Artan enflasyon, alım gücünü azaltırken işsizlik dar gelirliyi ve emekliyi isyan ettirmeye devam ederken, iş dünyasını da zor durumda bırakıyor. Ekonomideki kötü tablo, iktidar kulislerinde de rahatsız etmeye başladı.

Nefes yazarı Nuray Babacan bugünkü yazısında, AKP içinde ekonominin artık en büyük siyasi yük olarak görüldüğünü duyurdu. Babacan'a göre, AKP’lilerin sahada gördüğü tablo, partinin kendi içinde de açıkça itiraf ediliyor. AKP'li milletvekilleri ve parti yöneticilerinin her gün geçim sıkıntısı yaşayan vatandaşlarla yüz yüze glemesi iktidarı giderek daha çok zorluyor.

AKP'den ekonomi itirafı: Geri adım gelecek mi? - Resim : 1

Babacan'ın “Yapılan yetersiz düzenlemelerin büyük bir halk kitlesinin huzursuzluğunu artırdığını, CHP’nin de bunu gayet iyi kullandığını söylüyorlar.” ifadeleri dikkat çekti.

'ŞİMŞEK VE YILMAZ'DAN GERİ ADIM GELMİYOR'

Yine AKP'li kaynaklara göre, AKP’liler bu nedenle hem Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i hem de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı sıkıştırarak yeni adımlar atılmasını istiyor. Şimşek ve Yılmaz ise mevcut ekonomik programdan geri adım atmamakta ısrarcı.

Ekonomideki sıkıntı yalnızca sokakta değil, iş dünyasında da etkisini artırıyor. AKP ekonomi kurmaylarının iş insanlarıyla yaptığı toplantılarda tablo giderek daha karamsar hale geliyor.

Babacan “İş insanları, ekonomik krizin beklendiğinden uzun sürdüğünü, kemer sıkma politikalarının sonuç vermediğinden yakınıyor.” dedi.

Babacan'ın verdiği kulis bilgisine göre, toplantılarda özellikle işletme kredilerindeki kısıtlamalar ve Eximbank desteklerinin yetersizliği öne çıkıyor. İstihdam yoğun sektörlerde ise firmaların Mısır ve Çin gibi daha ucuz ülkelere kaydığı ifade ediliyor. Maliyet hem işgücü maliyeti açısından bu alandaki işletmelerin Mısır ve Çin gibi ülkelere kaymasının önlenemediği anlatılıyor.

HÜKÜMETİN ‘İYİMSER’ SENARYOSU

AKP’nin ekonomi kurmayları ise küresel ticaretteki dalgalanmayı gerekçe göstererek bazı sektörleri korumaya dönük adımların zorunlu olduğunu savunuyor. Partinin iyimser kanadı, sıkı para politikasının meyvelerinin 2026’nın ikinci yarısında toplanacağını iddia ediyor.

Nuray Babacan konuyla ilgili “Partinin iyimserleri, sıkı para politikasının olumlu sonuçlarının 2026 yılının ikinci yarısında görüleceğini, enflasyonun Şubat ayı itibariyle 29’a düşeceğini, faizin aşamalı olarak düşürülerek normalleşmenin tamamlanacağını iddia ediyorlar.” dedi.

Kur korumalı mevduattan çıkılması, rezervlerin artması ve bütçe açığındaki gerileme de iktidar cephesinde başarı olarak sunuluyor. Babacan'ın “Onlara göre, kur korumalı mevduattan vazgeçilmesi bile başlı başına bir başarı… Sanki bu kararı alan başka bir hükümetmiş gibi!” değerlendirmesi de dikkat çekti.