Ekonomik kriz ve yüksek enflasyonun günden güne etkisini artırdığı Türkiye’de asgari ücretli ve emekli vatandaşlar için geçim imkansız hale gelirken, altının günden güne yükselip rekor tazelemesi, vatandaşın yastık altında tuttuğu parayı altına yatırmasına neden oldu.

Et kuyruğunun ardından şimdi de altın kuyruğu: Parasını korumak isteyen kuyumcuya koştu - Resim : 1

Dışarıdan ithal edilen etin ESK’da daha ucuza satılması nedeniyle evine et girmeyen asgari ücretli ve emekliler ESK, önünde et kuyruğuna girmişti.

Şimdi ise altın fiyatlarının günden güne rekor kırması karşısında vatandaşlar, kuyumcuların önünde uzun kuyruğa girdi. Türk lirasının günden güne eridiği Türkiye’de parasının alım gücünü korumak isteyen yurttaşlar, kuyumcularda adeta altın bırakmadı.

Et kuyruğunun ardından şimdi de altın kuyruğu: Parasını korumak isteyen kuyumcuya koştu - Resim : 2

Bu sert yükseliş iç piyasada da karşılık buldu. Resmi rakamlarda gram altın 7 bin 127 liraya kadar çıkarken, Kapalıçarşı'da fiyatlar adeta aldı başını gitti. Gün içinde sık sık değişen tabelalarda gram altın 7 bin 323 liraya kadar tırmandı. Kuyumcular, fiyatları takip etmekte zorlanırken, Kapalıçarşı'da "tabela mesaisi" uzadı.

GRAMDAN CUMHURİYET REKORU

Gram altın tarafında Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesi olan 7.127 liranın görüldüğünü belirten İslam Memiş, ons altının ise günden güne rekor kırdığını belirtti. Yılın ilk yarısına kadar ons altında 4.880 dolar beklentisi olduğunu, ancak bu seviyenin daha ilk üç haftada görüldüğünü dile getirerek, yakın zamanda 5.000 dolar seviyesinin de görülebileceğini ifade etti. Gram altında ise 8 bin lira beklentileri olduğunu, ancak bu seviyelerin de üç hafta gibi kısa bir sürede test edildiğini söyledi.

"ALTIN BORÇLANMAYIN"

Altın borçlanılmaması gerektiğini özellikle vurgulayan Memiş, altının uzun vadeli bir yatırım aracı olduğunu ve al-sat yaparak para kazanmanın mümkün olmadığını ifade etti.

Yatırımcılara fiyata değil, miktara odaklanmaları gerektiğini hatırlattı. Öngörülemeyen gelişmelerin yaşanması durumunda 2026 veya 2027 yıllarında beş haneli rakamların görülebileceğini dile getiren Memiş, altın borç alıp vermenin toplumda yaygın olduğunu ancak bu süreçte hem borç alanın hem de borç verenin risk altında olduğunu söyledi. Altın borcu olanların şu anda üzüldüğünü, ancak borç verenlerin de geri alamama riski nedeniyle ilerleyen dönemde üzülme ihtimali bulunduğunu ifade ederek, gelecekteki riskler göz önünde bulundurularak altın borçlanılmaması gerektiğini belirtti.

"HİÇBİR ZAMAN GEÇ DEĞİL"

Altın yatırımında hiçbir zaman geç kalınmadığını söyleyen Memiş, tarihin tekerrür ettiğini ve zaman zaman manipülatif fiyatlamaların görülebileceğini dile getirdi. Orta ve alt gelir grubunun yatırım aracının altın değil, gümüş olduğunu vurgulayan Memiş, gümüşün son üç haftada yüzde 35 kazandırdığını ve altın ile gümüş hesaplarını önemsemeye devam ettiğini söyledi.