CHP’deki mutlak butlan kararı, muhalefet cephesini tam da Erdoğan’ın arzu ettiği şekilde ikiye, üçe ve hatta beşe böldü.
Tek bir hamle ile CHP’yi fiilen ikiye bölmeyi başaran iktidar, bundan sonrasına nasıl bir hazırlık yapıyor biliyor musunuz?
Gelin, sizi biraz Ankara ve AK Parti koridorlarında konuşulan ve konuşulmayan satır başlıklarına götüreyim…
Gereğini yapan gazeteciler
Asli görevi AK Parti ve Kabine’nin yaptığı her işi “aman da ne kadar iyi, aman da ne kadar güzel” şeklinde alkışlamak olan AK Parti’ye yakın tüm gazeteciler, son bir aydır CHP uzmanı kesildi. İşi gücü bıraktılar; "CHP’de ne oluyor, Kemal Kılıçdaroğlu ne diyor, Özgür Özel ne yapıyor?" üzerine yazıp çizmek oldu.
İsim isim saymaya gerek yok, kalem kalem biliyorsunuz kalemleri!
Dikkat kesilirseniz hemen hemen hepsinin gündemi, süregelen soruşturmalarda verilen ya da zaman zaman zorla verdirildiği de iddia edilen ek ifadelerden köşeye sıkışan vekiller ve fezlekeleri…
Kimler var listelerinde peki?
Şüphesiz ilk etapta Özgür Özel… “Ne kadar direnip dayanabilir?" derseniz, size şunu direkt söyleyeyim: Erdoğan’ın dilediği zamana kadar…
CHP’deki bu iç karışıklık ve çift başlı görüntü, Erdoğan’ın tam da istediği siyasi zemin alanı. Böylelikle arka planda süregelen 'Terörsüz Türkiye' sürecindeki DEM Parti ve ittifak ortağı MHP’nin basına yansıyan küstah talepleri gölgeleniyor.
Böylelikle ekonominin başına gelmiş ve gelecek, göreve geldiğinden beri bir arpa boyu yol alamayan Mehmet Şimşek’in mevsimlere göre şekil değiştiren ekonomisi konuşulmuyor.
Böylelikle seçim sürecine giden yolda teşkilatlar elden geçiriliyor, yeni kamuoyu anketleri yaptırılıyor ve harıl harıl yeni anayasaya rahatlıkla hazırlanılabiliyor.
Hatırlayalım; en son ne zaman şu manşeti attık ya da sorduk: "Yeni bir anayasa gerekli mi?" Bu gündemin üzerinden yaklaşık 2 sene geçti!
Evet, muhalefet cephesi yine muhteşem bir dokunuşla CHP içi karışıklık haberleri ile domine edilirken, AK Parti yeni anayasa ile karşınıza çıkmaya hazırlanıyor…
İlk adım Haziran’da
Bu siyasal hazırlığın ilk yankılarını bu ayın son kabine toplantısında duyacaksınız. Diyeceksiniz ki yeni anayasada ne var?
Partili Cumhurbaşkanına veda ediyorsunuz
Gelin, yeniden hafızamızı bir tazeleyelim…
Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mayıs ayında Danıştay'ın 158'inci kuruluş yıl dönümü töreninde mevcut anayasanın darbe izleri taşıdığını, dolayısıyla sivil bir anayasanın Türkiye için lüks değil, artık çok gecikmiş bir ihtiyaç olduğunu söyledi.
