Son dönemde “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında Türkiye’de yeni gelişmeler yaşanıyor. Meclis’te kurulan komisyon, belirlediği isimlerle bebek katili Öcalan’ı ziyaret ederken, DEM Parti ise, Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasa’sında değişiklik talep ediyor.
Öte yandan terörist Öcalan’a “umut hakkı” da gündemde. Geçtiğimiz günlerde açıklama yapan MHP lideri Devlet Bahçeli, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" sözlerini sarf etti.
AKP’nin kurucularından Hüseyin Çelik, “Terörsüz Türkiye” kapsamında yapılan görüşmelerle ilgili eleştirilerde bulundu.
'HİÇBİR ETNİK GRUP İÇİN ÖZEL BİR ŞEY YAPMAMIZA DA GEREK YOK'
Hem Türk ırkçılığına hem de Kürt ırkçılığına aynı şekilde tepki göstermenin her yurtsever vatandaşın görevi olması gerektiğini belirten Çelik, “Kürtleri, Kürtçüler’den ayrı olarak düşünüp ele almadığımız sürece yanlış yapmaya devam edeceğiz” sözlerini sarf etti.
'ÇARE VE ÇÖZÜM GERÇEK ANLAMDA BİR HUKUK DEVLETİ OLMAK'
Ülkemizde Milyonlarca Türk-Kürt evliliği olduğunun altını çizen Çelik, “Bu ülkede, farklılıklarımızı koruyarak huzur ve barış içinde yaşamamız aynileşmemizi gerektirmiyor. Hiçbir etnik grup için özel bir şey yapmamıza da gerek yok. Çare ve çözüm, gerçek anlamda bir hukuk devleti ve demokrasiye sahip olmaktan geçer” ifadelerini kullandı.
Çelik, X hesabından yaptığı paylaşımın tamamında şunları söyledi,
"Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine" Nâzım Hikmet
— Hem Türk ırkçılığına hem de Kürt ırkçılığına aynı şekilde tepki göstermek her yurtsever vatandaşın görevi olmalıdır. Kürtleri, Kürtçüler’den ayrı olarak düşünüp ele almadığımız sürece yanlış yapmaya devam edeceğiz.
— Bunca olumsuzluk, provokasyon ve çabaya rağmen ülkemizde çok şükür hâlâ bir Türk-Kürt çatışması yoksa bu kadim kardeşliğimizin sonucudur.
— Onlarca ortak paydamız var. Milyonlarca Türk-Kürt evliliği var.
— Bu ülkede, farklılıklarımızı koruyarak huzur ve barış içinde yaşamamız aynileşmemizi gerektirmiyor.
— Hiçbir etnik grup için özel bir şey yapmamıza da gerek yok. Çare ve çözüm, gerçek anlamda bir hukuk devleti ve demokrasiye sahip olmaktan geçer.”
