DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, üreticiden tüketiciye uzanan gıda zincirinde yaşanan fahiş fiyat artışlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Tarım ürünlerinde tarladan çıkan fiyat ile market rafındaki fiyat arasında yüzde 300 ila yüzde 500’e varan artışlar yaşandığına dikkat çeken Karal, “Üretici kazanamıyor, tüketici pahalıya almak zorunda kalıyor. Bu durum, piyasanın denetimsiz bırakıldığını açıkça ortaya koyuyor. Peki bu süreçte denetim mekanizmaları nerede devreye giriyor?” diye sordu.
Karal, konuyla ilgili olarak hem Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı hem de Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından yanıtlanması istemiyle iki ayrı yazılı soru önergesi verdi.
"ÜRÜN DEPOLANIYOR, ARZ GECİKTİRİLİYOR, FİYAT ŞİŞİYOR"
Fiyat artışlarının sadece piyasa koşullarıyla izah edilemeyeceğini savunan Hasan Karal, gıda zincirindeki kritik kırılma noktalarına dikkat çekti. Stokçuluk ve arzın kasıtlı olarak geciktirilmesinin fiyatları şişirdiğini belirten Karal, şu ifadeleri kullandı:
"Üreticinin emeği hiçe sayılırken, tüketici yüksek fiyatların altında eziliyor. Üretimden hale, depolamadan perakendeye kadar her aşama şeffaf ve izlenebilir olmak zorundadır. Aksi halde kazanan sadece aracı platformlar olur."

"BASINA DÜŞMEDEN FARK EDİLMEYEN DENETİM, ZAFİYETTİR"
Mevcut denetim sisteminin "önleyici" değil, "gecikmiş" bir yapıda olduğunu vurgulayan Karal, denetimlerin ancak kamuoyunda infial oluştuktan sonra devreye girmesini sert bir dille eleştirdi:
"Eğer bir fiyat artışı ancak basına yansıdıktan sonra fark ediliyorsa, o sistemde açık bir zafiyet vardır. Erken uyarı ve sürekli izleme sistemlerinin eksikliği piyasadaki dengesizliği her geçen gün büyütüyor."
ZİNCİR MARKETLERE VE DEPOLAMA SÜREÇLERİNE YAKIN MARKAJ
Hal Kayıt Sistemi’nin ve perakende denetimlerinin bütüncül bir yapıda çalışmadığının altını çizen Karal, denetimlerin parçalı yapısının suistimallere kapı araladığını belirtti. Ürünün halden çıktıktan sonra depolarda bekletilerek yüksek fiyatla piyasaya sürülmesinin engellenemediğini ifade eden Karal, önergesinde şu sorulara dikkat çekti:
“Sebze ve meyve ürünlerinde üretimden tüketiciye kadar fiyatların %300–%500 arttığı dikkate alındığında bu artışlar hangi aşamalarda yoğunlaşmaktadır? Bu artışlar hangi yöntemlerle ve hangi aşamada tespit edilmektedir?
Üretim, hal, depolama ve perakende süreçlerinde fiyat hareketleri ve stok değişimleri hangi sıklıkla ve nasıl denetlenmektedir?
Stoklama, arz gecikmesi ve ani fiyat artışlarının kamuoyuna yansımadan önce tespit edilmesine yönelik bir erken uyarı ve izleme sistemi bulunmakta mıdır?
Ürünlerin depolanarak piyasaya arzının geciktirilmesi ve fiyatların yükseltilmesi durumları hangi aşamada tespit edilmekte, denetim süreci ne zaman başlatılmaktadır?
Hal Kayıt Sistemi ve diğer veri kaynakları üzerinden olağan dışı stoklama ve fiyat hareketlerini tespit eden etkin bir izleme ve analiz mekanizması mevcut mudur?
Üretimden sonra arzı ve fiyatı etkileyen uygulamalara (stokçuluk, gecikmeli arz, zincirleme fiyatlama vb.) karşı hangi önleyici denetim ve kontrol araçları uygulanmaktadır?
Basına yansımayan benzer fiyat ve stok hareketlerinin tespiti için sürekli çalışan bir izleme altyapısı bulunmakta mıdır?
Üretimden hale, depolamadan perakendeye kadar ürün hareketlerinin şeffaf ve izlenebilirliği nasıl sağlanmaktadır?
Hal, depolama ve perakende süreçlerinde denetimlerin etkinliğini artırmaya yönelik yeni sistem, dijital altyapı veya mevzuat çalışmaları var mıdır?
Perakende satış noktalarında fiyat ve etiket denetimleri hangi kriterlere göre ve ne sıklıkla yapılmaktadır? Zincir marketlerin ürün bazlı fiyatlandırma süreçleri düzenli olarak incelenmekte midir?
Fahiş fiyat uygulamalarına karşı uygulanan idari yaptırımlar nelerdir? Bu yaptırımların caydırıcılığı ve etkinliği nasıl değerlendirilmektedir?
Fiyat ve etiket hareketlerinin anlık izlenmesini sağlayan dijital bir denetim sistemi mevcut mudur?
Tüketicinin korunması ve piyasa dengesinin sağlanması amacıyla uygulanan önleyici denetim ve düzenleme araçları nelerdir?
Denetim ve izleme süreçlerinin zamanlaması, hem piyasa dengesi hem de enflasyonla mücadele açısından yeterli midir?”