Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamalarına tepki göstererek, "Özgür Özel, iki gündür rüşvet ve yolsuzlukla adı çıkanlarla benim babamın adını yan yana getiriyor. Rüşvet, yolsuzluk ayyuka çıkmış o kadar dosya, bilgi, belge, itirafçı olan İBB dosyasında adı geçen bir sanığın babasıyla benim babamı bir tutuyor. Böyle bir şey kabul edilebilir mi" dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, NTV canlı yayınında babası Hasan Özdemir'in fon krizinde ismi geçen fonlardan işlem yaptığına yönelik dile getirilen iddialardan sonra yaşananlara ilişkin, şunları kaydetti:

"Akşam saat 20.00 gibi bana milletvekilimizin bir tanesi haber gönderdi. Dedi ki: 'Ben kendisiyle görüşüyorum. Korkarım ki olayı size sıçratmaya, babanıza sıçratmaya çalışıyorlar.' Ben de dedim ki: 'Ellerinden geleni ardına koymasınlar. Ne babamın ne ailemin hiçbir ferdinin bu fonlarda tek bir hesabı yoktur, tek bir kaydı yoktur.' 'Ellerinde delil olduğunu söylediler.' Dedim ki: 'Delilleri de ortaya koysalar böyle bir şey yok. Söyleyin onlara, dedim, ellerinde patlar. Böyle bir delil yok çünkü. İsim benzerliği vardır. Benim ailemle ilgili değildir' dedim. Arkadaşlar kendilerine iletti. Bu süreç böyle son dakikada öğrenilmiş bir süreç değil. Tabii can sıkıcı bir durum çünkü muhalefetin son zamanlardaki kirli siyasetine hep beraber şahitlik ediyoruz. İftira, yalan, itibarsızlaştırma. Babamı, annemi aradım. Dedim ki: 'Yani yarın sizlerle ilgili böyle bir şey olabilir. Lütfen rahat olun, üzülmeyin.' O gece birkaç gazeteci de ulaştı. Biz de onlara böyle bir şey olmadığını söyledik kamuoyuna açıklanmadan önce. Ben her türlü hazırlığımı yaptım, tek başıma metnimi hazırladım. Fakat yine de SPK'yi, TMSF'yi, Borsa İstanbul'u aradım. 'Hasan Özdemir adı altında başka işlem yapan varsa bana bilgisini verir misiniz?' dedim. 'Veremeyiz' dediler. 'Neden veremezsiniz? Bunlar bir şey hazırlıyor ve belki bir saat, iki saat sonra beni itibarsızlaştırmaya çalışacak'. 'Veremeyiz. Çünkü biz girersek log kayıtları ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bu bilgileri size veremeyiz ancak babanızın olup olmadığını teyit edebiliriz' dediler. Babamın T.C. kimlik numarasını verdim. Babamın T.C. kimlik numarasıyla öyle bir işlemde bulunmadığını öğrendim.

"ÜMİT ÖZLALE ÇOK İYİ BİLİYORDU BENİM BABAMIN ORADA İSMİNİN OLMADIĞINI"

Peki, ne oldu sonrasında? Saat tam 15.00'te Ümit Özlale, YENİ Parti'de bir canlı yayın yapıyor, bir dosya numarası sunarak doğrudan beni ve babamı hedef alıyor. Ben ne yapıyorum biliyor musunuz? O dosya numarası üzerinden MKK'ya ulaşıyorum. 'Lütfen bu dosyanın kime ait olduğunu bana verir misiniz?' diye soruyorum. Ümit Özlale'nin elinde olan bilgi ve belgeler bende olmadığı ve ben bunlara erişemememe rağmen, ancak iddia ettiği ve verdiği dosya numarası üzerinden sınırlı bir bilgiye erişebildim. Bu ülkenin bakanı olarak. Ben şunu sormak istiyorum: Ümit Özlale çok iyi biliyordu benim babamın orada isminin olmadığını. Peki, amacı neydi? Amacı tamamen karalamaktı, kirli propagandaydı. Ben ivedi bir şekilde aldığım bilgi üzerine emniyetten T.C. kimlik numarasını teyit ederek, KVKK'ya da uygun biçimde T.C. kimlik numaralarının son iki numarasını paylaşacak şekilde bilgiyi hemen reddettim. Ama bu süreç benim 40 dakikamı aldı. Bakın, ne bir özür ne bir imtina, hiçbir şey yok. Kendisi de birkaç hafta öncesinde itibar suikastına uğramış. Kendisi isim doğrulatmış. Bakın, bizim haberimiz yok. Neyin mağduriyetini yaşıyorsun sen? Ve utanmadan diyor ki: 'Bakana birkaç dakikalık mağduriyet yaşamışız.' Utanma, arlanma duygusu yok. Tamamen çamur siyaseti. Fakat biz muhalefetin bu tutumuna alışığız.

