Sokağın enflasyon, açlık sınırı ve düşük maaş sarmalında yaşam mücadelesi verdiği bir dönemde, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Eylül ayı ekonomik güven endeksi verileri yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Ağustos ayında 100,6 olan genel endeksin Eylül ayında yüzde 0,7 artışla 101,3 seviyesine çıkarak "iyimserlik" sınırını pekiştirmesi, sokaktaki ekonomik krizle resmi veriler arasındaki derin uçurumu bir kez daha gözler önüne serdi.

Cüzdan boş, güven artıyor: Ekonomi kulislerinde ‘Erken seçim’ fısıltıları - Resim : 1

ÇARŞI PAZARDAKİ GERÇEKLİK TÜİK İLE ÖRTÜŞMÜYOR

Asgari ücretin açlık sınırının çok altında kaldığı ve milyonlarca emeklinin temel yaşam maliyetlerini dahi karşılayamayan maaşlarla ay sonunu getirmeye çalıştığı bir ekonomik dönemde, güven endeksinin 100 puan barajını aşması dikkat çekti.

Her seçim dönemi öncesinde ekonomiye güven endeksi 100 seviyesini aştığı görülmüştü. Çarşı pazardaki gerçeklik ile TÜİK raporlarındaki çelişki, kamuoyunda "Bu suni iyimserlik tablosu erken seçimin ayak sesleri mi?" sorusunu gündeme getiriyor. Ekonomik iyileşmenin halkın cebine yansımadığı bir denklemde, kağıt üzerindeki bu yükselişin siyasi bir zemin hazırlığı olup olmadığı ekonomi kulislerinde tartışılıyor.