlı ülkeler arasında yer alıyor. Söz konusu durum, Pekin yönetimini alternatif enerji ve ticaret koridorları geliştirmeye yöneltmiş durumda.

Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Myanmar üzerinden projeler geliştirilirken, Orta Asya ve Rusya’dan boru hatları da devreye alınıyor.

Buna rağmen deniz yollarının Çin ekonomisi için kritik önemini koruduğu ifade edildi. Bu kırılganlık, eski Devlet Başkanı Hu Jintao döneminde “Malakka İkilemi” olarak tanımlanmıştı.