Evrendeki yıldızların büyük çoğunluğunun yüzey sıcaklıklarına bağlı olarak turuncu, kırmızı, beyaz veya mavi tonlarda ışık yaydığı biliniyor. Ancak Güneş benzeri yıldızların yaşam döngülerinin sonuna gelmesiyle oluşan yoğun ve sıcak kalıntılar (beyaz cüceler) üzerinde yapılan bir çalışma, ezberleri değiştirdi.
Warwick Üniversitesi’nden araştırmacılar, Dünya’ya 65 ışık yılı uzaklığa kadar olan beyaz cüce yıldızları inceleyerek insan gözüne yeşil görünen bir yıldız tespit etti.
Birgün'de yer alan habere göre gökbilimciler, insan gözüyle bakıldığında yeşil renkte görünecek bir yıldız belirlediklerini duyurdu. Warwick Üniversitesi’nden astrofizikçi Mark Hollands’ın yürüttüğü araştırmada, Güneş benzeri yıldızların yaşamlarının son evresinde geride bıraktığı yoğun ve sıcak kalıntılar olan beyaz cüceler incelendi.
Oksijen'in CNN’den aktardığına göre göre Hollands, normal yıldızların renklerinin çoğunlukla turuncu, beyaz veya mavi tonlarla sınırlı olduğunu, ancak bazı beyaz cücelerin atmosferlerindeki fiziksel koşullar nedeniyle bu renklerden belirgin biçimde ayrılabildiğini dile getirdi.
'KOZMİK SUÇ MAHALLİ'
Araştırma ekibi, yıldızın rengini doğrudan teleskopla bakarak belirlemek yerine bilimsel bir yöntem olan spektrum analizine başvurdu. Yıldız ışığının tayf (dalga boyu) bileşenlerine ayrı ayrı ayrıştırılması sayesinde, yıldıza insan gözüyle bakılsaydı hangi rengin algılanacağı matematiksel ve fiziksel verilerle hesaplandı.
Beyaz cücelerin atmosferlerinde helyumun yanı sıra farklı elementlerin izleri de olabiliyor. Demir, magnezyum ve sodyum gibi kayalık maddelerde yaygın olan elementler, yıldızın geçmişinde bir gezegen sisteminin bulunmuş olabileceğine ilişkin ipuçları taşıyor. Bir asteroit veya gezegen kalıntısı beyaz cüceye fazla yaklaştığında parçalanabiliyor; ortaya çıkan toz ve enkaz yıldızın dış katmanlarına karışabiliyor.
Bilim insanları için beyaz cüceler, adeta kozmik birer suç mahalli. Kaliforniya Üniversitesi San Diego’dan Prof. Dr. Adam Burgasser’in bu çarpıcı benzetmesi, sönmekte olan bu yıldızların gezegen tarihini çözmedeki kritik rolünü gözler önüne seriyor. Yıldızların atmosferinde kalan element izleri, parçalanan gezegenlerin kimyasal bileşimini ve kökenini aydınlatarak gök bilimine yepyeni kapılar aralıyor.
YENİLİKÇİ YAKLAŞIM VURGUSU
Araştırmada ilgi odağı olan tek gök cismi yeşilimsi yıldızlar değil; insan gözüne somon pembesi tonlarında görünen bir beyaz cüce de merak uyandırıyor. Uzmanlardan Hollands, bu sıra dışı tonun yıldızdaki yüksek karbon yoğunluğundan kaynaklandığını ifade ediyor. Penn State Scranton’dan astrofizikçi Agnès Kim ise çalışmanın mevcut bilgileri kökten değiştirmese de fizik ve biyolojiyi buluşturan yenilikçi bir yaklaşım taşıdığını vurguluyor. Kim’e göre, yıldız spektrumlarından yola çıkarak insan gözünün algılayacağı renklerin hesaplanması araştırmanın en çarpıcı yönlerinden birini oluşturuyor.
BİRDEN 20'YE ÇIKABİLİR
Araştırmacılar, yıldızların sıcaklıklarını ve atmosfer özelliklerini renklerle birlikte sınıflandırmanın, farklı beyaz cüce gruplarının kimyasal bileşimleri arasındaki ilişkileri incelemeyi kolaylaştırabileceğini söylüyor.
RAS Techniques and Instruments dergisinde yer alan araştırma, beyaz cücelere dair devrim niteliğinde fiziksel keşifler sunmasa da mevcut gözlem verilerini insan algısıyla buluşturan özgün bir yöntem ortaya koyuyor. Çalışma, evrendeki renklerin gözümüzde nasıl karşılık bulduğunu, bilimsel verilerle harmanlayarak yeniden yorumluyor.
Hollands, yeni spektroskopik gözlem programlarının daha fazla beyaz cüce yıldızın verilerini sağlayacağını dile getirdi. Araştırmacılar, spektrum verisi bulunan beyaz cüce sayısının yaklaşık 10 kat artmasını bekliyor. Bu artış, yeşil görünen yıldızların sayısının da bir ya da ikiden 10 veya 20’ye çıkmasını sağlayabilir.