Dünya Bankası, Türkiye'nin yenilenebilir enerji altyapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen Dağıtık Enerjiye Geçişin Hızlandırılması Programı'nın kapsamını genişleterek yeni bir finansman paketini onayladı. 2024 yılında başlatılan ve alçak gerilimli güneş enerjisi piyasasında büyük bir başarı yakalayan programın yeni fazı için 400 milyon euro tutarında dev bir kaynak ayrıldı.
FİNANSMANIN KAPSAMI VE YENİ ODAK NOKTALARI
Türkiye Cumhuriyeti'nin garantörlüğünde sağlanan IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası) kredisi, iki eşit parçaya bölünerek Türkiye'nin önde gelen kalkınma bankaları üzerinden projelere aktarılacak. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası AŞ (TKYB) 200 milyon euro ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası AŞ (TSKB) 200 milyon euro olarak paylaştırılacak.
Sonuç odaklı ödeme modeliyle (hedeflere ulaşıldıkça ve bağımsız onay alındıkça ödeme yapılması) ilerleyecek olan bu yeni fazda, yatırımların yelpazesi genişletildi. Artık sadece güneş enerjisi değil, kara tipi rüzgar enerjisi projeleri ve yeni nesil Batarya Enerji Depolama Sistemleri (BESS) de desteklenecek.
NEDEN UZUN VADELİ FİNANSMANA İHTİYAÇ VAR?
Türkiye'nin en güncel Yenilenebilir Enerji Yol Haritası, 2035 yılına kadar rüzgar ve güneş enerjisindeki toplam kurulu gücü 120 bin megavat seviyesine çıkarmayı hedefliyor. Ayrıca, Avrupa Birliği'nin 2026'da uygulamaya koyduğu Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM), sanayi ve ticaret sektörlerinin temiz enerjiye olan talebini hızla artırıyor. Ancak sektör bazı darboğazlarla karşılaşıyor.
Yerel ticari bankaların kısa vadeli yükümlülük yapıları, yüksek sermaye gerektiren bu projeleri finanse etmekte yetersiz kalıyor. Yeni şebeke teknolojilerine ve depolama sistemlerine yönelik riskleri değerlendirecek finansal uzmanlık ve uzun vadeli kredi imkanları kısıtlı bulunuyor.
Genişletilen program, kalkınma bankaları aracılığıyla bu vade uyumsuzluğunu ortadan kaldırmayı ve ticari finansmanı harekete geçirerek özel sektör yatırımlarına öncülük etmeyi amaçlıyor. Dünya Bankası'nın piyasadaki erken dönem risklerini üstlenmesi ve kredi vadelerini uzatması sayesinde, Türkiye enerji sektöründe 1579 megavatlık ilave yenilenebilir enerji kapasitesi artış, 392 megavatsaatlik yeni batarya depolama kapasitesi ve özel sektörden 405 milyon dolara kadar ek ticari finansmanın mobilize edileceği belirtildi.
![]()
"TÜRKİYE BÖLGE ÜLKELERİ İÇİN ÖNCÜ BİR MODEL"
Türkiye'ye sağlanan bu kredi, Dünya Bankası'nın bölge genelinde planladığı 2,96 milyar dolarlık geniş çaplı yenilenebilir enerji kaynağının bir parçasını oluşturuyor. Kurumun üst düzey yetkilileri, Türkiye'nin bu alandaki liderliğine dikkat çekiyor:
"Batarya depolama ve dağıtık rüzgar yatırımlarının ölçeklendirilmesi, Türkiye'nin enerji şebekesini geleceğe hazırlamak açısından kritik bir adımdır. Kamu kalkınma bankalarıyla ticari finansman açığının kapatılması; Türk sanayisinin rekabet gücünü artıracak, ulusal enerji güvenliğini güçlendirecek ve değer zinciri boyunca yerel istihdam yaratacaktır."
Charles Cormier (Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Altyapı Bölge Direktörü), "Türkiye, ECARES programında öncü bir rol üstlenmektedir. Çatı tipi ve ticari güneş enerjisi, kara tipi rüzgar ve batarya depolamadaki başarıları sayesinde Türkiye; şebeke modernizasyonu ve enerji güvenliği açısından bölge genelinde yaygınlaştırılabilecek iyi uygulama örnekleri oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin bu süreçte elde ettiği bilgi birikimi ve teknik çözümler; 21 ülkeden 180'den fazla uzmanı bir araya getiren Avrupa ve Orta Asya Enerji Bilgi Ağı (EKN) platformu aracılığıyla uluslararası düzeyde paylaşılmaya devam edecek.