Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla 3 gün önce kapatılan Bilgi Üniversitesi, bugün yine Erdoğan'ın imzasıyla yeniden açıldı. Gelişme sonrası DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında alınan karar ve sonrasında gelen geri adımı değerlendirerek iktidarın hukuk güvenliğini zedeleyen yönetim anlayışını eleştirdi.
Bir üniversitenin kaderinin aç-kapa düğmesine çevrilemeyeceğini belirten Şahin, idareyi karar alma süreçlerinde şeffaf ve öngörülebilir olmaya davet etti.
"GENÇLERİN GELECEĞİ İDARENİN DENEME TAHTASI DEĞİLDİR"
Alınan kararın ve ardından gelen geri adımın Türkiye’de hukuk güvenliğinin ne kadar zedelendiğini bir kez daha gösterdiğini ifade eden Şahin, "Mesele yalnızca bir üniversitenin faaliyet izni meselesi değildir. Mesele binlerce öğrencinin emeğinin, ailelerin fedakârlığının, akademisyenlerin birikiminin ve çalışanların geleceğinin bir gecede belirsizliğe sürüklenebilmesidir. Gençlerin geleceği idarenin deneme tahtası değildir. Hukuk devleti önce kriz üretip sonra mağduriyet olmayacak diyerek güven tesis edemez. Asıl mesele zaten mağduriyetin doğmamasını sağlayacak öngörülebilir, şeffaf ve tutarlı bir yönetim anlayışıdır" dedi.
"DEVLET AKLI GENÇLERİN GELECEĞİNİ BELİRSİZLİĞE SÜRÜKLEYİP SONRA BUNU TELAFİ DİYE SUNAMAZ"
Bir gün alınan kararın birkaç gün sonra geri çekilmesinin idarenin ciddiyetini değil karar alma süreçlerindeki savrulmayı gösterdiğini belirterek sözlerine devam eden Şahin, "Gençlerin geleceği, velilerin güveni ve akademik kurumların itibarı deneme yanılma yöntemiyle yönetilemez. Devlet aklı gençlerin geleceğini belirsizliğe sürükleyip sonra bunu telafi diye sunamaz. Üniversiteler yalnızca bina, tabela ve idari kararlardan ibaret değildir. Üniversite öğrencinin hayali, hocanın emeği, çalışanın ekmeği ve ülkenin bilimsel hafızasıdır. Bu hafızaya böyle hoyratça davranılamaz" şeklinde konuştu.
"TÜRKİYE’NİN İHTİYACI HUKUKİ GÜVENLİĞİ ESAS ALAN BİR DEVLET AKLIDIR"
Krizi sonradan yatıştırmanın yeterli olmadığını ve kalıcı güvenceler sağlanması gerektiğini vurgulayan Şahin açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Türkiye’nin ihtiyacı gece yarısı kararlarıyla belirsizlik üreten bir yönetim değil; hukuki güvenliği esas alan, eğitim hakkını koruyan ve kurumları keyfîlikten uzak tutan bir devlet aklıdır. Bugün yapılması gereken yalnızca kararın geri alınmış olmasını yeterli görmek değildir. Bu belirsizliğin neden yaşandığı, öğrencilerin ve çalışanların neden günlerce kaygıya mahkûm edildiği ve benzer süreçlerin bir daha yaşanmaması için hangi güvencelerin sağlanacağı açıkça ortaya konulmalıdır. Devletin görevi krizi sonradan yatıştırmak değil vatandaşını ve kurumlarını baştan belirsizliğe mahkûm etmemektir"