Türkiye, memur ve emekli maaş artışlarında doğrudan belirleyici olacak kritik Haziran ayı enflasyon rakamlarına odaklanmışken, deneyimli ekonomi yazarı Alaattin Aktaş, TÜİK'in kamuoyundan kaçan, içe kapanan ve veri şeffaflığını zedeleyen yönetim anlayışına açık mektup yayımladı. Aktaş, kurumun geçmişteki şeffaf yönetim modellerini bizzat yaşadığını hatırlatarak, masaya yatırdı.

Alaattin Aktaş'tan TÜİK'e açık mektup: Ağzınızla kuş tutsanız işe yaramaz - Resim : 1

ALAATTİN AKTAŞ: "TÜİK KENDİNİ O KOSKOCA BİNAYA HAPSETTİ, MUHATAP BULAMIYORUZ!"

Ekonomim'de yazdığı köşe yazısında TÜİK ile medya arasındaki bağın tamamen koparıldığını ve özel kaleme bile ulaşılamadığını belirten Alaattin Aktaş, mektubunda şu sert eleştirilere yer verdi: "Bu mektup defalarca iletişim kurmaya çalışmama rağmen karşı tarafın, yani TÜİK’in kendini o koskoca binaya adeta hapsetmeyi ve iletişim kurmaktan kaçınırcasına davranmayı tercih eden yaklaşımından dolayı aleniyet kazandı. TÜİK veri toplar ve yayımlar. Yayımlamak yetmez, o verinin iyi anlaşılmasını sağlamak da gerekir. Veriler toplandığı ile kalacaksa onları derlemenin ne alemi var. Eskiden haber bülteninin altında teknik bilgi verebilecek kişinin adı ve telefonu yer alırdı. Şimdi bir çağrı merkezi var; 124. Burayı arayacaksınız, derdinizi anlatacaksınız, yetkim yok diyecekler ve köşe yazınız bekliyor olacak. Geçenlerde hakkımda açtığınız ve mahkemenin reddettiği manevi tazminat davasında hukukçularınız mahkemeye 'Gazeteciyle anlık iletişim kurma zorunluluğumuz mevzuatta yok' diye savunma verdi. Ben iletişim ne demektir iyi bilirim, bu bireysel değil kamusal bir görevdir."

Alaattin Aktaş'tan TÜİK'e açık mektup: Ağzınızla kuş tutsanız işe yaramaz - Resim : 2

"HALK RAKAMLARINIZA İNANMIYOR; MADDE FİYATLARINI AÇIKLAMAK İÇİN TARİHİ BİR FIRSAT VAR!"

TÜİK'in fiyatlarının güvensizliği körüklediğini ve Türk yargısının kararlarına uyulması gerektiğini vurgulayan Aktaş, kuruma şu çağrıda bulundu: "Yarın haziran ayının enflasyon verilerini açıklayacaksınız. İlan edilen oran aylık yüzde 5 de olsa, 10 da olsa vatandaş 'Demek ki gerçek artış daha fazla' diyecek, artık ağzınızla kuş tutsanız işe yaramaz duruma gelindi. Toplumun enflasyon hesaplamanıza böylesine inanmıyor olmasından hiç mi rahatsızlık duymuyorsunuz? Eğer umursuyorsanız bir çare var: İçe kapanmak değil, şeffaf olmak. Yargıtay 7. Ceza Dairesi Onursal Üyesi Seyfettin Çilesiz ve Avukatı Ali Erdem Gündoğan madde fiyatlarının açıklanması konusunda açtığı davayı kazandı. İşte buyurun madde fiyatlarını açıklamak için şahane bir gerekçe. 'Mahkeme karar verdi, biz de açıklıyoruz' deyin. Madde fiyatları, madde ağırlıkları ve endeksler niye açıklanmıyor? Bütün bunlar veri karartma olarak okunuyor ve güvensizliği artırıyor."

Alaattin Aktaş'tan TÜİK'e açık mektup: Ağzınızla kuş tutsanız işe yaramaz - Resim : 3

"ENFLASYONUN 5 HAZİRAN'DA AÇIKLANACAĞINI YIL BAŞINDAKİ GİZLİ TAKVİME SAKLAMIŞLAR!"

Kurumun veri takvimindeki anormalliklere değinen Aktaş, Mayıs ayı enflasyonunun açıklanma sürecinde yaşanan olaya dikkat çekti: "Yıllardır bilinir ki herhangi bir ayın enflasyonu sonraki ayın 3’ünde açıklanır. Mayısın son haftası Kurban Bayramı tatiliyle geçmişti ve 3 Haziran Çarşamba günü mayıs enflasyonunun açıklanacağı bekleniyordu. Ama veri yayımlama takviminde fiyat endeksine dair bir ifade yoktu.

1 Haziran'da bunu fark edip TÜİK’i soranlar, 'Biz açıklamanın 5 Haziran’da yapılacağını ta yılbaşında, 2 Ocak’ta yıllık veri yayımlama takvimiyle ilan ettik' yanıtı aldı. 2 Ocak’taki takvim akılda kalacak, bu bekleniyordu! 'Peki bu konuda yeni bir açıklama yaptınız mı' sorusuna 'Hayır' dediler. Ama o gün telefon görüşmesinden hemen sonra alelacele bir açıklama yapıldı. Yani medya ile temas kurmanın bile kuruma yararı varmış!"

"TÜİK'İ BİR GÜNLÜĞÜNE BASINA VE AKADEMİYE AÇIN, ZİHİNLERDEKİ KUŞKULARI GİDERİN!"

Alaattin Aktaş, mektubunu şu yapıcı ve çarpıcı çözüm önerisiyle tamamladı: "Anadolu’da bazı üniversitelerde ne işe yaradığı da pek anlaşılamayan küçük organizasyonlar gerçekleştirmek yerine Ankara’da medya, akademi dünyası ve finans kesimini kaynaştıracak bir sempozyum, bir resepsiyon nasıl akla gelmez! Yarın oranları açıklayacaksınız, ne açıklarsanız açıklayın düşük bulunacak. Oysa sizin açıkladığınız oran memur ve emekliler için yapılacak artışta bağlayıcı değil ki, hükümet bunun çok üstünde artış verebilir. Bunu biliyor ama dile getiremiyorsunuz. Çare ilişkileri geliştirmekten geçiyor. TÜİK’i bir günlüğüne basın mensuplarına, akademisyenlere, finans kesimine açın. Sabahtan akşama kadar tüm sorulara yanıt verin. Fiyatları nasıl giriyorsunuz, hesaplamayı nasıl yapıyorsunuz; hepsini gösterin. Unutmayın; ikna edebildiğiniz takdirde bazı isimlerin yazacağı 'Evet bu hesap doğruya çok yakın' türü bir yazı, ekonomi yönetiminden birilerinin bin kere söyleyeceği 'Enflasyonumuza güvenin' sözünden çok daha etkili olacaktır. Yaptığınız işi topluma anlatmayı bir deneyin."