Anahtar Parti'den CHP'ye Bahçeli'nin statü çağrısından Murat Ongun'un serzenişine... Muhalefetin krizi ve CHP'nin butlan tehdidi üzerine... Gelin bunu konuşalım.
Geçtiğimiz günlerde önüme bir yazı düştü. İBB Davası’nda tutuklu yargılanan Murat Ongun son dönemde sıklıkla yapılan anket sonuçlarına atıfta bulunarak muhalefete konumlanmaya çalışan Anahtar Parti’ye sitem etmiş. Şöyle diyor Ongun mesajında;
‘’Bir tek İmamoğlu davasına bakışta ayrılıyor; yeni kurulan parti Ekrem İmamoğlu'ndan uzak durmayı tercih ediyor.
***
Sarı sendika gibi bu da sarı; göründüğüyle aslı farklı. Öyle böyle de değil, çok sayıda anket yaptırıyor."
***
Bu mesajı gördüğümde şunu söyledim; "‘Bizzat ana muhalefet tarafından örselenmiş muhalefet birliği şimdi 'İmamoğlu davası takip edilmiyor' diye yakınıyor mu yani?"
İNSAN ZİHNİNİN EN BÜYÜK KUSURU: UNUTMAK
Osmanlıca bir deyiş olan "Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür" cümlesi, günümüz Türkçesi ile "İnsan hafızasının sakatlığı unutkanlıktır" anlamına gelir. Bu söz, sadece bireysel bir durumdan öte, toplumsal olayların, siyasi vaatlerin ve tarihi dönemeçlerin ne kadar çabuk tozlu raflara kaldırılabileceğini hatırlatan bir uyarı niteliğindedir.
Gelin bu hataya düşmemek için hafızamızı tazeleyelim. 2023 seçimleri sonrası muhalif seçmen için tam bir yıkımdı. Altılı Masa adı altında muhalefette birlik kurulmuş, sol’da konumlanan partiler dahi aynı adayın etrafında konuşlanmış ve tam bir siyasi mühendislikle kazanmak için bütün şartlar olgunlaşmıştı. Gel gelelim sonuç muhalefet cephesinin beklediği gibi olmadı ve başladı tartışmalar. Evvela ‘Değişim’ diyerek CHP genel başkanı değiştirildi. Ve Cumhuriyet Halk Partisi değişim meşalesini yakan! İstanbul Büyükşehir Başkanı Ekrem İmamoğlu ve kadrosunun vesayetine geçti. Vesayet diyorum ki hâlâ izlerini görüyorsunuz. Hal böyle olunca zaten zor kurulan muhalefet birliği başladı şu ithamlarla yıpratılmaya;
Hatırlayalım:
"Kırk milletvekili verdik" söylemleri: Özellikle sağ muhafazakâr tarafta konumlanan partilereydi bu itham. Kimse Saadet Partisi’nin ne kadar oy kaybettiğini, bölgesel ittifak fikirleri başta olmak üzere çoğu teklifinin masada çevrildiğini konuşmadı.
Transfer vekillerle gövde gösterileri: CHP’deki seçim sonrası hezimetle lider değişimi İYİ Parti’de de yaşandı. Sonrası gelsin vekil transferi… İYİ Parti’den CHP’ye… AK Parti’ye geçişleri saymıyorum o tamamen siyasetin apayrı konusu.
Ongun’a ilişkin yazı madem, hemen İYİ Partili İbrahim Özkan’ın transferini kendinden sayabilir.
Ara seçim ziyareti, Can Atalay muhabbetti: Özgür Özel’in dümeninde olduğu CHP’nin belediyelerine saldırı hız kesmeyince Mansur Yavaş’ın "Sessiz kalamayız" çıkışı ile başlayan ‘Ara Seçim’ arayışları… Buradaki ilk bahane de Can Atalay ve DEM Parti’ye "Tunceli vekilini istifa ettir" baskısı.
Peki; sonuç verdi mi ya da verecek miydi bu baskılar? Hayır, üstelik kimsenin aklında ara seçim ve tekrar seçim kavramı bile oturmamıştı.
Gülizar Biçer Karaca kaba tabirle Meclis'i trolledi, Can Atalay'ın vekilliğini verdi. CHP ise Karaca’yı ilk Meclis Başkan Vekilliği seçiminde aday dahi göstermedi.
İBB Danışmanı Ongun ne diyordu "Sarı sendika gibi bu da sarı; göründüğüyle aslı farklı. Öyle böyle de değil, çok sayıda anket yaptırıyor."
