Mahmut Arıkan, “İki devlet, tek millet” vurgusuyla başladığı mektubunda, Türkiye'nin geçmişte yaşadığı 28 Şubat sürecini hatırlatarak uyarılarda bulundu ve yasağın vicdanları yaraladığını ifade etti.

Mektubuna Azerbaycan'a muhabbetlerini sunarak başlayan Arıkan, Karabağ'da elde edilen zaferin Türkiye'nin de göğsünü kabarttığını belirtti. “İki devlet, tek millet” şiarıyla Azerbaycan'ın sevincini ve kederini paylaştıklarını ifade eden Saadet Partisi Genel Başkanı, Karabağ'ı hürriyetine kavuşturan şehitleri ve gazileri minnetle andığını dile getirdi.

“ŞEHİT EMANETLERİNE YÖNELİK YASAK VİCDANLARI YARALIYOR”

Eğitim kurumlarında uygulanan başörtüsü yasağının kendilerini derinden üzdüğünü belirten Arıkan, Karabağ destanını yazan yiğitlerin annelerinin, eşlerinin ve evlatlarının pek çoğunun başörtülü olduğuna dikkat çekti. Arıkan, “Vatanı için canını feda eden şehitlerin emanetlerinin okullara başörtüleri sebebiyle alınmaması, şüphesiz ki vicdanları yaralayacak ve o büyük zaferin ruhuna gölge düşürecektir” ifadelerini kullandı.

28 ŞUBAT HATIRLATMASI: TÜRKİYE BU ACIYI ÇOK İYİ BİLİYOR

Mektupta Türkiye'nin yakın siyasi tarihine de atıfta bulunuldu. Türkiye'nin 28 Şubat sürecinde benzer acıları tecrübe ettiğini hatırlatan Arıkan, inançları gereği başını örten genç kızların eğitim haklarının ellerinden alınmasının millet ile devlet arasına suni duvarlar ördüğünü belirtti. Tarihin bu tür baskıların toplumsal barışı zedelemekten başka bir işe yaramadığını gösterdiğinin altı çizildi.

“SİYONİZM VE EMPERYALİZM AYRIŞMA İSTİYOR”

Siyonizm ve emperyalizmin coğrafyayı etnik ve mezhepsel kimlikler üzerinden ayrıştırmaya çalıştığı bir dönemde olunduğuna dikkat çeken Arıkan, Azerbaycan'ın geçmişte Türkiye'nin yaşadığı acıları tekrarlamasına gönüllerinin razı olmadığını belirtti.

Arıkan, mektubunu şu sözlerle tamamladı: "Bizim arzumuz, Azerbaycan’ın ilimle, fenle, ahlakla ve özgürlüklerle yükselmesidir. Şehitlerimizin ailelerinin ve milletin evlatlarının boynunu büktürecek bu tür uygulamaların bir an evvel son bulması en büyük temennimizdir. Bu yanlış uygulamalardan bir an evvel vazgeçilmesini diliyorum."

NE OLMUŞTU?

Azerbaycan genelindeki devlet okullarında son haftalarda kılık-kıyafet yönetmeliği gerekçe gösterilerek başörtüsü kısıtlamasının yeniden katı bir şekilde uygulanmaya başlanması, kamuoyunda ciddi bir tartışma başlatmıştı.

Birçok okulda başörtülü öğrenciler kapıdan çevrilerek evlerine gönderilmişti. Yaşanan son gelişmelerin ardından, çok sayıda sivil toplum kuruluşu, hukukçu ve vatandaş harekete geçti