5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma ailesinin mücadelesine ve ısrarlarına rağmen adeta gizli bir el tarafından bekletildi.
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra haber alınamadı.
Diyarbakır'da yaşayan ailesi, Gülistan'ın kaybolduğu gün Tunceli'ye gelip ihbarda bulundu.
Arama çalışması başlatıldı. Araştırmalar sonunda Gülistan Doku'nun cep telefonunun, en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü'nde sinyal verdiği belirlendi.
Baraj gölünde yapılan aramalarda Gülistan Doku'ya ait iz bulunamayınca, Ekim 2022'de arama çalışmaları sonlandırılmıştı. Ancak aile kızlarını aramaktan vazgeçmedi.
Son günlerde Gülistan Doku soruşturmasında büyük bir ilerleme görüldü.

Soruşturma kapsamında Tunceli İl Özel İdare çalışanı Erdoğan Elaldı da "kasten öldürme" suçundan tutuklandı. Elaldı, Gülistan Doku'ya son temas eden kişi olarak belirtildi.
Bir tutuklama daha vardı.
Eski polis memuru Gökhan Ertok, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Görevden ihraç edilen Ertok'un Gülistan Doku'nun kaybolmasından 13 gün sonra SIM kartını takıp sosyal medya hesabına girdiği ortaya çıktı. Savcılık ifadesinde Gülistan Doku’ya ait SIM kartı, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yakın koruma polisi Şükrü Eroğlu tarafından kendisine verildiğini söyledi.
Eski polis memuru Gökhan Ertok ayrıca verileri silme talimatını dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in verdiğini itiraf etti.

Dönemin Tunceli valisinin oğlu da gözaltında. Bu kişinin ABD'de olan yakın arkadaşı içinse yakalama kararı çıkarıldığı belirtiliyor.
Gözaltına alınanlar arasında Doku'nun Alanya'da yaşayan erkek arkadaşı Z.A. ile şüphelinin annesi ve eski polis olan üvey babası da var.
SAVCILIĞIN ÖNÜNÜ KİM AYDINLATTI?
Gülistan Doku'nun canına kıyan kişilerin delilleri de bir bir karartıp, ortadan kaldırıp farklı kişileri şüpheliymiş gibi göstermek için manipülasyonlar planladıkları dahi gündeme geldi.

Peki, bunca delillin karartıldığı, SIM karttan silinip, kameralardaki görüntülerin silindiği bir ortamda savcılık nasıl ilerledi?
Yani, somut deliller ortadan kaldırılmış olduğu halde, maddi gerçek bakımından zifiri bir karanlık yaşanırken savcılığın önünü kim aydınlattı?
İşte bu noktada gözleri Narin Güran cinayetine çevirmek gerekiyor?
NARİN GÜRAN CİNAYETİNDE TUTULAN FENER
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresinde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin soruşturmada gözlerin çevrildiği tüm sanıklar susmuştu.

Tanık olabileceği tahmin edilen tüm akrabalar ve komşular da susmuştu.
Derin bir sessizliğe gömülüp üç maymunu oynayan bu köyde yine savcılığı önü zifiri karanlık olmuştu.
Çünkü yine şüpheliler bir bir delilleri ortadan kaldırıyor, olası tanıkları tehdit ediyordu.
İşte tam bu noktada devreye Ulusal Kriminal Büro girmişti.
Ulusal Kriminal Büro, kamera görüntülerindeki gölgelerden başlayarak, telefon verilerindeki kayıtlar üzerinden savcılığa yeni deliller sunmuş ve sanıkların cezalandırılmasını sağlamıştı.
Ulusal Kriminal Büro bu kez Gülistan Doku soruşturmasında devreye girdi.
Ulusal Kriminal Büro, başlatılan son süreçte Gülistan Doku'nun erkek arkadaşıyla Instagram üzerinden mesajlaşmalarını inceleme altına aldı.
Yok edilenler bir bir geri gelirken yeni deliller de dosyaya girmiş oldu.
Her ne kadar Narin Güran cinayetinde itiraflar gelmese de dosyada aile üyelerine cezalar verilmişti.
Bakalım Gülistan Doku soruşturmasında neler olacak?