"TAZMİNATIMI ALDIĞIMDA EVLENECEK GENÇLERİMİZ İÇİN DESTEKLEME PROJESİNE YATIRACAĞIM"

Bugün Özgür Özel bir açıklama yapıyor. Günlerdir babamın ellerinden öpüyor ve özür diliyor. Yahu, böyle bir şey olabilir mi? Bir aileye bu kadar saldırılabilir mi? Bu kadar ucuz siyaset yapılabilir mi? Beş gün oldu, ne bir istifa ne bir özür. Böyle bir olayda hemen suç duyurusunda bulundum ve tazminatımızı aldığımızda inşallah Aile ve Gençlik Fonu'na yatıracağım, evlenecek gençlerimiz için destekleme projesine. Özgür Özel, iki gündür rüşvet ve yolsuzlukla adı çıkanlarla benim babamın adını yan yana getiriyor. Rüşvet, yolsuzluk ayyuka çıkmış. O kadar dosya, bilgi, belge, itirafçı olan İBB dosyasında adı geçen bir sanığın babasıyla benim babamı bir tutuyor. Böyle bir şey kabul edilebilir mi? Biz de o zaman her gün çıkalım, birine iftira atalım. Bu kadar rahat siyaset yapılamaz. Dolayısıyla ben işin arkasını bırakmayacağım ve kesinlikle bunun hesabını er ya da geç hukuk önünde soracağım. Şunu sormak istiyorum Ümit Özlale'ye: Size bu bilgileri, belgeleri kim verdi? Benim bakan olarak ulaşamadığım bu dosyalara siz nasıl ulaştınız?"

"31 MART 2027'YE KADAR MEVCUT HESAPLARIN HEPSİ DOĞRULAMADAN GEÇECEK"

Göktaş, sosyal medyanın 15 yaş altına yasaklanmasına ilişkin de şöyle konuştu:

"Amacımız çocuklarımızı dijital dünyanın risklerinden, olumsuz taraflarından korumak, onları güçlendirmek. Bakın, internet demiyoruz. Ama aynı zamanda sosyal medya dediğimiz alanlar, özellikle çocuklarımızın kendi kimlikleriyle girdiği sosyal medya platformları. 15 yaş altı çocuklara hizmet sunulamayacak. Bir ek madde getirdik düzenlemeye. Mevcut hesaplar 31 Mart 2027'ye kadar doğrulanacak. Kademeli bir zaman geçişi olacak. Tamamen hepsi 1 Kasım itibarıyla yeni hesaplar, 31 Mart 2027'ye kadar mevcut hesapların hepsi doğrulamadan geçecek. Sizin, benim hesabım da dahil. Bir e-Devlet entegrasyon sistemi kurduk özellikle 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunulamayacak. 15-18 yaş arasındaki çocuklarımıza ayrıştırılmış, hizmete özgü hizmet sunulacak. İçerik ve hizmetlerde çocuğun yaşı ve yüksek yararı gözetilecek. Fiziksel, zihinsel, gelişimsel, psikolojik, sosyal ve duygusal açıdan koruyacak bir yapı oluşturuyoruz. Özellikle cinsel istismar ve ticari sömürü risklerini de önlüyoruz. Çocuklar, mesela yalnızca takip ettikleri hesaplardan mesaj alabilecek, hesaplar gizli olacak. Canlı yayın açamayacaklar. Takipçi ve takip edilen listelerini diğer kullanıcılar göremeyecek. Bu sistem aslında tamamen Türkiye'ye özgü bir sistem. Amacımız her bir çocuğumuzun güvende olduğu bir dijital ortam sağlamak."