İran devlet televizyonu, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da düzenlenen İran-ABD görüşmelerinin sona erdiğini duyurdu.

İslamabad'da yaklaşık 21 saat süren ABD-İran müzakerelerinin özellikle Hürmüz Boğazı meselesi ve nükleer materyallerin ülke dışına çıkarılması gibi konularda anlaşma sağlanamadığı belirtildi.

İran heyetinin, çeşitli girişimlerle ABD tarafını ortak bir çerçeveye yönlendirmeye çalıştığı öne sürülürken, ABD tarafının aşırı taleplerinin ortak bir çerçeve ve anlaşmanın oluşmasını engellediği iddia edildi.

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI ONAYLADI

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İslamabad'daki müzakerelerin neticeye ulaşmasının ABD'nin "aşırı talepler" ve "hukuk dışı" isteklerde bulunmamasına bağlı olduğunu belirtti. Bekayi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, İslamabad'daki görüşmelere ilişkin açıklamada bulundu.

Pakistan'da İran heyeti için yoğun ve uzun bir günün geçtiğini ifade eden Bekayi, müzakerelerin ana başlıkları arasında Hürmüz Boğazı, nükleer mesele, savaş tazminatı, yaptırımların kaldırılması, İran ve bölgeye yönelik savaşın tamamen sona erdirilmesi gibi konuların ele alındığını bildirdi.

Bekayi, "Bu diplomatik sürecin başarısı, karşı tarafın ciddiyetine ve iyi niyetine, aşırı taleplerden ve yasa dışı isteklerden kaçınmasına ve İran’ın meşru hak ve çıkarlarını kabul etmesine bağlıdır." ifadelerini kullandı. İranlı Sözcü, ABD’nin sözünde durmama ve kötü niyetli davranışlarını unutmadıklarını, ABD ve İsrail'in işlediği ağır suçları da affetmeyeceklerini vurguladı.

MÜZAKERELERDE 'ŞİDDETLİ GERGİNLİK' İDDİALARI

Öte yandan, Fars Haber Ajansı, İslamabad'daki müzakerelere ilişkin haberinde, Batılı medyada İran ve ABD heyetleri arasındaki görüşmelerde "şiddetli gerginlik" meydana geldiği iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtildi.

Müzakere protokolüne göre, İslamabad'daki görüşmelerin yapıldığı otelde hiçbir medya kuruluşunun bulunmadığı, yalnızca ABD-İran müzakere heyetleri ve Pakistanlı yetkililerin yer aldığı, bu nedenle hiçbir basın mensubunun görüşme sürecini içeriden gözlemleme erişiminin bulunmadığı belirtildi.

Bu yüzden "şiddetli gerginlik", "üyelerin el sıkışması" veya "Tahran’dan yeni bir ismin katılması" gibi yayılan haberlerin doğruyu yansıtmadığı kaydedildi.