'ANAHTAR PARTİ’NİN HİÇBİR ANKET ŞİRKET İLE SÖZLEŞMESİ YOK'
Anahtar Parti’yi hedef aldığı çok açık olan yazıdaki anket detayına gelirsek… Bu partiyi anketlerde bugün ilk kez bu oy oranı ile görmüyoruz… Kurulduğu zamandan bu yana yaklaşık 13 aydır Anahtar Parti 2 ya da 2,5 bandına oturmuş durumda. Şirket sahibi kişilerin de beni yalanlamayacağını bilerek çünkü yıl içinde arayıp "Ya sahiden böylemi" diye sorduğum çok şirket sahibi dostum oldu. En son olarak bu bilgiyi yazı evveli Anahtar Parti’ye doğrulatmış bulunuyorum. Yıllık ya da aylık tek bir sözleşmesi yok!
Kişisel kanaatimi soracak olursanız, partilerin oy oranlarını değil, toplumun sorununa ayna tutan anketleri ciddiye alın.
Örneğin "Bu ülkenin sorununu kim çözer" sorusuna verilen yanıt ürkütsün hepimizi.
ANKET SİYASETİNİ CHP DENEMELİ AMA FARKLI ŞEKLİYLE
CHP'deki İmamoğlu ekibinin bir anket daha yaptırmasında fayda var ama sorsunlar bakalım Giresun Görele ve Uşak başkanlarını. Partiden ihracı için şoförünün ifadesi ortaya çıkıp, olağanüstü toplantı ile ihraç kararı alındı. Üstelik 1 ay sonrası.
Üstüne üstlük Sayın Özel, o bahsi geçen araca binmeye devam ediyorsa vah ki ne vah CHP’nin haline. Dün akşam bir diğer gazeteci arkadaşım Aytunç Erkin kulis bilgisi olarak paylaştı. "CHP’de iki milletvekili Uşak Belediye Başkanı için istifa ediyordu, bu istifaları Kılıçdaroğlu bizzat durdurdu" diye. Yalanlama gelebildi mi? Hayır…
Bu yazıyı kaleme almamda biraz da Yavuz Ağıralioğlu’nun gazeteci dostum İsmail Saymaz’a verdiği söyleşinin şu kısmı var:
‘’Bana böyle diyenlerin hepsi AK Parti'ye geçti. 'Yavuz Ağıralioğlu, AK Parti'ye gidecek' diye partimde (İyi Parti) fitne yapan herkes oraya geçti. Bir kısmı CHP'ye geçti.
***
Biri gidiyor, öbürü iki bakanlığı alamıyor, CHP’ye geliyor, üç bakanlık istiyor. Ağıralioğlu'na diyorlar ki 'Oğan'ın hesabını ver.' Ben niye vereyim arkadaş? Özdağ versin. Saçma değil mi efendim? Bu saygısızlığı kaldıracak durumda değilim.
Bir kere adım geçti mi bu işlerde?
Ağıralioğlu, AK Parti'ye gidecek… Ağıralioğlu, İçişleri Bakanı olacak… Ağıralioğlu, Tayyip Erdoğan'ın adamı… Kürşat Zorlu, benim yerime sözcü olarak geldi. Şimdi diyor ki Kürşat Bey, 'Demir kubbemizin var olup olmadığını soruyorlar, demir kubbemiz Recep Tayyip Erdoğan’dır.' Sizde hiç mi mahcubiyet duygusu yok? Hiç mi utanmıyorsunuz?’’
Şimdi ben az söyleyeyim, siz çok anlayın. Çok değil bir yıl sonra, hatta Erdoğan’ın canı ne zaman dilerse o zaman seçim var. O vakit göreceğiz Ağıralioğlu kalacak mı, gidecek mi? Ya da CHP’nin bile unuttuğu Ongun’u ciddiye alıp bu mektuba yanıt verecek mi?
CHP’NİN KADERİNİ ÖCALAN’A KARŞI DURUŞU BELİRLER
Peki, CHP’deki butlan krizi biter mi? Bitmez efendim. CHP bu duruşuyla kendisine butlan olmuş durumda.
Ara seçim için parti parti gezip, miting yorgunu olmaktansa Öcalan’a statü vadeden, Bahçeli’nin imtiyaz yolunu açtığı komisyondan kalk bakalım…
Bunu hem tutuklu başkanların hem de başının üstünde Demokles’in kılıcı gibi sallanan butlan kararı için yap bakalım. Ver yetkiyi, gör etkiyi… Şimdi işte asıl bunu konuşalım!