Kardeşlerden birinin kredi, vergi veya senet borcu bulunması, diğer mirasçıları yasal olarak borçlu yapmaz. Alacaklı taraf, yalnızca borçlu olan kişinin miras hakkı ve tapudaki payı üzerinde işlem başlatabilir.
Kardeşler arası miras paylaşımında hayati hata: Tüm aileyi evsiz bırakabilir
Anne veya babadan kalan miraslık bir evde, kardeşlerden sadece birinin kişisel borcu olması, diğer mirasçıları doğrudan borçlu konumuna düşürmez. Ancak borçlu kardeşin payına konulan haciz, mirasın paylaşım sürecini çıkmaza sokabilir ve iş, ata yadigarı evin tamamen satılmasına kadar varabilir.
Kaynak: Diğer
Kardeşlerden birinin borcu var diye miras kalan gayrimenkulün tamamına, diğer mirasçıların haklarını da gasp edecek şekilde el konulması hukuken mümkün değildir.
TAPUDA HİSSELER BELLİ İSE HACİZ NASIL İŞLER?
Hamle Gazetesi'nde yer alan habere göre miras intikali yapılmış ve tapuda her kardeşin hissesi net olarak belirlenmişse (örneğin dört kardeşin her birine 1/4 pay düşmüşse), alacaklı icra dairesi aracılığıyla sadece borçlu kardeşin 1/4'lük payına haciz şerhi koydurabilir.
Diğer üç kardeşin mülkiyet hakkı bu durumdan doğrudan etkilenmez. Borç ödenmezse, borçlunun hissesi icra kanalıyla satılabilir ve bu hisseyi alan üçüncü bir kişi evin yeni ortağı olabilir.
"TAPUYU ALMADIM, HACİZ GELMEZ" YANILGISI
Miras henüz paylaşılmamış veya tapu intikali yapılmamış olsa bile tehlike geçmiş değildir. Alacaklılar, borçlunun mirasçı olduğunu gösteren veraset ilamı üzerinden yasal işlem başlatabilir.
Henüz resmi paylaşım yapılmamış olsa da, borçlunun ileride eline geçecek olan miras payı üzerine haciz konulabilir. "Nasıl olsa tapuda adım geçmiyor" düşüncesi yasal bir koruma sağlamaz.
KARDEŞİN BORCU YÜZÜNDEN EVİN TAMAMI SATILABİLİR Mİ?
Bir kişinin borcu nedeniyle evin tamamının doğrudan haczedilip satılması söz konusu değildir. Ancak, alacaklı taraf borcunu tahsil edebilmek için "İzale-i Şuyu" (Ortaklığın Giderilmesi) davası açarak miras ortaklığının sonlandırılmasını talep edebilir.
Taşınmazın fiziksel olarak bölünmesi mümkün değilse, mahkeme yoluyla evin tamamı açık artırmayla satılır.
Satıştan elde edilen gelir mirasçıların paylarına göre dağıtılır; borçlu kardeşin payına düşen paradan alacaklının borcu kesilir, kalan tutarlar ise diğer kardeşlere ödenir. Yani diğer kardeşler borcu ödemese de, evin elden çıkmasına engel olamayabilirler.
DİĞER KARDEŞLERİN BORCU ÖDEME ZORUNLULUĞU VAR MI?
Diğer mirasçıların, kardeşlerinin kişisel borcunu ödemek gibi bir yasal sorumluluğu yoktur. Alacaklı, borca kefil olunmadığı sürece diğer kardeşlerin maaşına, banka hesabına veya kişisel mallarına dokunamaz.
Ancak dışarıdan birinin eve ortak olmasını veya evin icradan satılmasını engellemek isteyen diğer kardeşler, genellikle borçlu kardeşin hissesini satın alma veya borcu kapatma yoluna gitmeyi tercih etmektedir.
MAL KAÇIRMAK İÇİN PAY DEVRİ VEYA MİRASIN REDDİ İŞE YARAR MI?
Payın satılması: Üzerinde haciz olan bir hisseyi başka birine (örneğin diğer bir kardeşe veya akrabaya) devretmek, haczi düşürmez. Pay, üzerindeki haciz yüküyle birlikte devredilmiş olur. Borçtan kurtulmak amacıyla yapılan hülleli devirler, alacaklıların açacağı "Tasarrufun İptali" davasıyla iptal edilebilir.
Mirasın reddi: Borçlu mirasçı, mirası yasal süresi içinde reddederse kural olarak hakkını kaybeder. Ancak bu ret işlemi sırf alacaklılardan mal kaçırmak için yapılıyorsa, alacaklılar mahkemeye başvurarak mirasın reddi kararını iptal ettirebilirler.
BORÇ VEFAT EDEN KİŞİYE ( MİRAS BIRAKANA) AİTSE NE OLUR?
Hacze konu olan borç mirasçılardan birinin değil de bizzat vefat eden kişinin (anne/baba) borcuysa kurallar tamamen değişir. Mirası reddetmeyen tüm mirasçılar, ölen kişinin borçlarından (tereke borcu) müteselsilen, yani tüm mal varlıklarıyla sorumlu tutulurlar. Eğer miras bırakılan mallar borçları karşılamıyorsa (mirasın borca batık olması), yasal süreler içinde "mirasın reddi" işleminin yapılması hayati önem taşır.
Miras payına haciz geldiği öğrenildiğinde yapılması gereken ilk adım; tapu kayıtlarını, veraset ilamını ve e-Devlet üzerinden ilgili icra dosyasını detaylıca incelemektir. Haczin haksız yere tüm paylara uygulandığı tespit edilirse, vakit kaybetmeden icra hukuk mahkemelerine itirazda bulunulmalı ve mutlaka uzman bir avukattan destek alınmalıdır.