Ne dedi Erdoğan: "Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi halen dinmemiştir…"
‘Yetmez ama evet’ çare olmamış demek ki…
Sonrasında butik müdahalelerle sürekli değiştirilen anayasa maddeleri de yetmemiş…
Yetmeyen anayasa değil, yetmeyen mutlak iktidar
Fakat AK Parti bu süreçte size bir sürpriz yapmaya hazırlanıyor… 'Türk tipi Başkanlık Sistemi' adını verdikleri, kendilerini de zorlayan sistem asıl değiştirmek istedikleri…
Yine burada bir mola verelim ve Erdoğan’ın 20 Mayıs 2026 tarihindeki grup toplantısında yaptığı, "Veda mı?" diye yorumlanan şu konuşmasına götüreyim sizi:
"Yol ve dava arkadaşlarım, bugün sizlerle biraz dertleşmek, kalbimle kelamım arasına perde koymadan açık yüreklilikle konuşmak istiyorum. Bugün özellikle gözlerinin ışıltısı her zaman yüreğimizi ısıtan gençlerimizle hasbihal etmek, gönlümden geçenleri onlarla paylaşmak arzusundayım…
Bizim bu hareketin öncülerine bir borcumuz var. Bizim, Üstat Necip Fazıl'ın ifadesiyle 'Allah ve ahlak' demenin yasaklandığı karanlık günlerde 'hohlaya hohlaya buz dağını eriten' iman dolu o yüreklere bir borcumuz var. O borcu ödemek için can vermek mi gerekiyor? 'Hiç tereddüt etmeyiz, gerekirse o canı da veririz' diyerek bu yollara revan olduk. Her zaman şunun idrakinde olduk: Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir…"
Bir Erdoğan’ın geldiği doğrudur… 2026 yılının ilk yarısından itibaren Bilal Erdoğan AK Parti’nin yönetimine ısınıyor haberlerinin hepsi de doğrudur!
Sistemde ilk değişecek 101. madde
2017 referandumundan önce 101. maddenin son fıkrasında tam olarak şu kesin hüküm bulunuyordu: "Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer."
16 Nisan 2017 tarihinde oylanan ve 6771 Sayılı Kanun ile kabul edilen anayasa değişikliği paketiyle birlikte, 101. maddedeki yapı tamamen güncellendi. Bu güncellemeyle metinden "Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir" ibaresi çıkarıldı ve fıkra yürürlükten kaldırıldı. Hukuk normlarında yasaklayıcı veya kısıtlayıcı bir ifadenin anayasadan silinmesi, o eylemin yasal hale gelmesi anlamına gelir.
Bu kritik cümlenin iptal edilmesiyle birlikte, seçilen cumhurbaşkanının partisiyle bağını koparma zorunluluğu tarihe karıştı. Böylece cumhurbaşkanının bir siyasi partiye üye olmasının ve dilerse partisinin genel başkanlık koltuğunda oturmasının hukuki yolu ardına kadar açılmış oldu.
Yol Bilal Erdoğan’a çıkıyor
Şimdi bunlardan referansla yol Bilal Erdoğan’a çıkıyor… Erdoğan tam ve kuşatılmış yetkilerle devlet başkanlığına devam ederken AK Parti Genel Başkanlığı koltuğunu Bilal Erdoğan’a bırakıyor.
Teşkilat ve Genel Merkez ise buna dünden hazırlanmış durumda. Zira AK Parti teşkilatlanmasında ve devlet kademesinde görev alan çoğu isim bugün Bilal Erdoğan’ın yönetiminde olan TÜGVA ve Kartal İmam Hatip Lisesi mezunlarından oluşmuyor mu? Hah, şimdi anladınız siz onu… Siz şimdilik Şubat 2027'yi bekleyedurun, taş o zamana dek döşenir…
Bahçeli için gerçek, Erdoğan için pragmatist
Gelelim 'Terörsüz Türkiye' meselesinde atılacak yasal adımlara…
O işte top, İbrahim Kalın ve bir önceki açılım sürecinin de içinde yer alan Efkan Ala’da…
Bu iki isimden gelecek rapor ve sunumlarla şekillenecek süreçte DEM Parti ve Öcalan ne derse desin, Suriye meselesini 'Terörsüz Türkiye' süreciyle çözdü… Komisyonu ise aynı isimlerle Anayasa'da uzlaşma aramak için tutuyor…
Siz bakmayın kabinenin çiçeği burnunda iki bakanının Devlet Bahçeli’ye koltuk altında dosyalarla sunuma gittiğine… Erdoğan tıpkı CHP ve İBB davasında yaptığı gibi burada da zamana oynuyor…
Baskın seçim söylentilerini de bir tarafa bırakmanızın ya da Erdoğan’dan seçim beklentisine girmenizin de bir anlamı yok, beyhude uğraşmayın…
Erdoğan; emekliye zam, asgari ücretliye ara zam ve Anayasa’da istediği değişikliği yapmadan şuradan Dünya Kupası'nı izlemeye bile gitmez…(ki gidecek… Milli Takımın hazırlıklarını şimdiden soruyor)